TRT, Sabah Haberleri

TRT / SABAH HABERLERİ
10.06.04

SORU: Konuğumuz CHP Genel Başkan Yardımcısı, Uyum komisyonu Başkan vekili Sayın Onur Öymen. Sayın Öymen hoş geldiniz programımıza.

ÖYMEN: Hoş bulduk efendim.

SORU: İlk önce dün gündeme damgasını vuran gelişmeyle başlayalım sohbetimize  kapatılan DEP ‘nin eski 4 milletvekilleri serbest bırakıldı ve Türkiye’nin AB üyeliği önündeki engellerden ikisi kaldırıldı şeklinde bugün basına da yansıyan haberler de bu yönde, önce ana dilin dışında iki lehçelerde yayınla başladı, ardından da bu karar çıktı. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

ÖYMEN: Bir kere bu kararı siyasi bir karar gibi yorumlamak yanlış olur. Bazıları Türkiye’de yargının AB baskı üzerine böyle bir kararın alındığı izlenimini taşıyorlar. Bence bu doğru değil. Yargı bağımsızdır Türkiye’de. Daha önce çeşitli baskılara karşı direnmiştir. O bakımdan hukukun gereği ne ise yargı onu yapmıştır. Biz bu sonuçtan memnunuz. Memnunlukla karşılıyoruz bu sonucun alınmasını. Ama bu vesileyle yargıyı siyasi rüzgârlara göre karar veren bir organ gibi görmemek, göstermemek gerektiğini düşünüyoruz. Yargıya olan saygınlığımızı hiçbir zaman azaltmamalıyız. İşin bir tarafı bu. Tabi ki eski DEP Milletvekillerinin serbest bırakılmaları çok olumludur, gelişmedir. Biz bu konularda Türkiye’nin Avrupa standartlarını benimsemesini istiyoruz. Avrupa’da bu gibi durumlarda bu gibi suçlara verilen cezalar ne ise Türkiye’de bundan farklı olmamalıdır. Yargılama usulleri de bundan farklı olmamalıdır. Bu eski milletvekillerinin tutuklanışı sırasında yaşanan olaylar Türkiye’ye itibar kazandırmamıştır. Bu gibi olayların bir daha yaşanmamasını temenni ediyoruz. Herkesin de bu gibi gelişmelerden kendine göre dersleri çıkarmasını ümit ediyoruz. Tüm kuruluşların, kurumların.

SORU: Sayın Öymen Türkiye Haziran ayında gerçekten çok önemli toplantılara ev sahipliği yapıyor, NATO Zirvesi , İslam Konferansı Örgütü , Dış İşleri Bakanları Toplantısı ve CHP’nin de üyesi olduğu Sosyalist Enternasyonal Avrupa’nın pek çok ülkesinde hükümette olan partilerin liderleri İstanbul’da ağırlanacaklar ve NATO Zirvesinin öncesine rastlıyor bu toplantı. Sosyalistlerin güçlendiği bir dönemde , üstelik de AB’ye üyelik yolunda muhafazakarların ve Hıristiyan Demokratların önünde gittiği bir ortamda Türkiye bu alanda Türkiye bu avantajı nasıl değerlendirmeli?

ÖYMEN: Bu çok önemli bir toplantıdır. 25- 26 Haziran tarihlerinde İstanbul’da yapılacak ,CHP’nin ev sahipliğinde yapılacak Sosyalist Enternasyonalin demokrasi ve insan hakları komitesidir. Bu üst düzeyde katılım bekliyoruz. Daha katılacakların listesi henüz tam belli olmadı. Onun için  bir açıklama yapamıyoruz. Ama önemli bir toplantı olacaktır. Burada inanıyorum ki NATO Zirvesinde olan pek çok  konu bizim toplantımızın da gündeminde olacaktır ve orada alınacak  kararlar, çıkacak sonuçlar kuşkusuz NATO’ya da bir mesaj niteliği taşıyabilecektir. Orada insan hakları alanında , demokrasi alanında yaşanan pek çok gelişme gündemin önemli maddelerini oluşturacaktır.İşte bu konunun , bu toplantının hazırlığını yapıyoruz şimdi. Bu toplantının Türkiye’de yapılıyor olması kuşkusuz yalnız partimiz için değil Türkiye için de büyük fırsattır. Türkiye’nin görüşlerinin tanıtılması için biz de orada bunu yapacağız. Sayın Genel Başkanımız bir konuşma yapacak. Çok sayıda yabancı gazetecinin gelmesini bekliyoruz. Onlara da Türkiye’nin görüşlerini , partimizin görüşlerini anlatmak için güzel bir fırsat olacak.

SORU: Bu üç toplantı ortak bir platform olarak kabul ediyor. Ama TBMM’de Anayasaya uyum yasaları   çerçevesinde çok ciddi bir çalışma hazırlığında ve Meclis’in  1 Temmuzda tatile girmemesi de gündemde. 60 günde  60 yasa hedefi var. Bu hedefe ulaşılabilir mi Sayın Öymen?

