Ankara Radyosu – Avrupa Anayasası Referandumu Sonuçları

CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ONUR ÖYMEN’İN TRT ANKARA RADYOSUNA VERDİĞİ MÜLAKAT
2 HAZİRAN 2005

Biz Avrupa Anayasası’nın Fransa ve Hollanda’da kabul edilmesini ümit ediyorduk. Çünkü bu Anayasa topluluğun derinleşme sürecinde önemli bir dönüm noktası olacaktı. Şimdiye kadar temel anlaşmalarda yapılan değişiklikler mevcut antlaşmalara ilaveler, değişiklikler niteliğindeydi. İlk defa, baştan sona yeni bir anayasa yapılıyor. Bu anayasa gerçekten Avrupa Birliği’nin güçlenmesi ve etkisinin arttırılabilmesi için önem taşıyordu. Fakat öyle anlaşılıyor ki, içindeki bazı hükümler Fransa ve Hollanda halkı tarafından sakıncalı görülmüştür. Özellikle egemenliği sınırlayıcı hükümler dikkati çekiyor. Bu ve benzeri nedenlerle bu ülkelerin halkları bu anayasayı açık bir şekilde reddetmişlerdir.

Bu anayasanın bir kez daha olduğu gibi kabul edilmesi ihtimali çok zayıftır. Geçmişte böyle örnekler var ama onlar küçük ülkelerdi, küçük marjlarla reddedilmişti. Sonra tekrar oylandı ve kabul edildi. Fransa ise topluluğun en büyük ülkelerden biri ve AB’nin motor ülkelerinden biri olarak kabul ediliyor. İkincisi de oy marjı çok fazla. Hayır oyları evet oylarını büyük bir farkla geçmiştir. Bu durumda bu anayasanın olduğu gibi kamuoyunun onayına gönderilmesi pek mümkün görünmüyor. Yeni bir durum ortaya çıkacak. Muhtemelen yeni bir anayasa hazırlanacak. Mevcut anayasanın değiştirilmesi yoluna gidilebilir veya tamamen yeni bir anayasa hazırlanabilir. Ancak biz, en azından Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılacağı 2007 yılından önce biz yeni bir anayasa beklemiyoruz.

Fakat burada bizim bir şeye dikkat etmemiz lazım. Bu yeni anayasanın nasıl bir anayasa olacağını bilmiyoruz. O bakımdan bizim 3 Ekimde başlayacak müzakerelerde çok Dikkatli olmamız lazım. Özellikle AB’nin temel hukukunun dışında bizden talep edilen hususlar konusunda Hükümetin çok dikkatli olması lazım. Geri alınamayacak adımlar atmamak lazım. Tek taraflı taviz yoluna gitmemek lazım. Bu özellikle Kıbrıs konusu açısından son derece önemlidir. Bizim Hükümete uyarılarımız bu doğrultudadır. Özellikle bu son gelişmeleri de dikkate alarak geleceği belli olmayan bir hedef için tek taraflı bir taviz verme yoluna gitmeyelim.

Burada müzakerelere başlayacağız deniliyor ama ne için müzakerelere başlayacağız? Bildiğiniz gibi 17 Aralık kararları ucu açık müzakerelerden bahsediyor. Yani sonunda Türkiye’yi üyeliğe taşıyabilecek de, taşımayabilecek de. Ayrıca Türkiye AB’ne üye olamazsa, Birlik kurumlarına sıkı bağlarla bağlanacaktır diyor. AB’nin insanların serbest dolaşımı gibi bazı olmazsa olmaz temel hakları Türkiye için sürekli kısıtlanabilir deniyor. Bu çerçevede müzakerelerin başlamasını tek başına büyük bir mutluluk kaynağı saymak bence ihtiyatsızlık olur. Bizim müzakerelerin Türkiye’yi tam üyeliğe taşıyacağından emin olmamız lazım. Bunun için çalışmamız lazım.


Bu belge Görsel Basın arşivinde bulunmaktadır.