SKYTÜRK – Cumhurbaşkanlığı Seçim Süreci Hakkında

<!– /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:”"; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:”Times New Roman”; mso-fareast-font-family:”Times New Roman”;} p.MsoFooter, li.MsoFooter, div.MsoFooter {margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; tab-stops:center 8.0cm right 16.0cm; font-size:12.0pt; font-family:”Times New Roman”; mso-fareast-font-family:”Times New Roman”;} @page Section1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} –> CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in
SKY Türk’e verdiği mülakat
09 Ağustos 2007

Sunucu: Neden Sayın Gül aday olmamalı efendim?

Öymen: Önce Sayın Toptan’ı bir kere daha kutluyorum. Kendisi tecrübeli bir politikacıdır ve bu görevi de en iyi şekilde yapacağına inanıyoruz. Biz de CHP olarak kendisine oy verdik ve rekor bir oyla seçildi. Bu uzlaşma anlayışının hâkim olması halinde mecliste ne kadar uyum içinde çalışılabileceğini ve Türkiye’nin meselelerine nasıl çözüm bulacağımızı göstermesi açısından da önem taşıyor. Bu örneğin, uzlaşma zihniyetinin cumhurbaşkanlığı seçiminde de egemen olacağını biz ümit ediyoruz. Sayın başbakan bizzat kendisi yeni cumhurbaşkanının uzlaşma ile seçileceğini söyledi, defalarca söyledi bunu. Şimdi biz kendisinin halka verdiği bu taahhüdü yerine getirmesini bekliyoruz. Uzlaşma demek bizim adayımız budur, bunu illaki kabul edeceksiniz diye bir dayatma değil. Hele cumhurbaşkanlığı gibi bir makama seçim yapacağınız zaman halkın büyük çoğunluğunun benimseyeceği ve içine sindireceği bir aday üzerinde anlaşmak lazım. Biz Sayın Gül’ün kişiliği hakkında burada bir şey söylemek istemiyoruz. Kendisi hakkındaki düşüncelerimizi, siyasi kanaatleri hakkındaki görüşlerimizi daha önceden ifade etmiştik. Bunları tekrarlamakta bugünkü ortamda bir yarar görmüyoruz ama şurası muhakkak ki, bir isim bırakılarak cumhurbaşkanlığı seçilmesinin adına uzlaşma denmiyor. O bakımdan şimdi bizim beklediğimiz sayın başbakanın sayın genel başkanımız Deniz Baykal’ı ziyaret ederek bir cumhurbaşkanı adayı üzerinde mutabakatı aramasıdır. Uzlaşma budur zaten. Sayın başbakanının da bunu yapacağını ümit ve temenni ediyoruz. Şu aday iyidir, diğeri kötüdür gibi bir tartışma içine girmeyi de uygun görmüyoruz. Bütün mesele iktidarın da muhalefetin de halkın geniş kesimlerinin de benimseyeceği bir adaydır. Sayın Köksal Toptan’ın AKP grubunun içinden çıkmış olması ve bizim de onayımızı alması gösteriyor ki bu grup içinde bu uzlaşmayı sağlayacak isimler bulunabilir.

Sunucu: AKP iki aday da gösterebilir bu ortamı biraz daha ılımlı hale getirmek için yorumları yapılıyor. İkinci aday daha zayıf bir aday olabilir ve sayın Gül birinci aday olarak ön planda kalacaktır ama baktığımızda birden fazla aday olabilir diye yorumlar da yapılıyor. Bu mesela CHP’yi ne kadar ikna eder?

