Son Eklenenler:
- Kıbrıs’ta beklenmedik gelişmeler – Onur Öymen – Cumhuriyet Gazetesi – 18 Nisan 2025
- SPUTNİK AJANSININ ADANA MUTABAKATIYLA İLGİLİ SORULARINA KARŞILIK VERDİĞİM MÜLAKAT 27 OCAK 2019
- ODA TV’DEN NURZAN AMURAN’A VERİLEN MÜLAKAT 27 EKİM 2019
- 3 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının 99. yıldönümü Hakkında 25 NİSAN 2019
- CUMHURİYETTE “ ABD’NİN AMACI DEVLETÇİKLER OLUŞTURMAK” ADLI MÜLAKAT 24 AĞUSTOS 2019
- GAZETE DURUM’DAN BAHADIR SELİM DİLEK İLE MÜLAKAT “VETO HAKKINI SONUNA KADAR KULLANMALIYIZ 23 MAYIS 2022
- Cumhuriyet gazetesi Tuncay Mollaveisoğlu imzasıyla ve “Türkiye Geri Adım Atamaz” başlığıyla yayınlanan mülakat 22 TEMMUZ 2019
- ABD BAŞKANI TRUMP’IN AMERİKA’NIN 1987 TARİHLİ ORTA MENZİLLİ NÜKLEER SİLAHLAR ANTLAŞMASINI (INF) ASKIYA ALMA KARARIYLA İLGİLİ OLARAK SPUTNİK HABER AJANSINA VE BAŞKA YAYIN ORGANLARINA VERİLEN DEMEÇ 22 ŞUBAT 2019
- Türkiye’deki Demokrasi, İnsan Hakları, Basın Özgürlüğü ve Düşünce Özgürlüğü Alanlarındaki Eleştiriler Hakkında 21 KASIM 2019
- Erdoğan ve ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence görüşmesi ardından 18 EKİM 2019

CHP Demre İlçe Örgütünde Türk Dış Politikasındaki Son Gelişmeler Konulu Konferans Metni
CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in
Demre’de yaptığı konuşma
12 Ocak 2007
Değerli arkadaşlar,
Diyorlar ki muhalefet her zaman hükümeti eleştirecek bir şey bulur, bunun için her zaman fırsat kollar. Fakat durum böyle değildir. Biz ülkemizi seviyoruz. Bundan övünç duyuyoruz. Türkiye dünyanın en zengin 19. ülkesidir. Türkiye hakikaten kaynakları itibariyle, milli geliri itibariyle 19. sıradadır. Avrupa’da Türkiye 6. sıradadır. Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya ve İspanya dışındaki AB üyesi ülkelerden daha zenginiz. Bu zenginliğimle iftihar ediyoruz. Türkiye birçok alanda ilerlemiştir. Avrupa’nın toprakları en geniş ülkesi Türkiye’dir ( Rusya bir kenara bırakırsak). Nüfusta biz Avrupa’da şu anda ikinci geliyoruz. 2014 yılında birinci ülke olacağız. Türkiye’deki nüfus artışı ve Almanya’daki nüfus azalması 2014 yılında çakışacak ve biz nüfus bakımından en büyük ülke olacağız. İşte Türkiye ile dile getirilen sıkıntılar biraz da bu Türkiye’nin gücünden, büyüklüğünden duyulan sıkıntıdan kaynaklanmaktadır. Türk ekonomisi gerçekten çok büyük aşamalar kaydetti Cumhuriyetten bu yana. Türkiye bölgenin en büyük ekonomik gücüdür. Bu işin bir tarafıdır. Hepimizi memnun eden sevindiren taraftır. Türkiye’de çok iyi yetişmiş insan gücü var. fakat madalyonun öbür tarafını çeviriyorsunuz ve ne görüyorsunuz? Dünyanın en zengin ülkelerinden( 19. sırada) olan Türkiye kişi başı milli gelirde dünyanın 99. ülkesidir. Düşünebiliyor musunuz? Ülke olarak biz zenginiz ama vatandaşımızın cebine giren para çok çok az diğerlerine göre. Yani biz zengin bir ülkenin fakir çocuklarıyız. Acaba niçin öyleyiz? Bunun bir tek izahı var: devletin zengin kaynakları imkanları vatandaşın cebine girmiyor da ondan. İşte bizim anlatmak istediğimiz mesele budur. Türkiye’nin en büyük sıkıntılarından biri gelir dağılımındaki dengesizliktir. Gelir adaletsizliği. Bazı insanlar çok zengin bazıları ise çok fakir. Gelir dağılımındaki bozuklukta Türkiye Avrupa’da bir numaradır. Türkiye’de 28 kişi dola milyarderi olmuş! İnşallah daha da zengin olsunlar vergilerini ödesinler. Ama öbür tarafa bakıyorsunuz 985.000 vatandaşımız gece yatağa aç giriyor. Devlet bunu biraz düşük göstermeye çalışıyor ama gerçek rakam budur. Bu insanın yiyecek yemeği yok. Biz buna çözüm bulmaya çalışıyoruz, bu adaletsizliği ortadan kaldırmak istiyoruz. İnsanlar aç kalmasın. Bunda en büyük görev hükümete düşüyor. İşte maalesef hükümet bu görevi yeterince yapmadığı için bu insanlar açlık sınırının altında yaşıyor. Demreliler tarımla geçiniyor. Geçen yıl Türkiye’de tam 756.000 dönüm tarım arazisi tarım dışı bırakıldı. 