Habertürk – Ergenekon Davası Sebebiyle Cezaevinde Bulunan Emekli Orgenerallerin TSK Adına Ziyaret Edilmesi ve Cumhurbaşkanı Gül’ün Milli Maç Nedeniyle Ermenistan’a Gitmesi Hakkında

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in HaberTürk’e Yaptığı Canlı Telefon Bağlantısı
3 Eylül 2008
Sunucu: Yayınımıza hoş geldiniz Sayın Öymen. Ergenekon Davası sebebiyle cezaevinde tutuklu bulunan emekli Orgeneraller Hurşit Tolon ve Şener Eruygur’un Türk Silahlı Kuvvetleri adına Kocaeli Garnizon Komutanı Korgeneral Galip Mendi tarafından ziyaret edilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Onur Öymen: Türk Silahlı Kuvvetleri’ne uzun yıllar boyunca hizmet etmiş bu iki değerli Orgenerali tutuklu bulundukları hapishanede ziyaret etme düşüncesi bence isabetlidir ve bir kadirşinaslığın gereğidir. Bunun dışında, bu davayla ilgili bizim görüşlerimiz zaten biliniyor. Genel Başkanımız da defalarca açıkladı. Bir an önce iddianamenin tamamının ortaya çıkmasını, yargı sürecinin başlamasını ve adaletin yerini bulmasını bekliyoruz.

Sunucu: Efendim bu ziyaretin zamanlamasını da manidar buluyor musunuz? Her iki Paşa da epey bir zamandır Kocaeli Kandıra Cezaevi’nde tutuklu bulunuyorlardı. Ama bu ziyaret bugüne kadar gerçekleşmedi. Yeni Genel Kurmay Başkanı Sayın İlker Başbuğ’un  göreve gelmesinden sonra bu ziyaretin gerçekleşmiş olmasının bir anlamı olabilir mi?

Onur Öymen: Son zamanlarda gördük ki milletvekillerinin bile tutuklu Orgenerallerle görüşmesi engelleniyor ve adeta bu kişilerin avukatları dışında dış dünya ile temas etmesi arzu edilmiyordu. Biz böyle bir yaklaşıma niçin gerek duyulduğunu tam olarak anlamış değiliz ve bunu kaygıyla izliyoruz. Her halukarda bu ziyaretin zamanlamasının da isabetli olduğunu düşünüyoruz. Ayrıca evvelce niçin böyle bir ziyaretin yapılmadığı ve şimdi niçin yapıldığının ayrıntısına girmek istemiyoruz. Bu, Genel Kurmay’ın takdiridir ve bizce de doğru bir takdirdir.

Öyle anlaşılıyor ki Genel Kurmay Başkanlığı uzun yıllar TSK’ya hizmet etmiş iki emekli Orgeneralin kimsesiz ve sahipsiz olmadığını ifade etme ihtiyacını duymuştur. Biz bunu isabetli ve olumlu bir gelişme olarak görüyoruz. Henüz suçlanmamış ve mahkum olmamış kişiler bildiğiniz üzere hukuka göre masum sayılır. Bu bakımdan tutuklu bulunan fakat yargılanmamış, mahkum edilmemiş, hakkındaki iddianame bile açıklanmamış kişilerin Hükümet yanlısı basın tarafından şimdiden suçlu ilan edilmelerini kınıyoruz ve bu insanların mahkum edilmediği sürece masum olduğu ve herkesçe de masum sayılması gerektiği düşüncesindeyiz.

Sunucu: Sayın Öymen dilerseniz bir diğer konuya geçelim. Cumhurbaşkanı Sayın Gül’ün milli maç dolayısıyla Ermenistan’a gidip gitmeyeceği konusunda henüz bir açıklama gelmedi. Tarafların görüştüğü fakat güvenlik gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Gül’ün Ermenistan ziyaretinin tıkanıyor gibi göründüğü bilgileri elimize ulaştı. Siz CHP olarak bu ziyarete tepki gösteriyorsunuz. Bu tepkinizin sebebi nedir? Size göre Sayın Gül Ermenistan’a gitmeli mi gitmemeli mi? Eğer gitmemeliyse neden gitmemeli?

Onur Öymen: Biz görüşümüzü şimdiye kadar defalarca açıkladık. İşin özü şudur. Şimdiye kadar acaba niçin böyle bir düzeyde, siyasi düzeyde, Cumhurbaşkanı, Başbakan ya da Bakan düzeyinde böyle bir ziyaret yapılmadı da şimdi yapılma gereği hissediliyor? Şimdiye kadar bu tarz ilişkilerin kurulmaması, sınırın açılmaması ve orada Büyükelçilikler açılmaması üç sebepten kaynaklanıyordu:

Birincisi, Ermenistan, dostumuz ve kardeşimiz olan Azerbaycan topraklarının yüzde yirmisini işgal etmeye devam ediyor. Bu topraklarda yaşayan bir milyon insan yıllardan beri göçmen durumundadır. İkincisi, Ermenistan’ın desteği ve teşvikiyle Diaspora denilen dünyanın çeşitli ülkelerindeki Ermeni azınlıkları, sürekli olarak bulundukları ülkelerde Türkiye aleyhine soykırım tasarıları geçirmeye çalışıyorlar. Bunu çok sistemli bir şekilde yürütüyorlar ve her yerde Türkiye aleyhine faaliyet gösteriyorlar. Üçüncüsü, Ermenistan devleti kurulurken kabul edilen bazı belgelerde bugünkü Ermeni topraklarından Doğu Ermenistan olarak bahsedilmesidir. Ermenistan’ın sembolü olarak da Türkiye toprakları dahilindeki Ağrı Dağı gösteriliyor. Bu da Ermenistan’ın Türkiye’nin toprak bütünlüğüne saygı göstermediğinin, mevcut sınır anlaşmalarını hiçe saydığının işaretidir.

