TBMM Genel Kurul, Hükümetin 61 Yaş Zorunlu Emeklilik Kanun Tasarısı Teklifine Karşı Verilen Önerge İle İlgili Konuşma

- TBMM Genel Kurul Tutanağıdır -

ONUR ÖYMEN’in Hükümetin “61 Yaş Zorunlu Emeklilik Kanun Tasarı Teklifi” Üzerine TBMM Genel Kurulunda Yaptığı Konuşma Metni

16 Mart 2003 – TBMM Genel Kurulu

T E K L İ F

TBMM Başkanlığına,
Görüşülmekte olan 72 sıra sayılı kanun tasarısının 2 nci maddesinin sonuna aşağıdaki bendin eklenmesini arz ve teklif ederiz.

Oğuz Oyan                          Onur Öymen                      Güldal Okuducu
İzmir                                      İstanbul                                 İstanbul

Mustafa Özyürek              Şükrü Elekdağ                    Hüseyin Ekmekçioğlu
Mersin                                İstanbul                                 Antalya

“Dışişleri Bakanlığı mensuplarının görevleri ile ilişkilerinin kesilmesini gerektiren yaş haddi 65 yaşını doldurdukları tarihtir.”

K O N U Ş M A

BAŞKAN: Şimdi, madde üzerinde, şahsı adına, İstanbul Milletvekili Sayın Onur Öymen; buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
Süreniz 5 dakikadır.

ONUR ÖYMEN (İstanbul) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; bu konuda benden önce söz alan arkadaşlarımız Grubumuz adına görüşlerimizi anlattılar; onları size tekrarlamayacağım.

Yalnız, bir konuda özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum. Yasa tasarısı bu haliyle onaylandığı takdirde, ülkemiz açısından, dış politika alanında çok ciddî sorunlarla karşı karşıya kalacağız. Bildiğiniz gibi, dış politikada bizim en önemli servetimiz tecrübemizdir. Arkamızda 700 yıllık bir devlet var. Biz, bu devletin tecrübesini nesilden nesle bugüne kadar taşıdık ve dış politikanın yürütülmesinde, tecrübeli diplomatların, kıdemli diplomatların çok büyük bir rolü vardır. Bütün ülkeler önemli görevlerde kıdemli diplomatlarını bulundururlar. Biz, bu yasayı kabul ettiğimiz takdirde, bindiğimiz dalı kesmiş olacağız, bu önemli servetimizden fedakârlıkta bulunmuş olacağız.

İçinde yaşadığımız önemli dış politika konularını görüyorsunuz, biliyorsunuz ve size şu kadarını söyleyeyim: Eğer, bu yasa bugün yasalaşmış olsaydı, bugün, Amerikalılarla en önemli müzakereleri yapan Dışişleri Müsteşarımız görevinde yoktu. Washington Büyükelçimiz görevinde yoktu, Londra Büyükelçimiz görevinde yoktu, Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcimiz görevinde yoktu, Paris Büyükelçimiz yoktu, Brüksel yoktu, Lahey yoktu. Bugün görevde olan büyükelçilerimizin yüzde 40’ı yoktu. Biz, bunu göze alabilir miyiz?! Bu kadar kritik bir dönemde, bu kadar önemli işleri müzakere ettiğimiz bir dönemde bunu göze alabilir miyiz?! Size soruyorum. Her konuda Avrupa Birliğiyle uyum sağlamaya çalışıyoruz. Hükümet olarak gayret sarf ediyorsunuz. Biz sizi destekliyoruz. Avrupa Birliğinde bunu yapan var mı; bizden başka, emeklilik yaşını indiren var mı?! Avrupa Birliği ülkelerinde, Fransa’da, Almanya’da, İtalya’da, Belçika’da 65 yaş; başka Avrupa Birliği ülkelerinde, İskandinav ülkelerinde 67 yaş; İsveç’te 70 yaş diplomatlar. IMF bize bunu önerdiyse, IMF’in en önemli ülkesi Amerika’da yaş haddi yok. Ankara’ya bir süre önce tayin edilen Amerikan Büyükelçisi 84 yaşındaydı. Amerika bilmiyor mu dinamizmin önemini; Amerika bilmiyor mu gençlerin değerini?! Amerika tecrübeye önem verecek, Avrupalılar verecek, biz vermeyeceğiz ve biz önemli bir meselede Avrupalı muhataplarımızla, Amerikalı muhataplarımızla karşı karşıya masaya oturduğumuz zaman, onlar en tecrübeli diplomatlarını kullanacaklar, biz kullanamayacağız; bu reva değildir Türkiye’ye. Yanlış bir iş yaparız; o bakımdan, zannediyorum ki, hükümet de bu görüşe karşı değildir.

