Onur Öymen Ulusal Kanal’da yaptığı konuşmanının anayasa değişikliği ile ilgili bölümü 23 Ekim 2011

Türkiye’de çok yoğun biçimde toplum mühendisliği uygulanıyor. Yani toplumu belli bir yöne yönlendirmek için zaten baskı altına aldıkları medyalar aracılığıyla öyle bir izlenim yarattılar ki yepyeni bir anayasa şarttır, yeni anayasa Türkiye’nin demokratikleşmesi, özgürleşmesi, daha liberal bir düzene oluşması için gereklidir. Öyle midir? Bundan şu anlam mı çıkıyor? Bu iktidar özgürlükçü, demokrasiden yana, insan haklarının gelişmesinden yana ama anayasa bu iktidara engel oluyor. Öyle mi? Yani anayasa olmasaydı bu iktidar çok daha özgürlükçü, çok daha liberal bir rejim yönetecekti öyle mi? 63 gazeteci anayasa olmasaydı bugün hapiste olmayacaktı öyle mi? Türkiye kadın-erkek eşitliğinde dünyada 132.sıraya düşmüş, halbuki anayasa olmasaydı çok daha yüksek bir yerde olacaktı öyle mi? Basın özgürlüğünde 122.sıradayız, bu anayasa olmasaydı biz basını özgürleştirecektik. Hükümet ne yapsın? Anayasa mani oluyor. Bu mu? Yoksa anayasa değişikliği başka amaçlarla mı isteniyor? Burada soracağımız soru şu: Kendi kendimize, açık yüreklilikle konuşalım, kim istiyor anayasa değişikliğini? 1.Hükümet istiyor, başbakan istiyor. Niçin? Başbakan diyor ki,  ” Biz Türkiye’ye başkanlık rejimini getireceğiz” . Başkanlık rejimini getirmek için istiyor. Daha demokratik ve daha liberal olması için değil Başkanlık rejimi için istiyor yeni anayasayı. Eğer demokrasiyi ve özgürlükleri geliştirmek isteseydi bu hükümet, anayasa ona engel değildi. Siz iktidara geldiğinizde bu anayasa yürürlükteydi ve Türkiye bundan çok daha ileriydi. Siz Türkiye’yi geri götürdünüz. Sizin Türkiye’yi daha demokratik, daha liberal bir ülke yapma iradeniz olmadığı için bu kadar sıkıntıyı çekiyoruz. Şimdi size güvenerek bu anayasa çıkarsa Türkiye daha demokratik ve liberal bir ülke olacaktır görüşünü nasıl benimseyeceğiz? Bir kere bunu sormak lazım. Yani biz onların peşine takılarak, onların istediği bir sürece ortak olarak, destek vererek Türkiye’yi daha mı demokratik yapacağız yoksa daha otoriter bir rejime mi sürükleyeceğiz? CHP cumhuriyetten 2 ay önce kuruldu. Cumhuriyeti kuran parti CHP. O sırada Atatürk ve CHP, dünyada başkanlık rejimi diye bir rejim olduğunu bilmiyor muydu? ABD’nin başkanlık rejimi ile idare edildiğini bilmiyor muydu? Niçin Atatük o zaman başkanlık rejimini seçmemiş de parlamenter demokrasiyi seçmiş? Çünkü diyor ki başkanlık rejimi başkanlık diktatörlüğüne götürür. Türkyie’yi demokrasi yoluna sokmak için başkanlık rejimini reddetmiş. Peki şimdi CHP olarak başkanlık rejimini destekleyebilir miyiz? Atatürk’ün kurduğu bir parti olarak? Destekleyemeyiz. 2. Terör. Terör silahla anayasa değişikliği dayatıyor. Bunu görmemek için insanın cahil olması lazım. İnterneti olan herkes açsın yazsın, PKK, Anayasa, Öcalan, üç kelime yazın bakın ne çok girdi çıkacak ortaya. Düpe düz PKK lideri rejimi değiştirmek istiyor. O bölgede özerk bir rejim olacak, o bölgenin yönetiminde etkili olacaklar, bu anayasa ile olur mu? Olmaz. O nedenle değiştirecekler. Anayasadan Türk kelimesini çıkaracaksınız. Türk milletinden bahsetmeyeceğiz artık. Dikkat ederseniz son zamanlarda belli başlı siyasi liderlerin ağzından Türk milleti kelimesini pek duyamıyoruz. Başta sayın başbakan olmak üzere. Türk milleti lafı unutturulmaya çalışılıyor. Atatürk devrimlerinin özünde uluş-devlet anlayışı var. Atatürk ulus-devleti kurmuş, Türklükten defalarca bahsetmiş, Türk milletini her vesile ile vurgulamış. Terör bunun değiştirilmesini silah ile dayatıyor. Oslo görüşmelerini okuyun, anayasa ile ilgili pek çok içerik o görüşmelerde var. Öcalan’ın mesajlarını okuyun avukatları vasıtasıyla, anayasayı nasıl değiştirmek istediğini söylüyor. 