NTV – Kürt Açılımı Hakkında

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in NTV’ye Verdiği Mülakat
21 Ağustos 2009

Sunucu: Sayın Öymen, yayınımıza hoş geldiniz. Milli Güvenlik Kurulu bildirisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Onur Öymen: Doğrusunu isterseniz değerlendirmekte biraz zorluk çekiyoruz. Daha önceki Milli Güvenlik Kurulu bildirilerinde gördüğümüz o “terörle kararlı bir mücadele sürdürülecektir” şeklindeki ifadelere pek rastlayamadık. Bu bildiride “terör sonuna kadar takip edilecektir, bu mücadele kararlılıkla sürdürülecek ve terör bitirilecektir” yönündeki bir ifadeye rastlamadığımızı ifade etmek zorundayım. Bununla terörün bitirildiği,  terör diye bir sorunumuzun kalmadığı mı kastediliyor? Eğer öyleyse, onu biz de bilelim. Bu söylem değişikliğinin altında yatan, terörle mücadeleye artık eskisi kadar ihtiyacımızın olmadığı ve o sorunu çözdüğümüzse, demek ki kamuoyu bunu yeterince bilmiyor. Bu konuda kamuoyunu aydınlatmak gerekir.

Bildiride ayrıca açılımın desteklenmesi veya açılımın sürdürülmesinin tavsiye edilmesinden bahsediliyor. Biz şimdiye kadar o açılımın içeriğini hala öğrenemedik, kamuoyu da öğrenemedi. Şimdiye kadar İktidarla bu konuyu görüşen siyasi parti mensuplarından, Hükümetin bu projesinin içeriğini anladıklarını söyleyen de olmadı. Eğer Hükümet ilk defa olarak bu açılımın içeriğini Milli Güvenlik Kurulu’nda anlattıysa, daha önce görüştüğü siyasi partilere ve kamuoyuna söylemeyip de Milli Güvenlik Kurulu’nda bunu söylediyse, bu düşündürücüdür. Ancak hiçbir şey söylemeyip, her zaman söylediklerini tekrarladıysa, bunun bir süreç olduğunu ifade eden umumi laflar edip de buna rağmen bu sürecin desteklenmesi gerektiğine dair bir açıklama yaptıysa, bu daha da düşündürücüdür.

Sunucu: Sayın Öymen, bu açılımla ilgili, Başbakan Erdoğan tarafından kapınız çalındığında CHP olarak tavrınız ne olacaktır?

Onur Öymen: Bizim baştan beri söylediğimiz şudur; Hükümetin herhangi bir konuda bir projesi varsa ve bu projeye Muhalefetten destek istiyorsa, bu projenin içeriğini açıklamalıdır. İçişleri Bakanı henüz işin başında olduklarını ve bu konuda kendilerinin de oluşturulmuş bir fikirleri olmadığını söyledi. O halde bize ne söylemek için geleceksiniz? Yani olmayan bir projenizi ve düşüncenizi anlatmak için mi Muhalefeti ziyaret edeceksiniz? Yoksa bir projeniz, fikriniz ve ilkeleriniz var ve bu ilkeleri savunmak için Muhalefetten de destek istiyorsunuz, öyle mi? Şimdiye kadar anlaşılan, Hükümetin, görüşlerinin ve projesinin esasını bir türlü anlatmaya yanaşmadığıdır. Ancak bunları Milli Güvenlik Kurulu’nda anlattıysa kamuoyunun bunları bilmeye hakkı vardır. Eğer ki anlatmadıysa bu sefer kamuoyunun, Milli Güvenlik Kurulu’nun içeriğini bilmediği bir projeye nasıl destek olduğunu öğrenmeye hakkı var.

Bu açılımla bağlantılı olarak ülkenin bölünmez bütünlüğü ve birliğinden bahsediliyor ama mesele sadece Türkiye’nin vatan topraklarının parçalanmaması değildir. Gayet tabi ki Türkiye’de hiçbir hükümetin vatan topraklarının parçalanmasına izin vermeye gücü yetmez. Ama bunun ötesinde Cumhuriyetin temel değerleri vardır. Bunların başında da milli kimlik gelir. 1924 Anayasasından bu yana bütün Anayasalarımızda yer alan “hangi etnik kökenden, dinden ve mezhepten gelirse gelsin, herkes Türk milletinin parçasıdır” anlayışı, bu Hükümetin yaklaşımında var mıdır, yok mudur? Hükümet, Anayasanın bu yaklaşımı öngören 66. maddesini değiştirmeyi mi düşünüyor? Bunlardan hiçbir bahis yok. Milli Güvenlik Kurulu bildirisinde “milli kimlik” ifadesine rastlayamadık.

Son olarak, eğitim birliğinin de üzerinde durulması gerekir. Eğitim birliğinin Türkçe oluşu da Cumhuriyetle birlikte kabul edilmiş temel bir ilkedir. Eğitim birliği Anayasamızın 42. maddesinde yer alır. Siz tüm bunların arkasında duruyor musunuz? Yedi buçuk saat süren bir görüşmeden sonra Milli Güvenlik Kurulu toplantısından çok genel ve farklı yorumlara müsait böyle bir metin ortaya çıkmışsa tabi ki kamuoyu bunu düşünecektir, değerlendirecektir. Her halukarda biz bilmek istiyoruz; Hükümet terörle mücadeleyi bitirdi de bizim mi haberimiz olmadı, yoksa bu sorunu terörle mücadele yerine doğrudan doğruya müzakere yöntemiyle mi çözmeye çalışıyor? Hükümete destek verenler acaba neye destek veriyorlar? Zannediyorum ki bunları bilmek kamuoyunun hakkıdır.

Bunlar çok hassas konular ve önemli milli meselelerdir. Devletimizin varlığı, birliği, bütünlüğü ve milletimizin kimliği ile ilgili konular hafife alınacak işler değildir. “Biz bir açılım ve süreç başlattık. İçeriğini söyleyemeyiz ama siz de destek olun” diye bir şey dünyanın neresinde görülmüştür? Öncelikle fikrinizin içeriğin söylemeli ve projenizi açıkça ortaya koymalısınız.

Bir kez daha özellikle vurgulamak isterim ki eğer Hükümet bu açılımlar sonucunda terörü bitirecek ve bu işi bölge halkına gerçekten huzur, güvenlik, mutluluk ve refah getirecek noktaya getiremezse, o zaman bugünkünden de daha vahim bir noktaya ulaşırız. Kimse buna benzer içi boş hayallerle halkı uyutmasın. Bir çözüm planınız varsa, buyurun söyleyin. O zaman konuşalım. Ama hiçbir fikriniz yoksa Muhalefetten destek beklemeyin.

Sunucu: Yayınımıza katıldığınız için çok teşekkür ederiz Sayın Öymen.


Bu belge Görsel Basın arşivinde bulunmaktadır.