ART – Irak Başbakanı İbrahim Cafer’in Türkiye Ziyareti Hakkında

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in Avrasya Televizyonuna Verdiği Mülakat
 28 Şubat 2006 
Sunucu: Caferi’nin Türkiye’yi ziyareti ardından Talabani’nin bir açıklaması oldu bildiğiniz gibi. Bu açıklamasında Talabani’nin ziyaretin hiçbir anlam taşımadığını iddia ediyor ve anayasanın ihlal edildiğini söylüyor. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?

Öymen: Türkiye’nin komşu ülkelerin başbakanlarıyla görüşmesi doğaldır. Fakat bu ziyaretlerin çok iyi hazırlanması gerekir. Öyle anlaşılıyor ki bu ziyaret iyi hazırlanmamıştır ve neticede Irak’ta Cumhurbaşkanıyla Başbakan arasında bu ziyaretle ilgili olarak çok derin bir görüş ayrılığı ortaya çıkmıştır. Şöyle anlaşılıyor ki Irak içinde yeterince temas sağlanmadan ve Başbakanın Irak’ın görüşlerini resmen yansıtıp yansıtamayacağı araştırılmadan bu ziyaretin gerçekleştirilmesi yoluna gidilmiştir. Bunun örneğini diplomasi tarihinde bulmak çok zordur. Başbakan düzeyindeki bir dış gezinin Cumhurbaşkanı  tarafından reddedilmesinin örneğini bulmak çok zordur. Bu bakımdan bunun çok talihsiz bir gelişme olduğunu düşünüyoruz. Maalesef Hükümet dış politikada özellikle son zamanlarda hata üzerine hata yapmaktadır. Bu da o hatalardan biridir. Bugünkü gazetelere bakacak olursanız Türkiye, Kuzey Irak’ta Barzani’nin yerel yönetimini hükümet kurulduktan sonra tanımayı kararlaştırdığının açıklayacakmış. Bu da başka bir gaftır. Çünkü devletler, devletleri tanırlar. O devletlerin içindeki birimleri tanımazlar. Almanya federal bir devlettir. Türkiye, Alman Federal Cumhuriyetini tanır; Bavyera Eyaletini ayrıca tanımaz. O bakımdan böyle bir doğruysa da haber, umarım doğru değildir, bu da başka bir gaftır. Ne yazık ki Hükümet hata üzerine hata yapmaktadır. Dediğimiz gibi dış politikada Irak’ta çok ciddi bir tehlike vardır. Bütün dünya ülkeleri Irak’ta bir iç savaştan bahsediyorlar. Böyle bir durumda Türkiye’nin çok akıllı, çok ölçülü bir siyaset uygulaması gerekir. Elinden geldiği kadar böyle bir iç savaşın meydana gelmesinin önlemeye çalışmalıdır. Ama  her halükarda bunun Türkiye’ye ulaşmasını önlemeye engellemek lazımdır. Geçmişte Birinci Körfez Savaşı sırasında bildiğiniz gibi 15 gün içinde 450.000 kişi Irak’tan Türkiye’ye göç etmişti. Bunların içine teröristler sızmıştı. Türkiye’nin bütün dengelerini alt üst etmişti. Sınırda 13 yerden sınır kapılarını tanımadan bunlar kitleler halinde Türkiye’ye girmişti. Çok büyük sıkıntılar yaşamıştık. Benzeri durumların ortaya çıkmaması için Türkiye’nin daha şimdiden çok dikkatli hazırlıklar yapması lazımdır. Ne yazık ki biz bu Hükümetin kriz yönetimi konularında başarılı olmadığını görüyoruz. Gerekli tecrübeye sahip olmadığını görüyoruz. Bu son ziyaret Hamas liderini ziyareti ve daha  sonrasındaki  gelişmeler Hükümetin büyük bir tecrübe eksikliği içerisinde olduğunu gösteriyor. Bu gibi konularda ciddi devletler çok dikkatli adımlar atarlar; çok basiretli davranırlar. Türkiye de Irak’ın çok önemli bir devlet olarak çok dikkatli davranması lazım. Gene buna bağlı olarak Suriye sınırına yakın bölgelerde mimli arazilerin temizlenmesi işini yabancı firmaların da katıldığı ihalelere açmasını ayrı bir gaftır. Çok büyük bir hatadır. Hükümet ne yazık ki hata üzerine hata yapıyor. Bunların mutlaka önlenmesi lazım. Bunların önleneceği yer de TBMM‘dir.


Bu belge Görsel Basın arşivinde bulunmaktadır.