CNBCe Haber, Olası Irak Operasyonu

OLASI IRAK OPERASYONU Söyleşi – Cnbc-e Haber 21.10.2002

S: Nato Daimi Temsilcisi, emekli Büyükelçi sayın Onur Öymen’in konuyla ilgili görüşlerini almak için kendisine telefonla bağlandık. Efendim hemen tabi sıcak gelişmeden yola çıkıyoruz. ABD’li komutanların Ankara’da üst düzey temaslarını izliyoruz. Hemen burada aklımıza geliyor: Bu temaslara nasıl bir anlam yüklemek gerekiyor? Özellikle olası Irak harekatına ilişkin hazırlıklarda sizce nasıl bir aşamaya gelindi?

OÖ: Şimdi benim kanaatimce daha henüz bu meseleye barışçı yolla çözüm bulma umudu tamamen tükenmemiştir. Birleşmiş Milletler güvenlik konseyinde çalışmalar var. Bir çok ülke  bu meseleyi savaşa başvurmadan çözme yollarını arıyor. Bu sanıyorum ki herkesin de çıkarına olacaktır. Bir askeri müdahelenin bütün ülkelerin bu arada Türkiye’nin çıkarlarına olumsuz yankı yapacağı yansımalarda bulunacağı açıktır. O bakımdan Türkiye olarak da sanıyorum ki bizim önceliğimiz barışçı bir çözüm bulunması olmalıdır. Fakat bununla birlikte bütün olasılıklara karşı da hazırlıklı olmak lazım. Şimdi burada Körfez Savaşı’ndan çıkarılacak çok dersler var. Devletin bütün bilgilerine sahip olmadığımız için şu anda dikkatli konuşmak zorundayız. Yalnız geçmiş tecrübeler bizi bu konuda çok ihtiyatlı olmaya sevkediyor. Körfez Savaşı sırasında bildiğiniz gibi biz en az 40 milyar dolarlık bir zarara uğradık. Ekonomimiz, dış ticaretimiz, oradaki projelerimiz büyük zarara uğradı. Buna ilaveten 450 bin göçmen geldi Türkiye’ye oradaki operasyonların sonucunda. Ve bunun o zaman bizim bütçemize doğrudan yansıması 225 milyon dolar oldu. Bunlar bazı göstergelerdir. Ayrıca bütün bölgedeki doğal kaynaklarımız tahrip oldu. Teröristler bu göçmenlerle birlikte ülkemize geldi. Bütün bunlar olumsuz yansımalardır. Birleşmiş Milletler yasasının bir 50. maddesi var. Buna göre bir ülke olumsuz yönde etkilenmişse, Birleşmiş Milletler bu zararın giderilmesi için gayret sarfedecektir. Ne yazık ki o dönemde Türkiye başvurmuştur. Güvenlik konseyinin bu imkandan faydalanmak için fakat  buna olumlu cevap alamamıştır. O bakımdan böyle muhtemel bir çatışma halinde doğabilecek zararın nasıl giderileceğinin de önceden çok iyi saptanması lazım.

S: Peki önceden ölçülebilecek riskleri ancak öngörmeye çalışacağız anladığım kadarıyla. DPT nezdinde de sürdürülen çalışmalar olduğunu biliyoruz. Bu kez daha temkinli davranmaya çalışıyor Ankara ama nasıl bir politika izlediğimize dair sizin görüşünüzü de sormak istiyorum. Yani Körfez krizinde uğradığı kayıplara Türkiye bu kez uğramamak için doğru bir politika izleyebiliyor mu?

