Hilal TV’ye Ortadoğu ile ilgili verdiği mülakat

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in
Hilal TV’ye verdiği mülakat
15 Şubat 2007

Şimdi iki konuyu birbirinden ayırmak lazım. Önce Ortadoğu meselesinde gerçekten çok sıkıntı ve endişe verici bir aşamada olduğumuz doğrudur. Türkiye daha aktif bir politikayla barış çabalarını destekleyebilir. Bazı temel unsurlarda Türkiye’nin çok kararlı bir tutum sergilemesi lazım. Ortadoğu meselesinde bir kere İsrail’le Filistin’in iki ayrı devlet olma özelliğinin herkesçe kabul edilmesi lazım. İsrail’de bile pek çok insan bunu kabul ettiğini söylüyor ama bunun gereğini yapmıyor. Yani bir taraftan bir duvar öreceksiniz İsrail’le Filistin arasına ve oradaki insanları teşhir edeceksiniz bir taraftan da kendi bölgelerindeki insanların dünyayla ticaret yapmasına, ulaşım sağlamasına izin vermeyeceksiniz. İşte bu olmaz. Yani böylelikle Filistinlileri siz orada açlığa, yoksulluğa, işsizliğe mahkum ediyorsunuz. Ve bu ortam orada terörü, şiddeti teşvik eden bir ortam oluyor. Şimdi işte Filistin’de de, Ortadoğu’nun başka yerlerinde de bizim telkin etmemiz gerek çözüm demokratik çözümdür. Bakın dünya tarihinde bugüne kadar demokrasiler arasında bir savaş olmamıştır. O bakımdan eğer Ortadoğu’ya gerçek bir demokrasi yerleştirile bilinirse bu barışın, güvenliğin en önemli garantilerinden biri olacaktır.

Ama gerçek demokrasi nasıl yerleştirile bilinir? İşte burada Türkiye bir model ülke rolü oynayabilir. Bir kere ulus devlet anlayışını yerleştireceksiniz. Bugün ulus devlet anlayışı pek çok yerde mevcut değildir Ortadoğu’da. Irak’ta bir ulus devlet yok şuanda. Irak’ta farklı etnik ve dini gruplar arasında koalisyonlar oluşturulmaya çalışılıyor. Bir gün uzlaşılıyor, bir  gün savaşılıyor.  Ve ülke hızla bir iç savaşa doğru gidiyor. Hiç kimse ben Iraklıyım demiyor. Ya ben Şii’yim diyor, ya Sünni’yim, ya Kürdüm diyor, ya Türkmen’im diyor. Ama ben Iraklıyım diyen yok. Irak sınırından girdiğiniz zaman Irak’a Hoşgeldiniz diye bir tabela yok karşınızda. Kürdistan’a Hoşgeldiniz diye yazılı bir tabela var. Kuzey Irak’ta Irak Devletinin bayrağını asmak yasak. Hiç böyle bir devlet olabilir mi? O bakımdan ulus devlet anlayışını yerleştireceksiniz. Tek devlet tek ordu anlayışını yerleştireceksiniz. Bir demokratik ülkede birden fazla ordu olmaz. Lübnan’da da, Irak’ta da birden fazla ordu var. Yani bu şiddet eylemlerinin, direnişçilerin güçlerini kastetmiyoruz. Ama mevcudiyeti resmen kabul edilen birden fazla ordu var. E böyle bir devlet olmaz.

Bunları düzeltmek lazım. Türkiye bütün bu konularda mutlaka etkili bir rol oynamalı. Hiçbir devlet teröre müsama  etmez. Topraklarında terörist faaliyetlerini sürdürülmesine resmen  müsaade eden tek devlet Irak’tır. Kuzey Irak’taki PKK mevcudiyetini engelleyecek, önleyecek, bertaraf edecek ve bununla yönlendirilecek tek bir güç yoktur Irak’ta. Ne Irak ordusu, ne Amerikalılar, ne oradaki yerel güçler hiç biri. Böyle bir devlet de olmaz. Bütün bunların çok açık konuşulması lazım çünkü insanlar bu olumsuzlukların bedelini hayatıyla ödüyor. Her gün ortalama olarak 94 kişi ölüyor Irak’ta. Bu sürdürülemez. Bu öyle. Filistin’deki felakete bakın. Yani Filistin’de yaşanan drama bakın. İsrail’le Filistin arasında çatışmanın ötesinde bir de Filistin’de kardeş kavgası var. Niçin? Çünkü resmen şiddete, silaha başvurmayı politikası haline getiren ve bunu ilan eden, komşusunun mevcudiyetini tanımayan bir partiyi seçimlere soktunuz. Böyle bir parti hangi demokratik seçime gire bilir? Türkiye’de gire bilir mi? Avrupa’da, Amerika’da, Japonya’da girebilir mi? Giremez. Orada soktunuz. Niçin soktunuz? Demokrasiye herkesten daha çok inanıyorsunuz da onun için mi soktunuz? Yoksa ortalığı büsbütün karıştırmak için mi soktunuz? İşte bunlar gerçekten çok ciddi sıkıntılar. Ve korkarım ki bedelini daha çok sayıda insan hayatıyla ödeyecektir. İnşallah bu çatışmalar daha fazla yayılmaz. Bütün bölgeyi kapsayacak bir ateş topuna dönüşmez. Ama bu tehlike de vardır.


Bu belge Görsel Basın arşivinde bulunmaktadır.