NTV Radyo – Seçim Sonrası Yeni Süreç Hakkında

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in
NTV Radyo’ya yaptığı konuşma
27 Temmuz 2007

Sunucu: …

Öymen: İyi günler efendim…

Sunucu: …

Öymen: Kuşkusuz parti yönetimi olarak Merkez Yönetim Kurulu olarak bu seçimleri değerlendireceğiz. Hem genel olarak hem de il bazında değerlendireceğiz. Ve gerekli sonuçları çıkaracağız bundan. Şimdi bizim gördüğümüz sonuç şudur. Bu sonuçları mantıkla izah etmek zordur. Yani Türkiye’nin sorunlarını Türkiye’nin her yerinde dile getirdik. Özellikle terörle mücadele de iktidarın yetersizliği, zaafı halkın en çok ilgilendiği konu bu terörle mücadeleydi. Bunu çok açık bir şekilde dile getirdik. Bunun haricinde işsizlik gibi bütün vatandaşları ilgilendiren temel konuları anlattık. Çiftçinin ne kadar sıkıntılı olduğunu gözlerimizle gördük. Esnafın perişan durumda olduğunu gözlerimizle gördük yaptığımız çalışmalarda. Bunlara rağmen halkın yarıya yakını AKP’ye oy vermişse bunu mantıkla izah etmek zordur. Tabi ki bunda AKP’ye destek olan güçleri de dikkate alarak değerlendirme yapmak lazım. Mesela basının çok yoğun bir şekilde AKP’nin arkasında olması, bazı iş çevrelerini, dış çevreleri dikkate almamazlık edemeyiz. Ama bütün bunlara rağmen bu seçim sonuçlarını sadece akılcı bir yöntemle izah etmek kolay değil. CHP’ye gelince; CHP’nin başarılı olduğu yerler var, başarısız olduğu yerler var. Bunları da tek tek inceleyeceğiz, dikkate alacağız. Bursa’dan ben size örnek vereyim. Bursa’da oylarımız % 38 arttı. Buna rağmen bir milletvekilimizi kaybettik. Ama geçen seçime nazaran oylarımızı yaklaşık 65 bin arttırdık. Bu azımsanacak bir iş değildir, azımsanacak bir başarı değildir. Eğer bir parti oylarının % 38’ini arttırabiliyorsa bu önemli bir başarı. Ama her ilden böyle bir sonuç alamadık. Alabilsek bugün tablo daha değişik olurdu. Bu da tabi sistemden gelen şeyler var. 3 parti oluşu da milletvekili sayısını azalttı. Bu da doğrudur. Her halükarda önümüzdeki günlerde bütün bunları ayrı ayrı değerlendireceğiz. Gerekli sonuçları çıkaracağız. Kuşkusuz daha iyisi yapabilir miydik sorusunu tartışacağız. Neresinde hangi nokta da eksiklerimiz olduğu, örgüt bazında bütün bunları açık yüreklilikle konuşacağız aramızda. Bundan hiçbir kuşku yok. Ama beni kanaatimce Türkiye böyle bir sonucu hak etmiyordu, CHP’si böyle bir sonucu hak etmiyordu. Ve ben gerçekten şunun için kaygı duyuyorum. Siyasette böyle durumlar olabilir, geçmişte de olmuştu, İsmet Paşa zamanında 40 civarı milletvekiliyle muhalefet yaptığımız dönemlerde olmuştu. Ama ilk defa bizimle barışık olmayan bir partinin bu kadar fazla bir oy alması bizi rejimin geleceği konusunda da kaygılandırıyor.  Umarım AKP geçmiş tecrübelerinin de ışığında uzlaşıcı bir politika izler.Türkiye’nin çıkarlarını gözeten bir politika izler. Aksi takdirde şimdiye kadar izlediği politikaları oy çoğunluğuna dayanarak izlerlerse Türkiye zannediyorum bundan çok şey kaybedecektir. Türk milleti bazı psikolojik faktörlerin etkisiyle, din faktörlerinin etkisiyle, seçim rüşvetlerinin etkisiyle verdiği oylardan pişmanlık duyacaktır diye düşünüyorum.

Sunucu: …

Öymen: Mehmet Ağar’ın istifa etmesinin nedenini çok iyi anlıyoruz. Çünkü merkez sağ çökmüş durumda ve bu durumun bu hale gelmesinde merkez sağın çökmesinin de rolü var. Fakat CHP oylarını korumuştur. Hatta belki bir miktarda arttırmıştır. CHP ile DP bu açıdan kıyaslamak bence insaflı olmaz. Hala oylarını sürdüren veya arttıran bir parti ile oylarını yarıya indiren bir partiyi aynı durumda göremezsiniz.

Sunucu: …

Öymen: Yani bu konuda bana bir bilgi gelmedi şu ana kadar. Geleceğini de tahmin etmiyorum.

Sunucu: …

Öymen: Gayet tabi ki uzlaşma esastır bunu başında da söyledik. Cumhurbaşkanı seçimi için uzlaşma esastır. AKP’nin Cumhurbaşkanını tek başına seçecek çoğunluğu olmadığı görülüyor. Uzlaşmaya yaklaşmak zorundadırlar. Uzlaşma diyince şimdiye kadar benim sunduğum tek adayı seçeceksiniz diyorlardı. Şimdi şu 3-4 adaydan birini seçeceksiniz derlerse bu uzlaşma değildir. Uzlaşma demek karşı tarafın önerilerine, fikirlerine açık olmak demektir. Meclis içinden mi olsun, meclis dışından mı olsun bu anayasamıza göre  öngörülen bazı meşru görüşlerle Sayın Baykal meclis dışından olsun diyince müthiş bir tepki göstermişti. Sayın Erdoğan aynı düşüncesini sürdürecek mi yoksa her türlü öneriye açık bir tavır mı sergileyecek. Bütün bunları göreceğiz.

Sunucu: …

Öymen: Ben teşekkür ediyorum efendim. İyi günler diliyorum…


Bu belge Yazılı basın arşivinde bulunmaktadır.