ÖYMEN: Evet. Bu çalışmaların daha önce başlamış olmasını temenni ederdik. Meclis’in takvimini her yıl zorlarsak milletvekillerinin Meclis dışındaki çalışmalarını da engellemiş oluruz seçim bölgelerinde. Zannediyorum ki bu çalışmalar , hukuk alanındaki bu çalışmalar daha erken başlayabilirdi. Biz çeşitli uyarılarda bulunmuştuk. Şimdi her halükarda ne yapılması gerekiyorsa hukuk alanında onun yapılması lazım. Yalnız bu vesileyle geçmişte örneklerini gördüğümüz gibi AB üyeliği ile ilgisi olmayan konuları da bunun arasına sokmamak lazım. Vaktiyle her  ara bir ibadethane açma girişimi gibi tasarılar olmuştu. Bu gibi yaklaşımları biz uygun görmüyoruz. Ama onun dışında AB’nin üyeliği için ne yapmak gerekiyorsa bunu birlikte yapacağız. Bu vesileyle şunu söyleyeyim bunu hiç kimse yanlış anlamasın ama yani bütün bu çalışmaları yalnız iktidarın eseriymiş gibi bazen  yurt içinde veya dışında yansıtılmaya çalışılıyor. Bazı yabancıların da bu yolda beyanlarını izliyoruz. İşin doğrusu şu ki bu iktidarla muhalefetin birlikte çalıştığı bir konudur. Bu milli bir meseledir. Türkiye’nin AB üyeliğinde biz en az iktidar kadar çalışıyoruz. Hem Meclis’te hem Meclis dışında yabancı ülkelerde ,daha mesela üç gün önce ben Almanya’da bu konuda iki konferans verdim.CHP’nin görüşlerini açıkladım. Ne kadar Türkiye’nin hakkı olduğunu anlattık Türkiye’nin AB üyeliğinin. Diğer son günlerde aday olan  ülkelerle kıyaslandığında Türkiye’nin bunların gerisinde olamadığını anlattık.Türkiye’ye haksızlık yapılmaması için çaba sarf ettik. Bazılarının CHP AB üyeliğine karşı olduğu yolundaki beyanlarını hayretle karşılıyoruz.

SORU: Peki bu kadar çok yasanın bu kadar kısa sürede çıkarılabilmesi için çeşitli tartışmalar da var. Yasa maddelerinin tek tek görüşülmesi yerine bir bütün olarak temel yasa niteliğinde görüşülebilmesi için bir iç tüzük değişikliği olabilir mi diye bir tartışma var. Siz nasıl bakıyorsunuz?

ÖYMEN: Şimdi Meclis’te geçerli olan usuller var, iç tüzük var. Anayasa Mahkemesinin aldığı kararlar da var. O bakından yasama sürecini zedelemeyecek , çıkacak metinlerin doğruluğunu olumsuz yönde etkilemeyecek bir çalışma düzeni lazım Meclis’te, komisyonlarda bunlar görüşülüyor. Bütün konuşmalar Genel Kurulda yapılmıyor. Konuşma komisyon çalışmalarını  yoğunlaştırmakta hiçbir engel yok. Mesela Avrupa Uyum Komisyonuna bunların getirilmesi çok yasa tasarısı maalesef Avrupa Uyum Komisyonuna getirilmeden Meclis’e sunuluyor. Mesela Son YÖK   tasarısı getirilmedi. Eğer getirilirse biz orda görüşlerimizi açıklama fırsatı bulabiliyoruz. Sanıyorum ki yoğun bir çalışma içine gireceğiz  Meclis olarak. Biz CHP olarak burada her türlü katkıyı sağlayacağız. Bundan  kimsenin kuşkusu olmasın. AB giriş meselesini biz hiçbir iç politika düşüncesiyle engellemeyiz. Bundan da kimsenin kuşkusu olmasın. Herkesin içi rahat olsun.

SORU: Sayın Öymen yasaların uygulanmasında aksaklıklar da var. Örneğin DGM’ler konusu yaşandığı gibi. DGM’ler kaldırıldı ancak onların yerine geçecek olan Organize Suçlar Mahkemesi daha sonra kibir tasarıyla  düzenleniyor. Yasal düzenlemelerin, yapısal düzenlemelerin hayata geçirilmesinde ne gibi aksaklıklar yaşanıyor? Bundan sonra bir tıkanma söz konusu olabilir mi? Olgunlaşmadan ortaya atıldığı tartışmaları var.

