SkyTürk – Ermeni İddiaları Hakkında Mülakat

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur ÖYMEN’in
Skytürk’e verdiği mülakat
9 Mart 2005

Sözde Ermeni soykırımı iddiaları yıllardan beri Türkiye’ye karşı uluslararası alanda yoğun bir şekilde devam ediyor. Bu konu Türkiye’yi küçültücü, üzücü ve rencide edici bir boyut kazandı. Hiçbir bilimsel belge olmadığı halde Türkiye sanki 1915-16 yıllarında soykırım yapmış gibi suçlanıyor. Bazı parlamentolarda bu konuyla ilgili kararlar alınıyor. Avrupa Parlamentosunda da karar alındı. Amerika’da da bazı eyalet parlamentolarında alınıyor. Fakat bunların hiçbir dayanağı yok. Nereden çıkıyor peki bu iddialar? Biz bunu CHP olarak araştırdık. Öteden beri bunun üzerinde çalışıyoruz.

Ve bizim vardığımız sonuç şudur: Bu iddialara zemin teşkil eden üç tane kitap var. Bu üç kitaptan bir tanesinin, Aram Andonyan denilen bir Ermeni’nin yazdığı Talat Paşa Telgrafları’nın, tamamen sahte olduğu anlaşıldı. İkincisi Amerikan Büyükelçisi Morgenthau’nun o zaman ki anıları. Bu anıların da aynı tarihlerde merkeze gönderdiği resmi telgraflardaki bilgilerle ve görüşlerle bağdaşmadığı bir Amerikalı Profesör tarafından saptandı ve ilan edildi. Üçüncü ve en çok kullanılan kitap, “Mavi Kitap”’ın da I. Dünya Savaşı’nda İngiliz propaganda bürosu Wellington House tarafından kaleme aldırılan kitaplardan biri olduğu tespit edildi. Bunu yazan yazarların, Arnold Toynbee ve Bryde’ın, İngiliz Hükümetinin talimatı ile I. Dünya Savaşı’nda, Türkler ve Almanlar aleyhinde yayın yapan bir kurumun unsuru gibi çalıştıkları, bunun için para aldıkları, tamamen savaş yalanlarından oluşan bilgilerle ve düzmece  ifadelerle bu kitabı yazdıkları şimdi ortaya çıktı. Bir Amerikalı Profesör, Justin McCarthy,  bu kitapta kod adı verilen şahitlerin aslında Ermeni militanları ve Amerikan  misyonerlerinin olduğunu İngiliz Dışişleri Bakanlığının arşivinde yaptığı araştırmada ortaya çıkardı.

CHP olarak bizim önerimiz şudur. Diyoruz ki iktidar, muhalefet, bütün milletvekilleri bir araya gelelim, İngiliz Avam Kamarasına bir çağrıda bulunalım. Bu kitabın bir savaş yalanı olduğunu, hiçbir bilimsel değerinin olmadığını ilan edelim. Yine bu yazarlar tarafından aynı kitabın bir benzeri aynı tarihte Almanya için yazdırılmış. Ve sonra Almanlar bir girişim yapmış. İngiliz Hükümeti, Avam Kamarasında, bu kitabın bilimsel olmadığını, savaş sırasında propaganda için hazırlandığını resmen kabul etmiş. Aynı şeyi bizim içinde yapmasını istiyoruz. Eğer ellerinde bir tane gerçek somut belge varsa çıkarsınlar. Geçmişte çıkaramadılar. Türk politikacılarını, önde gelen Türk yöneticilerini sırf bunun için yargılamak amacıyla Malta’ya sürgüne yolladılar. Tek bir belge bulamadılar. Hepsini serbest bıraktılar. O bakımdan İngilizlerin elinde belge olsaydı bugüne kadar ortaya çıkarırlardı. Hiçbir belgeleri yok.

Biz biliyoruz ki, bu savaş propaganda bürosu ABD’yi I. Dünya Savaşına sokmaya ikna etmek için Amerikan kamuoyunu galeyana getirmeye ihtiyacı duymuşlar. Türkiye ve Almanya aleyhine 25 kişiden oluşan bir yazarlar grubu çağırmışlar. Ve demişler ki bu bir vatan görevidir. Türkiye ve Almanya aleyhine ne mümkünse yazın ki, Amerikan halkı kendi hükümetlerini sıkıştırsın ve Amerika savaşa girsin. Aynı tarihte Almanya’yı Amerika’ya bağlayan bir telgraf hattını kesmişler. Almanlar kendi görüşlerini Amerikan kamuoyuna duyuramamış. İngilizler de bu propaganda bürosu vasıtasıyla Amerikan kamuoyunu ayağa kaldırmış ve sonunda Amerika savaşa girmiş. Bu, işin tarihi kısmı. Ama bugün bu belgeler, bu sahte kitaplar, savaş propagandaları hala Türkiye aleyhinde kullanılıyor.