OÖ: Şimdi tabi bizim şu sırada böyle bir değerlendirme yapmamız sanıyorum isabetli olmaz çünkü dediğim gibi devletin elindeki bütün bilgiler şu anda bizim elimizde yok. Ama şunu söyleyebiliriz. Bir genel olarak değerlendirme yapmak gerekirse Türkiye’nin bütün bu konularda etkinliğini daha fazla hissettirmesi mümkündür diye düşünüyoruz. Devlet olarak ağırlığımızı daha fazla hissettirmemiz mümkündür. Bu dev bölgedeki tek Nato ülkesi Türkiye’dir. Bunu hiç unutmamak lazım. Ayrıca Türkiye en büyük en güçlü ülkedir. Tek demokratik ülkedir. 80 yıldan beri bu bölgede barış içinde yaşamış tek ülke Türkiye’dir. Şimdi böyle bir ülkenin mutlaka bu gibi konularda ilgili ülkeler üzerindeki etkinliğinin artması lazım. Daha fazla etkinlik kurmamız lazım. En üst düzeyde başbakan düzeyinde bu ülkelerle başta Amerika olmak üzere ve Avrupa ülkeleri olmak üzere mutlaka temas etmemiz lazım. Yani Tony Blair kalkıp Washington’a gidiyor bütün bunları görüşmek için. İngiltere’nin Dışişleri bakanı yok mu. Niçin Dışişleri bakanıyla yapmıyor. Orada Büyükelçisi yok mu. Niçin teknik düzeyde yapmıyor da bizzat Başbakan bu teması sağlıyor? Çünkü bazı konular var ki, bu konularda devletin bütün ağırlığını hissettirmesi lazım. Bu da en üst düzeyde temasla olur ancak.
S: Diplomatik girişimlerin en üst düzeyde sürdürülmesinde fayda var böyle bir süreçte.

OÖ: Ondan sonra şunu söyleyeyim. CHP iktidarı aldığı takdirde, CHP’nin Başbakanının derhal en üst düzeyde termaslarda bulunacağına inanıyorum ben bütün bu konularda. Yalnız Irak değil, Avrupa Birliği olsun, Kıbrıs olsun, devletin ağırlığını ancak öyle hissettirebilirsiniz.

S: Zaten 3 Kasım sonrası kim iktidar olacaksa, bu temel sorunalra bir an önce hızla eğilmesi gerekecek. Peki hemen son duruma tekrar dönecek olursak, ABD’nin Türkiye’den talepleri ne olabilir? Bu çok kez konuşuldu. Örneğin üslerin kullanımı, Türk hava koridorunun açık bırakılması tutulması gibi taleplerden söz edildi. Peki sizce sürpriz bir talep ya da sürpriz bir değerlendirme çıkacak mı bu temaslardan?

OÖ: Şimdi bu konualrda spekülasyonda bulunmamak lazım. Bizim daha çok dikkat ettiğimiz kamuoyunun, bizden ne istenecek. Şimdi bundan daha önemli bir soru biz ne isteyeceğiz?
Yani Türkiye kendisinden bir şey istenen bir şey talep edilen bir ülke mi olacak, pasif konuda mı olacak, yoksa biz ne isteyeceğiz? Yani bizim güvenliğimizin korunması için Türkiye’nin talebi olmayacak mı? Mesela Körfez Savaşı sırasında biz Nato’dan çevik güç istedik. Ve bu çevik gücün uçakları Türkiye’ye geldi, konuşlandırıldı ve bu muhtemel bir saldırı üzerinde caydırıcı etki yaptı. Bu en basit örnek. Şimdi bunun ötesinde çok ciddi boyutları var bu işin. Şimdi bütün ayrıntılarına burada girmek istemiyorum. Ama Nato’nun tavrı ne oalcaktır mesela bu konuda Bu gibi konularda Türkiye daima kendisinden bir şey istenen bir ülke olmaktan çıkıp, kendisinin de talepleri olan bir ülke olarak ortaya çıkmalı. Mesela Ürdün, Körfez Savaşı sırasında bunun ekonomisi üzerine çok olumsuz yansımları olacağını anlattı en üst düzeyde. Ve Ürdün’e çok özel kolaylıklar sağlandı. Anlatabiliyor muyum? Yani bunun gibi konularda Türkiye’nin mutlaka etkin bir devlet olarak ağırlığını hissettirmesi lazım. Bize yakışan da budur. Türkiye’ye yakışan budur.

S: Sayın Onur Öymen’e çok teşekkür ediyoruz programımıza katıldığı için ve bir kez daha o zaman tekrar etmekte fayda var. Diplomatik çabaların en üst düzeyde sürdürülmesi gereken bir süreç yaşanıyor. Ve biz etkin devlet politikası olası  Irak Operasyonuna ilişkin etkin bir devlet politikasını Türkiye ortaya koymalı. İşte bu mesajı aldık ve gelişmeleri değerlendirmeyi sürdürüyoruz.


Bu belge Görsel Basın arşivinde bulunmaktadır.