3. Yabancılar dayatıyor. Bizim bunu görmememiz mümkün mü? Açın wikileaks belgelerini, orada yeni anayasa ihtiyacından defalarca bahsediliyor, Bayan Clinton’ın verdiği demeç var. David Philips raporu var. Norveç hükümeti finanse etmiş, anayasa değiştirilmelidir, Türklük kavramı çıkarılmalıdır diyor. Şimdi biz Atatürk’ün partisi olarak böyle bir sürece destek mi vereceğiz? Efendim biz durdururuz. Nasıl? Bütün mesele başlatmamak. Bu süreci başlatmamak. Efendim Hazırlık Komisyonu, Uzlaştırma Komisyonunda oturduk masaya anlaşamadık. İktidar size diyor mu anlaşamazsak ben bu anayasa sürecini durduracağım, böyle bir lafı var mı? Yok. Ne yapacak? Götürecek anayasa komisyonuna, ondan sonra Genel Kurula, birkaç eksiği varsa onu da telafi edecekler geçmişteki yöntemleri ile. Halk oyuna götürecekler referandum ile nasıl kazandıklarını biliyoruz ve gelecek yıl bu vakiitler burada böyle bir toplantı yaparasak Türkiye başkanlık rejimi ile idare edilen bir ülke olacak. Özerklik unsuru olacak. İlk üç maddeye biz dokundurmayız diyorlar. 4.maddedir onların dokunulmaz olduğunu söyleyen. İlk üç maddenin değiştirilmez olduğunu söyleyen 4. maddedir. Başka? Türk milleti kavramı var onu değiştirecek misiniz? Sayın Bülent Arınç ne diyor? Bir tek cumhuriyet kavramını değiştirmeyeceğiz diyor, gerisi değiştirilebilir. Bunu bile bile siz bu sürece dahil mi olacaksınız? Hukuk bağıdır vatandaşlık bağı, millet bağına değinmeye gerek yoktur diyenler var. Mesela Almanlar da böyle mi düşünüyorlar? Niçin Alman anayasasında Alman milletinden bahsediyor ya da Fransız anayasası Fransızlardan defalarca bahsediyor? Biz bahsedemeyeceğiz, niye? Çünkü biz daha demokratiğiz! Burada beli ki Türkiye’yi böyle bir sürece sokmak istiyorlar. Wİkileaks 250.000 sayfadır, 26.000 sayfası Türkiye ile ilgilidir. 26.000 sayfanın 6.000 sayfasında Türkiye’deki muhalefetten bahsediyor. Bazılarında kısaca değiniyor, bazılarında kapsamlıca. Orada şunu görüyorsunuz, hükümeti yönlendirmek yetmiyor. Muhalefeti de yönlendireceksiniz. Türkiye’de muhalefetin nasıl oluşması gerektiğini ABD belirleyecek. Mevcut liderden memnun değil o tarihte ABD, çünkü onun istemediği işleri yapıyor. 1 Mart tezkeresini reddettiriyor, Dubai antlaşmasını onaylatmıyor, Ermeni politikalarını onaylatmıyor, daha mülayim bir insan gelsin istiyorlarmış. Bunu açıkça yazmışlar. ABD dışişleri bakanı Ankara’ya telgraf çekiyor, filanca zat CHP’nin Genel Başkanı olursa bu ABD’nin menfaati açısından iyi mi olur kötü mü olur değerlendirin diyor. Ondan sonra gidiyor Türkiye’de en tarafsız olması gereken kurululşar ABD ile iç politika, parti tartışması konuşması yapıyorlar. Anayasa Mahkemesi Başkanı gidiyor Türkiye’deki siyasi partiler hakkında görüşlerini anlatıyor ABD Büyükelçisine. Demokraside var mı böyle bir şey? Bu basında çıktı yazıldı. Peki siz kaç yazı okudunuz bunu eleştiren? daha acısını söyleyim size İstanbul Patrikanesi Lozan’da sadece İstanbul’daki Rum azınlığının dini görevlerini yerine getirmek için korunmuştur. Okuyoruz Wikileaks’ten, Patrik gidiyor ABD büyükelçisine Türkiye’deki iç politika ve CHP hakkındaki görüşlerini bildiriyor. CHP lideri kim olmalıymış Partik söylüyor. Düşünebiliyor musunuz? Ergenekon davasında da. Emniyet Genel Müdürlüğü yetkilileri gidiyor ABD büyükelçisine brifing veriyor. Orada ayrıca Alman vakıflarından bahsediyor. ABD’ye şikayet ediyor. Deniz Baykal rüşvet almıştır diyor. ABD’ye söylüyor. Amerikalılar da not düşmüşler bunlar herhalde bizim siyasi desteğimizi sağlamak için bunları bize anlattılar diye.

Bunları siz alt alta yazdığınız zaman nasıl bir Türkiye çıkıyor karşınıza? Türkiye iktidarıyla, muhalefetiyle ile yabancılar tarafından şekillendirilmek istenen bir ülkedir. Bu ülkenin nereye gideceğini yabancılar tayin etmeye çalışırlar. Her türlü yöntemi uygularlar basını etkilerler. Edinilen izlenim bu, Ne yazık ki o wikileaks belgelerinde bunlardan daha üzücü şeyler var. Bu söylediklerimin daha ağırı var. Bazı Türkler gidip Türk iç politikasını, siyasi partileri, ABD’ye şikayet ediyorlar. İşte Türkiye’deki görünüm bu.


Bu belge Belgeler arşivinde bulunmaktadır.