HaberTürk – Kürt Açılımı Hakkında

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in HaberTürk’e Verdiği Mülakat
15 Ağustos 2009

Sunucu: Sayın Öymen, yayınımıza hoş geldiniz. CHP olarak Hükümetin Kürt açılımını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Onur Öymen:  Biz her zaman şunu söylüyoruz; Türkiye’nin çok ciddi bir terör sorunu var ve bu terörü mutlaka bitirmek zorundayız. Terörün merkezi Kuzey Irak’tadır ve hukuka göre oradaki terörü bitirmek görevi de Irak Hükümetinin ve Amerika’nındır. Onlar görevini yapmadığı takdirde bunu yapacak olan Türkiye’dir. Zaten Hükümet de bu amaçla Meclisten yetki aldı ama gereğini yapamadı. Terör boyutunu inkâr ederek bu meseleyi ele alamayız.

Peki, Güneydoğu Anadolu bölgemizin terör dışında başka sorunları yok mu? Bölge çok ihmal edilmiştir ve çok fazla sorunla karşı karşıyadır. Güneydoğudaki vatandaşlarımız eğitim, sağlık, alt yapı gibi alanlarda perişan durumdadırlar. Bölgedeki ortalama ömür beklentisi Batı illerimizin 10–15 yıl gerisindedir. Oradaki koşullar işte bu kadar perişandır. Hükümet yıllardır konuşuyor ama henüz hiçbir şey yapmamıştır. Yedi yıldır Güneydoğuda yaşayan vatandaşlara götürdüğü hiçbir hizmet yoktur. Dolayısıyla  “orada terör olduğu sürece Güneydoğudaki vatandaşlarımıza el uzatamayız” dersek yanlış bir iş yapmış oluruz. Teşvik tedbiri aldıklarını ama özel sektörün oraya yatırım yapmadığını söylüyorlar. O halde siz yatırım yapmalısınız. Hakkâri’de bir tane fabrika var mı? Fabrikayı siz kurmalısınız. Devletin görevi nedir? Devlet fabrika kurmayınca özel sektör de oraya yatırım yapmıyor. Bu durumda istihdam yaratılamıyor ve bölgenin gençleri dağa çıkıyor. Kısacası, Hükümet son derece sorumsuzca bir iş yürüttü.

İşin başka bir boyutu da insan haklarıdır. İnsan hakları açısından da ciddi sorunlarımız var. Biz daha 1989 yılında Kürt Raporu dediğimiz bir rapor yayınladık. O zamanlar durum bugünkünden çok daha kötüydü. O yıllarda bu vatandaşlarımızın ana dillerinde konuşması, gazete veya kitap yayınlamaları, televizyon yayını yapmaları yasaktı. Biz bu yasaklara karşı çıktık ve bunu yaptığımız için bizi mahkemeye verdiler. Yani Kürt vatandaşlarımızın haklarını koruduğumuz için bizi mahkemeye verdiler. Şimdi de bazıları sanki biz Kürt kökenli vatandaşlarımızın haklarını korumuyormuşuz gibi bir hava içine giriyorlar. 2008 yılının sonunda kabul ettiğimiz parti programına bakarsanız, bu konudaki görüşlerimizi görebilirsiniz.

Özetle biz diyoruz ki; Türkiye’de farklı etnik gruplara mensup insanlarımızın insan hakları, Avrupa’nın en ileri ülkelerinin gerisinde olmamalıdır. İkincisi; milli kimliğimiz zedelenmemelidir. İnsanların etnik kimliği onların şerefi ve şanıdır. Etnik kimlik korunmalı ve geliştirilmelidir ama milli kimlik, hepimizin ortak kimliği, Türk kimliğidir. Bundan geri adım atamayız. Son olarak da diyoruz ki; eğitim sistemimize etnik unsurlar dâhil edilemez.

Hükümet bize bir proje teklif eder ve bir projeyle karşımıza gelirse, elbette bunu görüşürüz. Biz “Hükümetle hiçbir zaman görüşmeyiz” demedik. Ancak Hükümet hiçbir somut öneride bulunmadığı için kendileriyle görüşmüyoruz. Bu karanlığa ve sisler perdesine katkıda bulunmayız. “Hükümetle sisler bulvarında yürümeyiz” diyoruz. Yoksa Hükümet somut bir projeyle karşımıza çıkarsa gayet tabi ki görüşürüz ve bu görüşlerimizi kendilerine açıklarız.

Sunucu: Sayın Öymen, yayınımıza katıldığınız için çok teşekkür ederiz.

Onur Öymen: Ben teşekkür ederim.


Bu belge Görsel Basın arşivinde bulunmaktadır.