Bütün bu konularda Ermenistan’ın geri adım attığına dair en küçük bir işaret yoktur. En küçük bir işaret yokken Cumhurbaşkanı düzeyinde böyle bir ziyaret yapılması bizce son derece yanlıştır. Bu ziyaret Türkiye’nin tüm bunları sineye çektiği şeklinde yorumlanabilir. Düşünün ki Azerbaycan Cumhurbaşkanı bir futbol maçı vesilesiyle Güney Kıbrıs’a gitse biz ne hissederiz? İşte bizim böyle bir davranışımız da Azerbaycan’da böyle duygular uyandırır. Dünyada Azerbaycan’a bizden daha yakın bir ülke yoktur.

Son olarak müsaade ederseniz şunu söyleyeyim;  27 Nisan 1993 tarihinde Mecliste Ermenistan konusunda bir genel görüşme yapıldı. Bu genel görüşmede bir Muhalefet sözcüsü çok ağır ifadelerle Hükümeti suçladı. O zaman böyle şeyler olmamasına rağmen Hükümeti teslimiyetçilikle suçladı ve hatta Turgut Özal’ın cenazesine Ermenistan Cumhurbaşkanının katılmış olmasını eleştirdi ve “Ne cesaretle Ermenistan Cumhurbaşkanının Türkiye’ye gelmesine imkan tanırsınız” dedi. Bu politikacı, bugünkü Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül’dü.

Sunucu: Sayın Öymen, bu arada Genel Kurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya tekrar dönecek olursak yanılmıyorsam Ergenekon Davası Eylül ayı sonlarında görülmeye başlanacak. Bu dava sürecinde iki Paşanın da tutuklu bulunduğu cezaevine TSK’dan çok üst düzeyde ziyaret yapılmasını nasıl okumak gerekir?

Onur Öymen: Az önce de belirttiğim gibi bu kişiler hakkında iddianame bile yoktur. Hangi suçtan suçlandıkları bile bilinmediği halde Türkiye’ye uzun yıllar şerefle hizmet etmiş iki emekli Orgeneral bugün tutuklu bulunuyor. İddianame bile ortada yokken hangi suçtan suçlandıkları da bilinmiyor. Buna rağmen dış temasları kesiliyor, Milletvekillerinin ziyareti engelleniyor, kendi derneklerinin üyelerinin ziyareti engelleniyor. Biz, demokratik ülkelerde bunun normal bir uygulama olduğunu düşünmüyoruz. Gayet tabi ki Yargıya müdahale etmek kimsenin hakkı değildir. Yargı süreci gayet tabi ki işleyecektir. Bütün mesele insanları mağdur etmemektir. Mahkum olmamış insanları sanki mahkum olmuş gibi kamuoyuna takdim etmek çok yanlıştır. Genel Kurmay Başkanlığı’nın bu iki değerli emekli Orgenerale sahip çıkma, onlarla en azından bir ilişki kurma ihtiyacı hissetmiş olmasını biz hiç yadırgamıyoruz. Tam tersine çok isabetli bir davranış olarak değerlendiriyoruz.

Sunucu: Sayın Öymen, sizce Genel Kurmay Başkanlığı neden bir ilişki veya diyalog kurma ihtiyacı duymuş olabilir?

Onur Öymen: Bu sorunun Genel Kurmay Başkanlığı’na sorulması gerekir. Onlar bunu daha iyi değerlendirirler. Genel Kurmay Başkanlığı’nın, Orgenerallerin sağlık durumunu, herhangi bir şeye ihtiyaçları olup olmadığını öğrenmesi gayet tabi ki görevidir. Herhangi bir kurumun üst düzey bir yetkilisi  tutuklansa o kurumun temsilcileri gidip onu ziyaret etmez mi? Mesela bir Vali tutuklansa İçişleri Bakanlığı yetkilileri gidip onu ziyaret etmezler mi? Niçin askerlerin böyle bir ziyareti yadırganıyor? O bakımdan biz bunu isabetli bir hareket olarak değerlendiriyoruz ve bunun yadırganacak bir tarafı olmadığını düşünüyoruz.

Bu davanın esası ile ilgili olarak da zaten çok şey söylendi. Biz CHP olarak da davayla ilgili çelişkileri, hukukun temel ilkelerine bizce uygun düşmeyen bazı durumları ve açıklamaları, gizli tutulması gereken bazı belgelerin Hükümet yanlısı basında yayınlanması gibi yanlış gördüğümüz her şeyi söyledik. Bu dava ile ilgili daha pek çok şey de söylenir ama Van Üniversitesi  Rektörü ile ilgili davayı hatırlayacak olursanız bizim ve kamuoyunun bu Ergenekon Davası ile ilgili gösterdiği duyarlılığı hiç kimse yadırgamamalıdır.

Sunucu: Peki Sayın Öymen, çok teşekkür ederim yayına katıldığınız ve görüşlerinizi aktardığınız için.

Onur Öymen: Ben teşekkür ederim.


Bu belge Görsel Basın arşivinde bulunmaktadır.