NTV – Türban Meselesi hakkında

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in
NTV’ye verdiği mülakat
14 Ocak 2008

Sunucu: …

Onur Öymen: Bu Sayın Başbakanın ve AKP Hükümetinin anayasamızın laiklik ilkesine en küçük bir saygı göstermediklerinin yeni bir kanıtını oluşturuyor. Dini sembollerin siyasi amaçla kullanılmasının hiçbir sakınca görmüyorlar. Bu gerçekten anayasamızın açıkça ifade ettiği laiklik ilkesinin siyasi partiler kanunumuzda yer alan laiklik ilkesinin tamamen tersidir. Diğer ülkelerde böyle uygulama yok diyor. Farkında değil. Fransa’da dini sembollerin okullarda nasıl yasaklandığını hiç mi bilmiyor? O ülkelerde mahsuru var diyor. Batı ülkelerinde irtica tehlikesi var mı ayrıca? Halkı Müslüman olan ülkelere bakın, mesela İran’da türban takmazsanız eğer 10 gün ila 2 ay hapis cezası var. 50 bin ila 500 bin riyal para cezası var. Biliyor musunuz?

Sunucu: …

Onur Öymen: Demin dediğim gibi,  o ülkelerde irtica tehlikesi yok herhalde. O ülkelerin bir din devleti haline gelmesi ihtimali yok ama Türkiye’de irticaının ne kadar büyük bir tehlike olduğu her gün daha iyi anlaşılıyor. Üstelik şunu da söyleyelim: eğer dini açıdan bakacak olursanız, bunu tartışmak istemiyoruz ama şunu söyleyelim ki, Kuran’da açıkça kadınların başını örtmesi gerektiğine dair bir hüküm yok ama İncil’de var. İncil’i okursanız 3 ayrı yerde kadının mutlaka başının örtmesi gerektiğini söylüyor. Rahibeler hariç Hıristiyan kadınları başını örtüyor mu?

Sunucu: …

Onur Öymen: Bakınız, Batı ülkelerinden örnek vermek gerekirse, Batı ülkelerinde bazı giysileri siyasi amaçla kullananlar çıkmıştır. Mesela Hitler döneminde kara gömlek giymek Nazi partisinin sembolüydü. Musolini devrinde faşist yönetim sırasında kahverengi gömlek siyasi simgeydi. Yani giysileri siyasi simge olarak kullanmanın ne kadar ağır bir bedel ödediğini Avrupa ülkeleri II. Dünya Savaşında ve onun öncesinde çok ağır bir şekilde ödediler. O bakımdan biz tavsiye ediyoruz Hükümete giysileri siyasi bir simge olarak kullanmaktan vazgeçsinler. Türkiye’nin başına Avrupalıların yaşadığı felaketleri getirmesinler. Halkı bölmesinler. Avrupa ülkelerini örnek gösteriyorsanız Avrupa’nın tarihine bakacaksınız. Avrupa’da giysileri böyle siyasi amaçla kullanmanın neye mal olduğunu göreceksiniz. Bunu yapmayın diyoruz. Türkiye çağdaş ve laik bir ülkedir. Örnek alacaksanız Atatürk dönemini örnek alın. Türkiye’nin nasıl çağdaşlaştığını, insanları, kadınları göz önünde bulundurup. Bakın Atatürk devrinde kadınların dünyaya açılması özgürlük sembolüydü. Şimdi özgürlük adına kadınları dünyaya kapatmak istiyorlar. Bu mudur sizin çağdaşlık anlayışınız?

Sunucu: …

Öymen: Türkiye’de bu konuda yüksek yargı organlarının kararı var. Anayasa Mahkemesinin kararı var. Başka yüksek yargı organlarının kararı var. Siz bu kararlara saygı göstermek zorundasınız. Siz Hükümet olarak yargının üstünde değilsiniz. Hukukun üstünde değilsiniz. En yüksek yargı organları bu kararı almıştır. Üniversitelerde türbanın yasaklanması yargı kararıdır Türkiye’de ve AHİM de bu yargı kararını doğru ve haklı bulmuştur. Şimdi bu konuda bir karar alındığı zaman Sayın Başbakan demiştir ki, “efendim, bunlar ne karışıyorlar. Hâkimler bu işten anlamaz ulema bu işi bilir.” Hukuki meseleleri ulemaya havale ediyor. İşte dünya anlayışları budur. Hukuk anlayışları budur. Ne yazık ki Türkiye bu Hükümetin zamanında çağdışı ve Ortaçağın karanlıklarına doğru giden bir yola girmiş bulunuyor. Biz diyoruz ki, Atatürk’ün düşüncesine inanan insanların, laikliğe inanan insanların mutlaka Hükümetin bu gidişini durdurmaları lazım. Demokratik ülkelerde bu kadar anayasaya ve hukuka aykırı davranışlar gerçekten görülmemiştir.


Bu belge Görsel Basın arşivinde bulunmaktadır.