Kanal Türk – AİHM’nin Öcalan Kararı

KANALTÜRK – 12 MAYIS 2005

Bir kere Hükümetin daha bu karar açıklanmadan önce yeniden yargılama yolundaki beyanları son  derece talihsiz olmuştur. Daha kararın tam metnini okumadık ama öyle anlaşılıyor ki, Mahkeme yeniden yargılama talebinde bulunmamıştır. Bu konuda son kararı Delegeler Komitesine bırakmıştır yani siyasal bir makama bırakmıştır. O bakımdan Sayın Genel Başkanımızın da Salı günkü grup toplantısında açıkladığı gibi Hükümetin delegeler Komitesinde yapılacak çalışmalarda yeniden yargılamaya açıkça karşı çıkması gerekiyor. Yeniden yargılamanın doğurabileceği siyasal ve sosyal sıkıntıları Türkiye’nin mutlaka düşünmesi lazım. O bakımdan Delegeler komitesinde Türkiye’nin yeniden yargılama yolunda bir karar alınmasına mutlaka engel olması lazım.

Hükümet yetkililerinin, iktidar partisine mensup bazı milletvekillerinin ve bazı köşe yazarlarının daha ortada karar yokken televizyon programlarında ve gazetelerde henüz karar açıklanmamışken yaptıkları “yeniden yargılamanın bir mahzuru yoktur” tarzındaki yorumları son derece düşündürücüdür. Biz öteden beridir Hükümete bu gibi milli meselelerde kararlı ve ciddi bir duruş sergilemelerini öneriyoruz. Her an taviz vermeye hazır bir duruş izlememelerini tavsiye ediyoruz. Ancak maalesef şimdiye kadar Hükümet bunun tam tersini yapmıştır. Bizim Hükümetten beklediğimiz, önümüzdeki aylarda Delegeler Komitesinde konu ile alakalı görüşmeler yapıldığında yeniden yargılamaya imkan vermeyecek bir tutum sergilemesidir.

Bu gibi kararlar verildiğinde hemen şeriatın kestiği parmak acımaz dememek lazım. Bu karar doğru mudur, hukuki bir karar mıdır, içimize sindirebiliyor muyuz, bunlara bakmamız lazım. Şurası belli ki Luizidou davasında AİHM tamamen siyasi baskı altında bir karar almıştır. Şimdi bu meselede de bir siyasi boyut var mıdır, yok mudur buna bakmak lazım. Delegeler Komitesinde sağlam bir siyasi duruş sergilememiz çok önemlidir.

Yeniden yargılama şu anlama geliyor. Mahkemeye göre duruşma sırasında öyle eksiklikler meydana gelmiştir ki, eğer bu eksiklikler olmasaydı, başka türlü bir karar çıkardı. Otuz bin kişinin ölümünden sorumlu bir terör örgütünün liderinin yargılanmasından bundan daha başka bir sonuç çıkamaz mıydı? O bakımdan yeniden yargılama mantıken ancak yeniden yargılama sonucunda sonucun farklı olacağı varsayımı varsa ileri sürülebilir. Ancak Öcalan davasında böyle bir varsayım görülmemektedir. Bizi siyasi açıdan sıkıştıracak kararlara karşı çok dikkatli olmamız gerekiyor.


Bu belge Görsel Basın arşivinde bulunmaktadır.