1.200.000 insanımız tarım yapmaktan vazgeçti. Neden? Çünkü ne ekse zarar ediyor. Her yerde şartlar buradaki kadar elverişli olmayabilir. Türkiye’nin birçok yerinde tarımda çalışan insanlar zarar içinde. Fındıkçıları gördünüz. O kadar düşük fiyatlar veriliyor ki üretici masrafını çıkaramıyor. Aynı şey çeltikte de var. dönüm başına 16 YTL olan para devlet tarafından 10 YTL ye düşürüldü. Neden? Çünkü bu bilinçli bir politikadır. Yabancılar Türkiye’deki tarım üretiminden rahatsız oluyorlar. Türk ekonomisinde tarımın payı çok büyük azalsın diyorlar. Biz tarımda kendi kendine yetebilen dünyanın 7 ülkesinden biriydik. Şimdi milyarlarca dolarlık tarım ürünü ithal ediyoruz. Tohumları ithal ediyoruz. Acaba neden? İstiyorlar ki Türk çiftçisi güçlenmesin, tarım yapanların sayısı azalsın. Eğer tarım çok iyi giderse ve Türkiye es kaza AB’ye üye olursa AB Türkiye’ye 11.5 milyon Euro vermek zorunda. Bu AB’nin kuralıdır. İşte bu parayı vermek istemiyorlar. Müzakereler başlarken Türkiye tarımına kısıtlamalar getirilebilinir dediler. Türkiye üye olacak diye ödleri kopuyor. Bütün meseleler tarımdan ibaret değil. Demre’nin içme suları aspes borudan geçmekte diyor belediye başkanı. Bu son derece sağlıksızdır. Dahası kanalizasyon eksiktir. Sorunları tek tek çözeceğiz iktidara geldiğimde. Ailelerin en büyük derdi çocuklarının eğitimi. Her yıl yaklaşık 1 milyon çocuğumuz üniversite kapısından dönüyor. Bunun sebebi kötü yönetimdir. Birçok şehit verdik ama Kuzey Irak’taki terör hala bir tehdit teşkil ediyor.Önceki hükümetler Kuzey Irak’a asker gönderiyordu. Ama bu hükümet bunu yapamıyor. Türkiye sınırını korumak zorundadır. Bu hükümet iki defa yetki aldı meclisten. Bir tanesi 20 Mart 2003 tarihli. Yetkiyi kullanamadılar. Sonra 7 Ekim 2003 tekrar yetki istediler. Yine kullanamadılar. Şimdi Başbakan diyor ki: gerekirse yollarız diyor ama yetkisi yok. Kuzey Irak delik deşik olmuş durumda. Başbakan tepki vermek için biraz geç kaldı. Aklı başına yeni mi gelmiş? Binlerce kilo C4 patlayıcı geçmiş sınırdan ve bunlar ileride Türkiye’nin bazı bölgelerinde eylemlerde kullanılabilir. Bugün geldiğimiz nokta budur. Kuzey Irak’taki terörü bertaraf edemiyoruz. Özel temsilci tayin ettiler. Özel temsilci ne yapar? Siyasi çözüm arar. Terörizmle siyasi çözüm nasıl olur? Teröristlerle görüşürsünüz veya doğrudan görüşmezseniz dolaylı yollardan görüşürsünüz. Siz Barzani ile görüşürsünüz o gider teröristlerle konuşur. Yapılan iş budur. Siz bunu yapıyorsunuz. Sonra başbakan bu özel temsilci hiçbir işe yaramadı diyor, ondan da şikayet ediyor. peki sonlandır o zaman diyoruz. Yok diyor, faydalı olduğu sürece devam edecek. Peki faydalı ise neden şikayet ediyorsun? Madem şikayet ediyorsun neden göndermiyorsun? Yani gördüğünüz gibi bir dedikleri bir dediklerini tutmuyor. Ve Türkiye böyle yönetiliyor. Bu yıl Irak’ta işler gittikçe kötüye gidiyor. Ve bir iç savaş çıkma ihtimali çok yüksektir. İç savaş demek ateş topu demektir. Ateş topunun nereye işaret edeceği belli olmaz. Irak’ın sınırları içinde kalmayabilir. Komşu ülkelere sirayet edebilir. Türkiye’ye de sirayet edebilir. O bakımdan siz böyle bir seyirci gibi tribünde oturup gelişmelere bakamazsınız. Tavır alacaksınız bir tedbir alacaksınız. Duruş sergileyeceksiniz. Bütün bunlardan hiçbirini göremiyoruz maalesef. Orada bizim 3 milyona yakın soydaşımız yaşıyor. Bu insanların tek güvencesi Türkiye’dir. Dünyada başka güvenebilecekleri başka hiçkimse yoktur. Bir tek Türkiye. Ne oluyor orada? Bakıyoruz ki bu sene referandum yapılacak. Sayın Başbakan aman referandum yapılacak buna kayıtsız kalamayız diyor da şimdiye kadar aklınız neredeydi? Bu sene referandum yapılacağı daha 2005 kasım ayında belli idi. Biz o zamandan beri söylüyoruz. Ne yazık ki hiçbir şey yapılmadı. Kürtler büyük bir nüfus kaydırmasına gittiler. 