İşte Sayın Genel Başkanımız bunu dün Sayın Başbakana anlattı. Başbakan da olumlu karşıladı. Bizler Hükümete öneride bulunduk. Bu metin bizce hemen gönderilmeli çünkü Ermenilerin sözde soykırımının 90. yıldönümü Nisan’da ve dünyayı ayağa kaldıracaklar. Bunlar bunu yapmadan biz eğer girişimimizi başarıya ulaştırabilirsek bütün bu davalar boş çıkacak. Bunun bir savaş propagandası olduğu anlaşılacak. Bu işi sadece tarihçilere bırakalım demek yeterli olmaz. Biz gene de diyoruz ki, tarihçiler bunu araştırsın. Eğer bir belge bulurlarsa biz de görelim.

Sayın Dışişleri Bakanının Kretschmer hakkındaki sözlerini, doğrusunu isterseniz, pek diplomatik bulmadığımızı söylemeliyim. Politikacılar, özellikle Dışişleri Bakanları, üç kere düşünürler bir kere konuşurlar. Her kelimenizi seçeceksiniz. Eğer birini ağır bir şekilde eleştirmek istiyorsanız bunun yolu vardır. Ama bunun yolu gündelik lisanla, hakaretamiz bir üslupla konuşmak değildir. Diplomaside aynı anlama gelecek fakat daha kibarca seçilmiş kelimeler bulunur. Aksi takdirde karşı tarafa koz verirsiniz. Avrupa Parlamentosu’nun hem Hıristiyan hem Sosyal Demokrat grupları Sayın Dışişleri Bakanının bu sözlerini kınayan açıklamalar yaptılar. Hiç gerek yoktu. Biraz daha dikkatli konuşulduğu taktirde bu gibi sıkıntılar giderlebilir.

Ama az önce sorduğunuz öbür soru daha ciddi. Yaklaşık 15 günden beri Avrupa ve daha çok Amerikan kamuoyunda ve resmi çevrelerde Türkiye’ye karşı çok yoğun bir saldırı kampanyası başladı. Bu Robert Pollock’un The Wall Street Journal’da, Türkiye’yi Avrupa’nın hasta adamı ilan ettiği makalesi ile başladı. Türkiye hükümetini Alman Nazi Hükümetine benzetti ve bir sürü ipe sapa gelmez iddialarda bulundu. Arkasından Savunma Bakanı müsteşarı çıktı. O da Türkiye’yi çok hakketmediği bir şekilde eleştirdi. Derken başka yazılar çıktı. . Washington Post’da  Rubin’in makalesi çıktı, yine Ermeni soykırımı ile ilgili bir makale çıktı. Almanya’da Alman  basını Başbakanımızı XIV. Louis’ye benzeten yazılar yazdı. Ve tam bu sırada Amerikan Kongresi bir milyar dolarlık krediyi iptal etti.

Bütün bunları alt alta yazdığınız zaman gördüğünüz tablo şu: Türkiye’ye karşı bir hoşnutsuzlukları var. Acaba neden? Tecrübelerimiz şunu ortaya koyuyor: Yabancı devletlerin istediği on şeyden birini yapmasanız size düşman oluyorlar. Her dediklerini yaptırmaya alışmışlardır. Eğer bir istediğini yapamazsanız – mesela İncirlik’te bir uçuş hakkı istiyor ve siz veremediniz – o zaman sizi basın aracılığı ile sıkıştırırlar. Basın aracılığı ile size bunu yaptırana kadar baskı yaparlar. Yarın öbür gün IMF silahını kullanırlar. Bakın IMF hala Türkiye ile anlaşmaya yanaşmıyor. Bu gelişmelere bunu da bağlayabilirsiniz. Ekonomik silahları kullanırlar, basın silahını kullanırlar, başka silahlar kullanırlar. Beklediğiniz işleri yapmazlar, beklediğiniz kararları çıkartmazlar. Böylelikle size bu işi yaptırana kadar baskı yaparlar.

