TRT 2 – Ermeni İddiaları Hakkında

CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ONUR ÖYMEN’İN
22 ŞUBAT 2005 TARİHİNDE TRT2  KANALINA
VERDİĞİ MÜLAKAT

Uzunca bir zamandan beri Ermeni konusu Türkiye’nin üzerinde bir baskı unsuru gibi kullanılıyor. Soykırım iddiaları pek çok ülkede hiçbir bilimsel veriye dayanmamasına rağmen kabul ediliyor, parlamentolarda onaylanıyor ve Türkiye’nin tarihi karalanıyor. Biz yaptığımız araştırmalar sonucunda bu iddiaların tamamen bilim dışı, gerçek dışı savaş propaganda malzemeleri olduğunu tespit ettik. Bu konuda ünlü uluslar arası tarihçilerle konuştuk. En son bildiğiniz gibi Justin McCarthy’yi davet ettik. O da pek çok belgeyi gün ışığına çıkartmış önemli bir bilim adamıdır. Onun da bulgularından yararlanarak, biz bunun tamamen Türkiye’nin aleyhinde oluşturulmuş bir savaş propaganda aracı olduğunu saptadık. Şimdi TBMM olarak İngiliz Avam Kamarasına bir mektup yazacağız ve Ermeni terörünün temelini teşkil eden Mavi Kitap’ın bir savaş propaganda belgesi olduğunu ilan etmeye çalışacağız. Çünkü bu kitap bir Avam Kamarası yayını olarak ortaya çıkmıştır. Benzer bir Mavi Kitap da Almanya aleyhine hazırlanmıştı. O kitabın bir propaganda aracı olduğunu daha sonra İngiliz Avam Kamarası ilan etmişti. Bunu Türkiye için yapmadılar ve bu yüzden 90 yıldan beri Türk milleti atalarının suçlu olduğu anlamına gelen bir töhmet altında bırakılıyor. Biz bunu kabul etmiyoruz. Bilim adamlarının bir araya gelerek bu gerçekleri ortaya çıkarmalarını talep ediyoruz. Ama karşı taraf maalesef bilimsel araştırmaya yanaşmıyor. Biz arşivlerimizi açtık, Ermeniler açmıyor. Tam tersine bu işi siyasi bir boyuta getirerek buna engel olmaya çalışıyorlar.

Bizim bu konuda yıllardır yaptığımız pek çok çalışma var. Benim birkaç yıl önce yayınladığım Silahsız Savaş kitabında bütün bunlar açıkça anlatılıyor. Rahmetli Büyükelçi Kamuran Gürün’ün kitabında var. Ama ne yazık ki pek çok ülke kendi memleketlerindeki Ermeni azınlığın siyasi baskısına dayanamayarak bu belgeleri ve gerçekleri görmezden geliyor.

Yapılan çalışma tabii 1915’ten başlatılıyor. 1915’teki iddiaların bir savaş yalanı olduğu ortaya konuyor. Fakat şu da unutulmasın ki bu savaşlarla beyinleri yıkanan Ermeni militanlar 1975 yılından itibaren bizim kırk tane çok değerli diplomatımız katletmişlerdir. ASALA terör örgütünün bu eylemlerini Türkiye’nin Kıbrıs harekatından sonra başlattığı da bizim dikkatimizden kaçmamıştır. Devletimizin elinde ASALA’nın Kıbrıslı Rumlarla yakın işbirliğine dair bilgi ve belgeler vardır. Ayrıca Rumların PKK terör örgütüyle işbirliği yaptığına dair elimizde bilgi ve belgeler vardır. Unutulmasın ki, terör örgütü lideri Öcalan yakalandığında cebinde Kıbrıs Rum pasaportu vardı ve Nairobi’deki Yunanistan Büyükelçiliğinde yakalanmıştır. Biz bu bağlantıyı mutlaka ortaya çıkarmak zorundayız. Ben bizzat Dışişleri Bakanından bu konuyla ilgili bilgi ve belgeleri kamuoyuna açıklamasını istedim. Türkiye’nin nasıl bir tertiple karşı karşıya kaldığını bütün dünyaya anlatınız dedim. Bunu biz de yapmaya devam edeceğiz.

Geçmişte Ermeniler Amerikan Kongresinden bir Ermeni soykırımı kararı çıkartabilmek için girişimlerde bulundular. Biz o zaman Amerikan Kongre üyelerini Türkiye’ye davet ettik. Ben Siyaset Planlama Dairesi Başkanıydım ve bu projeden sorumluydum. Bir buçuk yılda yaklaşık 150 senatör, Kongre üyesi ve yardımcısını Türkiye’ye davet ettik. Onlara tüm bu gerçekleri anlattık ve çok aleyhimizde olan hava birden değişti. Ermeniler böylelikle soykırım kararını geçiremediler. Şimdi aynı çalışmayı Hükümet yapıyor mu yapmıyor mu bilmiyoruz. Biz son zamanlarda Amerika’dan heyetler davet edildiğini duymadık. Oysa yapılması gereken budur. Hem Amerika’dan hem Avrupa’dan çağıracaksınız. Türkiye’nin gerçeklerini anlatıp belgelerinizi göstereceksiniz. Bunu anlattığınız zaman insanlar etkileniyor. O gelen kongre üyelerinden bir bölümü Ermenilerin en hızlı savunucularındandı, daha sonra Ermeni tezlerine karşı en büyük tepkiyi gösterenler arasında yer aldılar.

Biz milli davalarda iktidar ve muhalefetin daima el ele vermesini savunuruz. AB’ye uyum yasalarında da bunu kanıtladık. Bu gibi konuları iç politika gelişmelerinin tamamen dışında düşünmek lazımdır. Bu tek bir iktidarın yapacağı bir iş değildir, bu bütün iktidarlar zamanında yapılması gereken bir çalışmadır. O bakımdan diğer ülkelerin de yaptığı gibi milli davalarda iç politikayı bir kenara bırakıp tam bir dayanışma içinde olmamız gerekiyor.

Ermeniler dünyanın dört bir yanını bu savaş yalanlarından kaynaklanan bilgilerle kandırıp her tarafa Ermeni anıtları diktiler. Biz daha şehit diplomatlarımız için bir anıt dikemedik. İşte şimdi CHP olarak buna öncülük yapmak istiyoruz. Bu girişime Ankara’da başlamayı düşünüyoruz, üzerinde çalışıyoruz, hazırlık aşamasındayız. En yakın zamanda bunu gerçekleştirmeyi düşünüyoruz.


Bu belge Görsel Basın arşivinde bulunmaktadır.