Yerel Seçimlerde Oy Kullanacak Seçmen Sayısı Hakkında

TBMM Başkanlığına

Aşağıdaki soru önergemin İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini saygıyla arz ederim.

Onur ÖYMEN
Bursa Milletvekili

Seçimlerin Yüksek Seçim Kurulu denetiminde adil ve tarafsız biçimde yürütülmesi Anayasanın amil hükmü olmasına rağmen nüfus idarelerine verilen yetki seçimlerin yürütülmesinde hükümetin de sorumluluk taşıdığını ortaya koymaktadır. Aynı şekilde, bir kamu kuruluşu olan belediyelerin de adil ve tarafsız davranması gerekmektedir. Hal böyleyken yapılan bazı saptamalar seçimlerin adil ve eşitlik içinde yapılacağı konusunda kuşkular uyandırmaktadır.

29 Mart 2009 tarihinde yapılacak olan yerel seçimlere 48.006.650 vatandaşımızın seçmen olarak katılacağı ilan edilmiştir. 22 Temmuz 2007 tarihindeki genel seçimlere 42.533.000 vatandaşımızın seçmen olarak katıldığı bilindiğine göre iki yıldan az bir süre içinde altı milyon vatandaşımızın seçmen listesine ilave edildiği anlaşılmaktadır.

Nüfus artışıyla izah edilemeyecek kadar büyük bu artış nereden kaynaklanmaktadır?

Bu vatandaşlarımızın çok büyük bir bölümü seçmen niteliği taşımakla birlikte 2007 seçimlerine iştirak ettirilmemelerinin nedeni nedir?

29 Mart seçimlerinde oy verecek vatandaşların parmaklarının boyanması usulünden vazgeçilmesinin sebebi nedir? Bu, mükerrer oy verilmesine yol açmayacak mıdır?

Bursa’nın Nilüfer ilçesinde 4095 vatandaşımız konut niteliği taşımayan arsalara, fabrika depolarına kaydedilmiş, daha sonra bu durum tespit edilerek bunların adaylığı iptal edilmiştir. Seçimlerin dürüstlüğünü ihlal edebilecek bu durum neden kaynaklanmaktadır?

Aynı şekilde Bolu’nun Kıbrıscık ilçesinde 212 vatandaşımız seçmen olarak bir okulun lojmanına kaydedilmiştir. Bu da seçimlerin adil biçimde yapılacağı konusunda kuşkular uyandırmış ve ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. Ülkemizin başka yerlerinde de benzeri durumlar saptanmış mıdır? Bu gibi usulsüzlüklerin önlenmesi için gerekli önlemler alınmış mıdır?

İstanbul Belediyesine bağlı olan Deniz Otobüsleri ve Feribot İşletmeciliğinin Kanal 24 isimli bir televizyon kanalıyla mukavele imzaladığı ve bütün gemilerde sadece bu kanalın programlarının yayınlanmaya başlandığı öğrenilmiştir. Özellikle seçimlerden önceki dönemde bu durum idarenin tarafsızlığı kuralını ihlal eden bir nitelik taşımakta değil midir? Bunun önlenmesi ve bu deniz otobüslerinde seyahat eden vatandaşların farklı televizyonları izlemelerine olanak vermek üzere önlemler alınmış mıdır?


Bu belge Soru Önergeleri arşivinde bulunmaktadır.