Sayın Dışişleri Bakanımızın görüşlerimi desteklediğini, biraz önce, bir arkadaşımız söyledi. Zannediyorum, hükümet de bu işin farkındadır; istisnalar getiriyor; askerler bundan istisnadır, öğretim üyeleri bundan istisnadır. Niçin; çünkü, o mesleklerde tecrübeye ihtiyaç var. Onlarda var da, dış politikada yok mu?! Nasıl bir orduyu tecrübesiz komutanlarla yönetemezseniz, bir Dışişleri Bakanlığını da tecrübesiz büyükelçilerle yönetemezsiniz arkadaşlar. Ben size bu meslekten gelen bir arkadaşınız olarak söylüyorum; biz, bu meslekte, kıdemli diplomatlardan çok şey öğrendik. Eğer meslekte bir yere gelebildiysek, bu tecrübeli diplomatlardan öğrendiklerimiz sayesindir. Biz, yurt dışında öylelikle bu devletin çıkarlarını koruduk, öylelikle itibarını koruduk. En önemli konularda bu insanlardır Avrupa’da televizyona çıkacak. Türkiye’ye karşı haksız saldırılarla mücadele edecek bu kıdemli arkadaşlarımızdır. Deniliyor ki: “Efendim, hükümetin elinde yetki var, istisnai olarak bunların görevlerini uzatabiliriz.”

Arkadaşlar, bu meslekte uzun yıllarını vermiş bir arkadaşınız olarak size şunu söyleyeyim: Benim tanıdığım Dışişleri Bakanlığı mensupları gelip de görevleri bir yıl, iki yıl uzatılsın diye hiçbir hükümetten iltimas istemezler, hiçbir hükümetten şefaat istemezler. 61 yaşını beklemeden, pek çoğu, bu yasa çıktıktan sonra, bu görevlerinden şerefle ayrılırlar; Dışişleri Bakanlığı budur. O nedenle, hiç kimse zannetmesin ki, efendim iltimasla, rüşvetle -rüşvet olmaz tabiî de- şefaatle, bu insanlar birkaç yıl daha görev yapma peşinde olacaklar; olmayacaklardır ve özel sektör, medya kuruluşları, başka kuruluşlar, bunları derhal alacaklardır, devlet kaybedecektir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Öymen, mikrofonunuzu açıyorum; lütfen tamamlayın.

ONUR ÖYMEN (Devamla) – Bitiriyorum Sayın Başkan.
Dışişleri Bakanlığının toplam meslek memuru sayısı 900’ü bulmuyor, yurtiçinde ve yurtdışında toplam memurumuz 900’ü bulmuyor; bunun neresinden, neyi tasarruf edeceksiniz? Diplomaside tasarruf olur mu; millî menfaatleri, millî çıkarları, millî itibarı korumada tasarruf olur mu?

Şimdi, arkadaşlar, ben inanıyorum ki, Adalet ve Kalkınma Partisine mensup arkadaşlarımız, geçmişte -birkaç gün önce- nasıl, önemli millî konularda bir blok halinde oy kullanmayıp, ulusal çıkarların gerektiği yönde oy kullandılarsa, bu konuda da öyle yapacaklardır ve emin olunuz, vereceğimiz önergeyi desteklerseniz, memlekete çok büyük bir hizmet yapmış olacaksınız. Desteklemezseniz, bunun sıkıntısını yalnız biz çekmeyeceğiz, siz çekeceksiniz, memleket çekecek. Emin olabilir misiniz, sizden sonra iktidara gelen bütün hükümetler, daima, istisna haklarını kullanırken hep adil olacaklardır, hep objektif olacaklardır, hep böyle tarafsızlık kurallarına uyacaklardır; bundan emin misiniz; böyle mi oldu şimdiye kadar?

Ben, sizden özellikle rica ediyorum, bu yasa tasarısı hakkındaki görüşlerimizi biliyorsunuz, onları tekrarlamıyorum; ama, Dışişleri Bakanlığı için getireceğimiz önergeye, lütfen oy veriniz; memlekete önemli bir hizmette bulunacaksınız.
Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Öymen.


Bu belge Konferanslar, Konuşmalar arşivinde bulunmaktadır.