CHP Bursa Milletvekili Onur Öymen’in AB Müzakere Sürecinde Açılan Fasıllar İle İlgili Verdiği Soru Önergesi-7 Ocak 2011

07 Ocak 2011

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki soru önergemin  Devlet Bakanı Sayın Egemen Bağış tarafından cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.

Onur ÖYMEN
CHP Bursa Milletvekili

Türkiye ile Avrupa Birliği Üyelik Müzakerelerinde başlıkların açılması sürecinde bir yavaşlama göze çarpmaktadır. 2007 yılının ilk yarısında Alman Dönem Başkanlığında üç başlık, daha sonraki Portekiz Dönem Başkanlığında iki başlık, onu izleyen Fransa ve Slovenya Dönem Başkanlıklarında iki başlık açılmasına rağmen, 2009 yılının ortasından itibaren Çek Cumhuriyeti, İsveç ve İspanya Dönem Başkanlıklarında sadece birer başlık açılmıştır. Son olarak 2010 yılının ikinci yarısında Belçika Dönem Başkanlığında hiçbir başlık açılmamıştır.

Üyelik müzakerelerinin tamamlanması için daha 22 başlığın açılması gerekmektedir. Bunların büyük bir bölümü AB Konseyi ve bazı Üye Ülkeler tarafından veto edilmiş olmasına rağmen açılması mümkün 3 başlık bulunmaktadır. Bunlardan biri olan Rekabet başlığı ile ilgili olarak Meclis’ten gerekli yasal düzenleme yapılmış olmasına rağmen, AB Komisyonu Türkiye Delegasyonu Başkanı Marc Pierini devlet yardımları ile ilgili yasanın dışında beş kriterin daha bulunduğunu, bunların yasama ile ilgili olmayıp ikincil mevzuatla ve idari önlemlerle ilgili bulunduğunu açıklamıştır.

1.      Pierini’nin sözünü ettiği ikincil mevzuat ve idari önlemler Belçika’nın Dönem Başkanlığı sırasında tamamlanmış mıdır?

2.      Tamamlanmamışsa bu gecikmenin nedeni nedir?

3.      Bütün çalışmalar zamanında tamamlanmışsa, ilgili uyum yasası da Mecliste kabul edildiğine göre bu başlığın şimdiye kadar açılamamış olmasının sebebi nedir?

4.      Ayrıca AB Konseyi ve bazı Üye Ülkeler tarafından 18 başlığa konan engellerden herhangi birisinin kaldırılması mümkün olabilmiş midir? Olamamışsa bunun sağlanamamasının sebebi nedir?

VE CEVABI:

Rekabet faslının müzakerelere açılması için en önemli açılış kriterlerinden biri olan Devlet Desteklerinin İzlenmesi ve Denetlenmesi Hakkındaki Kanun 23 Ekim 2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Diğer açılış kriterlerinin karşılanarak, faslın Belçika Dönem Başkanlığında müzakerelere açılması için gerekli çalışmalar zamanında tamamlanmış ve komisyona sunulmuştur. Yoğun çalışmalar sonrasında belli bir aşamaya gelinmiş olunmasına ve bu husus Komisyon tarafından da kabul edilmiş olmasına rağmen, AB’nin son anda gösterdiği tutum değişikliği nedeniyle faslın Belçika Dönem Başkanlığında açılması mümkün olamamıştır.

Rekabet faslı en önemli fasıllardan biri olup, aday ülkelerin en son müzakereye açtığı ve kapattığı fasıllardan biridir. Ekonomik rekabet gücüyle doğrudan ilişkili olan bu faslın müzakerelere açılması süreci ülke çıkarlarımız ön planda tutularak sürdürülmektedir. Komisyon tarafından talep edilen her belge ve bilgi ülke çıkarlarımız açısından değerlendirilerek Komisyon tarafına iletilmektedir.

Öte yandan, müzakere sürecinin daha etkin ve adil kılınması adına Türkiye’nin AB’ye katılım sürecinde karşılaşılan siyasi engelleri bertaraf etmeye yönelik çalışmalarımız devam etmektedir. Bu bağlamda, öncelikle, üye ülkelerle ve Avrupa Komisyonu ile yapılan her seviyedeki toplantı ve görüşmelerde, AB’ye üyelik konusunda anlaşma ve protokoller ile diğer hukuki metinlerden kaynaklanan haklarımızın bulunduğu ve bu belgelerde kayıtlı haklarımızdan geri adım atmayacağımız net biçimde kayda geçirilmektedir. Bu temas ve görüşmelerde ayrıca, müzakerelerin, siyasi mülahazalardan bağımsız olarak, sadece ilgili AB müktesebatı temelinde yürütülmesi gerektiği de kuvvetle vurgulanmaktadır.

Özellikle, GKRY tarafından tek taraflı olarak engellenen fasılların, AB-Türkiye ilişkilerini yavaşlatıcı etki yaptığı ve mevcut işbirliği ortamının bu durumdan zarar gördüğü gerçeği her fırsatta AB yetkililerine vurgulanmaktadır. Türkiye’ye olduğu kadar AB çıkarlarına da hizmet eden konularda, GKRY tarafından sorumsuzca hareket edilmesi AB nezdinde de tepki çekmeye başlamıştır. Bu çerçevede öncelikli olarak ‘Enerji’ ve ‘Eğitim ve Kültür’ fasılları üzerindeki engellemelerini kaldırılması için GKRY üzerindeki baskı artmıştır.

Ayrıca, Avrupa Birliği Genel Sekreterliği koordinasyonunda özellikle Fransa, Almanya ve Avusturya gibi üye ülkelerin hem karar organlarına hem de kamuoylarına yönelik iletişim çalışmalarına devam ediyoruz. Bu ülkelerin kamuoyunu Türkiye konusunda doğru bilgilendirmek, Türkiye’nin AB’ye yük olmayacağını, tam tersine yükünü hafifleteceğini, özetle AB’nin geleceğinin anahtarı olduğunu anlatmak için etkin bir iletişim stratejisi izliyoruz. Bu çerçevede yapılan görüşmelerde Türkiye adına tek hedefin tam üyelik olduğu üzerinde ısrarla durmaktayız.


Bu belge Soru Önergeleri arşivinde bulunmaktadır.