Öymen: Cumhurbaşkanı seçimi gibi hayati önemdeki bir konuda böyle ucuz siyasi taktiklere başvuracağını AKP’nin ben zannetmiyorum. Bu, ciddi bir iştir. Bu işler böyle küçük taktiklerle, onu da tatmin edelim, birçok aday göstermiş gibi olalım ama aslında bir aday gösterelim gibi yöntemler güzel yöntemler değil. Gerçek bir uzlaşmaya böyle varılamaz. Gerçek bir uzlaşma liderlerin bir masaya oturması, genel başkanımız ve başbakanın bir masaya oturmasını gerektirir. Başbakanın ziyaretinin söz konusu olduğunu anlıyoruz, böyle bir izlenim edinmiştik başbakanın konuşmalarından. Oturup Türkiye’nin cumhurbaşkanı olacak insanın özellikleri neler olmalıdır, bu özelliklere uygun kimler var bunları tartışmaları ve bu şekilde bir adayın bulunmasıdır. Bu zor bir iş değil. Yeter ki bir irade olsun. Ama illaki benim şöyle bir adayım var, herkes buna oy vermek zorundadır denildiği zaman Türkiye’de gerginlik oluyor. Geçen defa kriz bundan çıktı. Biz o zaman dedik ki, sayın genel başkanımız çok açıkça söyledi ki, AKP’nin içinden de bir aday bulabiliriz, yeter ki gelin oturalım konuşup uzlaşalım dedi. İktidarın o devirde buna yanaşmaması bu krizin doğmasına yol açtı ve bütün bu sıkıntılar bundan kaynaklandı. Bu hatayı bir kere daha tekrarlamamak lazım. Biz bugün bir jest yaparak uzlaşıcı bir tavır içine girebileceğimizi gösterdik. Bu mesajı iktidarın iyi alması lazım. Bazılarının aldığı gibi, sırf muhalefet olsun diye muhalefet yapmıyoruz. İktidarın her dediğine sırf inat olsun diye karşı çıkmıyoruz. Böyle bir politikamız yok. Biz ülke menfaatine olan konularda iktidara destek olmayı gayet iyi bildik geçmişte; uyum yasalarında ve dış politika ile ilgili konularda olsun. Biz ülke menfaatine gördüğümüz bir konuda sırf iktidardan bir öneri geldi, biz de karşı çıkalım havasına hiç girmedik. Bazılarının bu konudaki değerlendirmelerini ben şahsen doğru bulmuyorum. Biz yapıcı bir anlayış sergiliyoruz çünkü Türkiye’nin o kadar ciddi ve o kadar büyük meseleleri var ki. Bu cumhurbaşkanlığı seçimi Türkiye’nin bu önemli meselelerinin önünü tıkamamalıdır. Şu anda Ankara’da bir su krizi yaşanıyor. Bu çok vahim bir kriz, insan sağlığını tehdit edecek bir kriz yaşanıyor. Bu gibi konulara eğileceğiz. Bugün bu konuda bir toplantı yaptık sayın genel başkanımızla ve durumun ne kadar vahim olduğunu bir kere daha tespit ettik. Hastaneler ameliyat yapamıyor yani böyle bir duruma gelinmiş. Niçin? Seçim düşüncesiyle seçim olana kadar daha makul kesintiler yapılmamış ve bu nedenle bir anda sular tükenmiş. Bir ülkede 21. yüzyılda hastanelerin hasta kabul etmemesi ve ameliyat yapamaması ne demektir?

Sunucu: Siz şahsen Sayın Gül’ün adaylıktan çekileceğine inanıyor musunuz? Son sorum bu.

Öymen: Ben Sayın Gül’ün tecrübeli bir politikacı olarak bu ortamda, kamuoyunun beklentisini de dikkate alarak, bu adaylıkta ısrar etmeyeceğini düşünüyorum. Sorumluluk bunu gerektiriyor. Uzlaşmaya kapıyı kapatmaması gerekiyor. İki büyük parti Türkiye’de bir uzlaşma ortamı yakalamışsa, bir uzlaşı havası ülkede ortaya çıkıyorsa, muhalefet partisi de iktidar partisinin içinden bir cumhurbaşkanı adayını destekleyebileceğini söylüyorsa, bu meclis başkanı seçimleri de bunu kanıtlamışsa, sayın Gül’ün de sorumlu bir devlet adamı olarak bundan gerekli sonuçları çıkartması lazımdır. Ülkenin zaten büyük sıkıntılarla karşı karşıya olduğu bu dönemde bir de cumhurbaşkanlığı krizi çıkartmamak lazımdır diye düşünüyorum.

Sunucu: Teşekkür ediyoruz efendim.


Bu belge Görsel Basın arşivinde bulunmaktadır.