ÖYMEN:  Bu çalışmaların çok daha önce başlaması lazımdı. Açıkça söylenmesi gerekirse biz 1999 Aralık’ında Helsinki’de tam üyeliğe adaylık sıfatını aldığımız andan itibaren çok yoğun bir çalışma içine girmeliydik. Bazı çalışmalar yapıldı .Bazı anayasa değişiklikleri yapıldı geçmişte. Fakat bu çalışmaların çok daha önce başlaması gerekiyordu. AB’nin 10 binlerce sayfa tutan yasalarına, mevzuatına uyum için önceden harekete geçmesi gerekiyordu. Biraz yumurta kapıya gelince bu işler başladı açıkçasını söylemek gerekirse. O yüzden hem uygulamada hem yasama sürecinde bazı sıkıntılar yaşanıyor.Ama biz bir buçuk yıldır şu anda gündemde olan pek çok konuyu sonuçlandırabilirdik. Yani bu bizden kaynaklanmadı. Biz bu konularda elimizden gelen desteği sağladık. Öyle anlaşılıyor ki hükümet, bürokrasi yeterince hazırlıklı değildi bu çalışmalara. Biz yıllarca önce söylemiştik, AB’ye uyum sağlamak için en az 200 tane uzmana ihtiyacımız var. AB Hukukunu bilecekler, diğer ülkelerin mevzuatını bilecekler. Şimdi bakıyoruz, bir çık yasa tasarısı önümüze geliyor AB’nin uygulamalarıyla bağdaşmıyor. Onun için buna dikkat etmek lazım. İkinci bir unsur da biz demokratikleşmeden söz ederken bunu AB’nin dediklerini yapalım şeklinde anlamamak lazım. AB’nin istemediği ama bizim çok ihtiyacımız olan, gerçek demokratikleşme için çok ihtiyacımız olan , yasaların çıkarılması lazım. Mesela yurt dışında vatandaşlarımızın oy vermesine ilişkin anayasa değişikliği yapıldı ancak yasa değişikliği yapılmadı henüz. Hükümet bunları hiç  gündeme getirmiyor. Bunları gündeme getirmek lazım. Buna benze pek çok konu var. Mesela bugün İçişleri Bakanının Belediye Başkanlarını görevden alma yetkisi var anayasaya göre. Bu Avrupa ülkelerinde var mı? Sorduk  yok dediler. Peki niçin getirmiyorsunuz bunu Meclis’in gündemine ,niçin böyle bir yasa tasarısı  getirmiyorsunuz ? Bunun cevabı yok. Çünkü AB’nin şu anda istediği bunlar değil. Yani ne istiyorsa AB bugün onu yapalım anlayışı var. Bence bu çok sağlıklı bir yaklaşım değil. Yani böyle ir zaman baskısı altına girerek kendimizi esas yapmamız gereken görevleri yapamaz duruma getirmemeliyiz diye düşünüyorum.

SORU: Sayın Öymen süremizin sonuna geldik, ama ben çok kısa olarak Irak konusuna da değinmek istiyorum. NATO’nun Irak konusunda aktif bir rol oynayıp oynamayacağı da gündemde . Siz bu konuya nasıl bakıyorsunuz?

ÖYMEN:  Bu konuda ABD ve İngiltere’nin bazı beklentileri olduğunu biliyoruz. Fakat Fransa’nın farklı görüşleri var. Bunu da biliyoruz. BATO içinde bu konuda tam bir görüş birliğine ulaşılmış değil. O bakımdan bizim de çok dikkatli olmamız , çok ihtiyatlı olmamız lazım. Son BM  Güvenlik Konseyi kararının da  ABD’yi İngiltere’yi bu konuda heveslendirdiği anlaşılıyor. Yalnız orada bizim dikkat etmemiz gereken bir iki nokta var. Bu karar her halde olumlu yönde atılmış bir karar sayılmalıdır. Ama şurası unutulmamalı ki Irak’ta henüz seçim yapılmamıştır. Halkın iradesini temsil eden bir yönetim iş başına gelmemiştir madde bir. İkincisi,  yine bizi çok yakından ilgilendiren terörle mücadeleden çok kuvvetle bahsediyor bu tasarı, fakat Kuzey Irak’taki Türkiye’ye karşı faaliyet gösteren eski adı PKK olan bu örgüte karşı hiçbir eylem yapmıyor oradaki Koalisyon güçleri. Bu dikkatimizi çekiyor. Üçüncüsü de Türkmenlerin durumudur. Türkmenlerin haklarının korunmasını biz hem NATO toplantısı vesilesiyle hem de başka vesilelerle gündeme getirmeliyiz. Hükümetin bu konularda pek fazla sesini çıkarmadığını duyuyoruz. Orada 3 milyon insan var bizim soydaşımız. Bunların haklarının, çıkarlarının, anayasal haklarının mutlaka sağlanması lazım. Biz de bunun için çok yoğun çalışmalıyız diye düşünüyorum. Sıcak günler var. Yapılacak çok iş var. İşte bu konularda hükümetle muhalefet arasında daha yakın diyalog olması gerekiyor. Biz bunları iç politika meselesi yapmıyoruz. Ulusal menfaatlerle ilgili konular olarak görüyoruz ve her türlü işbirliğine de açık olduğumuzu söylüyoruz.

SORU: TBMM Uyum Komisyonu Başkan vekili ve CHP Milletvekili Sayın Onur Öymen çok teşekkür ediyorum verdiğiniz bilgiler için. Ayaklarınıza sağlık . İyi günler diliyoruz.

ÖYMEN:  Sağolun.


Bu belge Görsel Basın arşivinde bulunmaktadır.