Maalesef son yıllarda Türk Hükümeti, yabancıların suyuna gitme ve onların her istediğini yapma yaklaşımı içerisindedir. Irak’ta böyle yaptılar, Kıbrıs’ta böyle yaptılar, AB’de böyle yaptılar. Bu bir alışkanlık haline geldi. Hükümet şu veya bu etkiyle bir itiraz edecek olsa bütün dünyayı Türkiye’nin başına yıkıyorlar ve böyle bir yakışıksız baskı aracı kullanıyorlar. Türk basınını da eleştiriyorlar. Bize düşen en büyük görev Türkiye’nin çıkarlarını korumak için ne gerekiyorsa onu yapmaktır ve Türkiye’nin çıkarları konusunda taviz vermemektir.

<!– /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:”"; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:10.0pt; font-family:”Times New Roman”; mso-fareast-font-family:”Times New Roman”; color:black; mso-ansi-language:DE;} h1 {mso-style-next:Normal; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; text-align:center; line-height:150%; mso-pagination:widow-orphan; page-break-after:avoid; mso-outline-level:1; border:none; mso-border-bottom-alt:solid windowtext .5pt; padding:0cm; mso-padding-alt:0cm 0cm 1.0pt 0cm; font-size:12.0pt; mso-bidi-font-size:10.0pt; font-family:”Times New Roman”; color:black; mso-font-kerning:0pt;} p.MsoTitle, li.MsoTitle, div.MsoTitle {margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; text-align:center; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; mso-bidi-font-size:10.0pt; font-family:”Times New Roman”; mso-fareast-font-family:”Times New Roman”; color:black; font-weight:bold;} p.MsoBodyText, li.MsoBodyText, div.MsoBodyText {margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; text-align:justify; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; mso-bidi-font-size:10.0pt; font-family:”Times New Roman”; mso-fareast-font-family:”Times New Roman”; color:black;} p.eref1, li.eref1, div.eref1 {mso-style-name:eşref1; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:0cm; margin-left:86.4pt; margin-bottom:.0001pt; text-indent:-32.4pt; mso-pagination:widow-orphan; mso-list:l0 level4 lfo1; tab-stops:list 86.4pt; border:none; mso-border-alt:thin-thick-thin-medium-gap #FF6600 18.0pt; padding:0cm; mso-padding-alt:1.0pt 4.0pt 1.0pt 4.0pt; mso-border-shadow:yes; font-size:10.0pt; font-family:”Times New Roman”; mso-fareast-font-family:”Times New Roman”; color:black; mso-ansi-language:DE;} @page Section1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} /* List Definitions */ @list l0 {mso-list-id:854415515; mso-list-template-ids:-745775550;} @list l0:level1 {mso-level-tab-stop:18.0pt; mso-level-number-position:left; margin-left:18.0pt; text-indent:-18.0pt;} @list l0:level2 {mso-level-text:”%1\.%2\.”; mso-level-tab-stop:39.6pt; mso-level-number-position:left; margin-left:39.6pt; text-indent:-21.6pt;} @list l0:level3 {mso-level-text:”%1\.%2\.%3\.”; mso-level-tab-stop:61.2pt; mso-level-number-position:left; margin-left:61.2pt; text-indent:-25.2pt;} @list l0:level4 {mso-level-style-link:eşref1; mso-level-text:”%1\.%2\.%3\.%4\.”; mso-level-tab-stop:86.4pt; mso-level-number-position:left; margin-left:86.4pt; text-indent:-32.4pt;} @list l0:level5 {mso-level-text:”%1\.%2\.%3\.%4\.%5\.”; mso-level-tab-stop:111.6pt; mso-level-number-position:left; margin-left:111.6pt; text-indent:-39.6pt;} @list l0:level6 {mso-level-text:”%1\.%2\.%3\.%4\.%5\.%6\.”; mso-level-tab-stop:136.8pt; mso-level-number-position:left; margin-left:136.8pt; text-indent:-46.8pt;} @list l0:level7 {mso-level-text:”%1\.%2\.%3\.%4\.%5\.%6\.%7\.”; mso-level-tab-stop:162.0pt; mso-level-number-position:left; margin-left:162.0pt; text-indent:-54.0pt;} @list l0:level8 {mso-level-text:”%1\.%2\.%3\.%4\.%5\.%6\.%7\.%8\.”; mso-level-tab-stop:187.2pt; mso-level-number-position:left; margin-left:187.2pt; text-indent:-61.2pt;} @list l0:level9 {mso-level-text:”%1\.%2\.%3\.%4\.%5\.%6\.%7\.%8\.%9\.”; mso-level-tab-stop:216.0pt; mso-level-number-position:left; margin-left:216.0pt; text-indent:-72.0pt;} ol {margin-bottom:0cm;} ul {margin-bottom:0cm;} –>


Bu belge Görsel Basın arşivinde bulunmaktadır.