227.000 kürdü seçmen olarak kaydettirdiler. Daha önceki nüfus kayıtları yakıldı. Bir yıldan beri yapılan bu girişimlerden dolayı bir Türk şehri olan Kerkük Kürt şehri haline getirildi ve Türkmenler azınlık konumuna düşürüldü. Ve bu sene referandum olursa Türkmenler azınlık olarak kalacaklar. Onların tek güvencesi sizsiniz. MİT müsteşarı bile uyarıyor durumun ciddiyetini. Korkarız ki iş daha da kötüye gidecek. Başkan Bush diyor ki biz komşularımızı korumak için patriot füzeleri yerleştirmek istiyoruz. Bunlar füzesavar füze demektir. Siz bunları yerleştirdiğinize göre bir yerden saldırı bekliyorsunuz o da İran’dır. Bunlar tehlikeli gelişmelerdir. Türkiye’yi böyle bir tehlikeden nasıl koruyacak bu hükümet? Son derece zordur. MİT Müsteşarlarının şimdiye dek halka bilgi verdikleri görülmemiştir ama şimdi halka bilgi veriliyor neden? Çünkü hükümet bunları dikkate almıyor. Bunlar önemli gelişmelerdir. Türkiye’nin çıkarlarını koruması gerekmektedir. 83 yıldır bu coğrafyada barış içinde yaşamış tek ülke Türkiye’dir. Atatürk’ün yurtta sulh dünyada sulh politikası çerçevesinde bunu başardık. Böyle bir ülkeyi savaşa sürüklüyorlar. Biz 1 Mart tezkeresini engelledik. İkinci dünya savaşına Türkiye girmedi İsmet Paşa’nın çabaları sayesinde. İsmet Paşa’ya diyorlar ki paşam savaşa girmedik ama çok yoksulluk çektik. O da diyor ki belki aç kaldık ama Türk çocuklarını babasız bırakmadık. İşte değerli arkadaşlarım biz de 1 mart tezkeresine hayır dedik ve çocuklarımızı babasız bırakmadık. Böyle ciddi bir durumda Türkiye böyle bir hükümet ile yönetilmemelidir. Ayrıca Kıbrıs için de çok fazla baskı yapılmaktadır. 40 yıldır gayri meşru saydığımız Rum yönetimini bize tanıtmaya çalışıyorlar. Bunu da AB yapıyor. Ne yazık ki taahhütte bulundular. Bir buçuk yıldır meclise getiremiyorlar bizim tepkimiz yüzünde. Türkiye ile bütün AB sürecini Kıbrıs’a bağladılar. Artı buna ilaveten güney Kıbrıs ile ilişkilerimizi normalleştirmemizi istiyorlar. Kararda bunlar yazılıdır. Bir ilerleme raporu var. Hükümet bu raporu çok objektif buluyor!!! AB bize şamar atıyor biz öbür yanağımızı çeviriyoruz. Papadopulos Türk askerini çekmemizi istiyor. Türk bayrağını indirmemizi istiyor. Rumlar açıkça Türkiye’yi düşman olarak gösteriyor. Bütün bunlar son 15 günün olaylarıdır. Kolay kolay bitmiyor. İstanbul’daki Fener Rum Patriği ekümenik sıfatını istiyor. Evrensel patrik unvanı. Lozan’dan bu yana ekümenik sıfatı kullanılmıyor. Ama hükümet bu isteğe tepki vermiyor. Patriğin ekümenik sıfatı ile Avrupa Konseyi’ne davet edilmesine hiçbir tepki verilmiyor. İspanya hükümeti ve ETA örgütü Türkiye’de buluşuyor. Bu ne demektir değerli arkadaşlar. Siz nasıl bir terör örgütüne ev sahipliği yaparsınız? Biri size gelin PKK ile görüşün bizim ülkemizde dese gidecek misiniz? İnsan içine çıkacak yüzleri yok AKP milletvekillerinin. CHP iktidarında bunlardan hiçbiri olmayacak. Bunların bütün dayanağı tarikatlar, yeşil sermaye… Türkiye’yi bitirmek istiyorlar. Değerli arkadaşlar Türkiye’yi bu durumdan kurtaracağız. Başbakan cumhurbaşkanı olmak istiyormuş. Bu insan Atatürk’ün koltuğuna yakışıyor mu? Biz buna hayır diyoruz tabii sizin desteğinizle. Bu iktidar içeride gericidir, dışarıda vericidir, yakında da gidicidir.
Bu belge Konferanslar, Konuşmalar arşivinde bulunmaktadır.