Bakanlar Kurulu 22/4/2009 tarihinde kararlaştırılan “Uluslararası Ticaret Finansmanı İslami Kurumu Kurucu Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı Konan Muhalefet Şerhi

Dışişleri Bakanlığınca hazırlanan TBBM Başkanlığına arzı Bakanlar Kurulu 22/4/2009 tarihinde kararlaştırılan “Uluslararası Ticaret Finansmanı İslami Kurumu Kurucu Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun tasarısı”na aşağıdaki nedenlerle muhalefet şerhi koyuyoruz:

Bu anlaşmanın 18nci maddesinde; sözü edilen Uluslararası Ticaret Finansmanı İslami Kurumunun tüm faaliyetlerinin Şeriat ilkeleri ile uyumlu olacağı  belirtilmektedir. Bu hüküm yalnız bu madde ile ilgili olmayıp, kurumun tüm faaliyetlerine şamil bir nitelik taşımaktadır. O nedenle şeriat ilkelerinden bahseden bu maddeye ve şeriat hukukundan bahseden diğer maddelerine Türkiye’nin rezerv koyması, kurumun diğer maddelerde öngörülen faaliyetlerinin şeriat hukukuna uygun olmadan yürütülmesi sonucunu doğurmayacaktır.

18nci madde, kurumun temel niteliğini oluşturmaktadır. O bakımdan Türkiye’nin imzaladığı anlaşmanın özünü de bu madde oluşturmaktadır. Uluslararası hukuka göre bir anlaşmanın özüne rezerv konulamaz.

Yukarıda açıklanan nedenlerle bu sözleşme anayasamızın laiklik ilkesine açıkça aykırıdır. Türkiye’nin laik devlet düzenine ters düşmektedir. Bu sebeplerle bu anlaşmanın onaylanmasının Anayasamızın Laikliğe ilişkin temel hükümleri açısından mümkün olamayacağı kanısındayız.

Dışişleri Bakanlığınca hazırlanan TBBM Başkanlığına arzı Bakanlar Kurulu 31/3/2010 tarihinde kararlaştırılan “Özel Sektörün geliştirilmesi İslami Kurumu Kurucu Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun tasarısı”na aşağıdaki nedenlerle muhalefet şerhi koyuyoruz:

Bir önceki anlaşma için dile getirdiğimiz çekinceler aynen bu metin için de geçerlidir. Sözü edilen kurum Şeriat ilkelerine (İslam Hukuku) göre çalışılması öngörülen bir kurumdur ve Madde 3’te belirtildiği üzere sadece İslam hukuku ilkelerine göre faaliyet gösterecektir.

Ayrıca söz konusu kurumun Madde 29’da belirtildiği üzere İslam Hukuku komitesi adında bir organı bulunacaktır. Türkiye’nin Madde 3’e rezerv koyarak bu finans kurumunun bir organının çalışmalarını durdurmasının mümkün olamayacaktır. Madde 3 kurumun başlıca niteliğini oluşturmaktadır. O bakımdan Türkiye’nin imzaladığı anlaşmanın özünü de bu madde oluşturmaktadır. Uluslararası hukuka göre bu anlaşmanın da özüne rezerv konulamaz.

O bakım bu anlaşmanın da onaylanmasının Anayasamızın amir hükümleri  açısından mümkün olamayacağı kanısındayız

Onur Öymen                      Şükrü Elekdağ                  Hüseyin Pazarcı

Bursa Milletvekili         İstanbul Milletvekili           Balıkesir Milletvekili


Bu belge Belgeler arşivinde bulunmaktadır.