Son Eklenenler:
- Kıbrıs’ta beklenmedik gelişmeler – Onur Öymen – Cumhuriyet Gazetesi – 18 Nisan 2025
- (Türkçe) SPUTNİK AJANSININ ADANA MUTABAKATIYLA İLGİLİ SORULARINA KARŞILIK VERDİĞİM MÜLAKAT 27 OCAK 2019
- (Türkçe) ODA TV’DEN NURZAN AMURAN’A VERİLEN MÜLAKAT 27 EKİM 2019
- (Türkçe) 3 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının 99. yıldönümü Hakkında 25 NİSAN 2019
- (Türkçe) CUMHURİYETTE “ ABD’NİN AMACI DEVLETÇİKLER OLUŞTURMAK” ADLI MÜLAKAT 24 AĞUSTOS 2019
- (Türkçe) GAZETE DURUM’DAN BAHADIR SELİM DİLEK İLE MÜLAKAT “VETO HAKKINI SONUNA KADAR KULLANMALIYIZ 23 MAYIS 2022
- (Türkçe) Cumhuriyet gazetesi Tuncay Mollaveisoğlu imzasıyla ve “Türkiye Geri Adım Atamaz” başlığıyla yayınlanan mülakat 22 TEMMUZ 2019
- (Türkçe) ABD BAŞKANI TRUMP’IN AMERİKA’NIN 1987 TARİHLİ ORTA MENZİLLİ NÜKLEER SİLAHLAR ANTLAŞMASINI (INF) ASKIYA ALMA KARARIYLA İLGİLİ OLARAK SPUTNİK HABER AJANSINA VE BAŞKA YAYIN ORGANLARINA VERİLEN DEMEÇ 22 ŞUBAT 2019
- (Türkçe) Türkiye’deki Demokrasi, İnsan Hakları, Basın Özgürlüğü ve Düşünce Özgürlüğü Alanlarındaki Eleştiriler Hakkında 21 KASIM 2019
- (Türkçe) Erdoğan ve ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence görüşmesi ardından 18 EKİM 2019

ATA TV – Kosova’nın Bağımsızlığını İlan Etmesi Hakkında
CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in Ata TV’ye verdiği mülakat
19 Şubat 2008
Sunucu: Kosova Bağımsızlığını ilan etti. İlan etmeden önce AB destekledi. ABD destekledi. Sırbistan doğal olarak ve Rusya karşı çıktı ve hala da bu tutumlar sürüyor. Önce nedenlerini bir konuşalım istiyorum. Neden AB ve ABD destek Rusya karşısında?
Onur Öymen: Kosova işine başından beri bakacak olursak orada NATO’nun gayretiyle Sırbistan saldırıları durdurulmuştu Kosova’ya ama buna rağmen 10 bin masum insan hayatını kaybetmişti. Yani Kosova son yıllarda Avrupa’da yaşanan en büyük dramlardan biridir ve Kosovalıların bu saldırılardan kurtarılmasında Türk hava kuvvetleri de çok etkili bir rol oynamıştı NATO çerçevesinde. O bakımdan, biz Kosovalıların bu duygularını, beklentilerini, düşüncelerini çok iyi anlıyoruz. Fakat Kosova’da bu son çıkan olaylar da gösteriyor ki, mesele o kadar basit değil çünkü Kosova’da sayıları hiç azımsanmayacak 300 bin civarında Sırp var. Bu Sırpların bulunduğu bölgeler, özellikle Mitroviçe bölgesi Kosova’nın en zengin maden yataklarının ve maden işleme tehisizlerinin bulunduğu bölge. Kosova Savaşının bitmesinden bu yana uzun yıllar geçmesine rağmen Sırplarla Arnavutlar arasında bir uzlaşma sağlanamadı. Sırbistan’ın da desteklediği bir çözüm sağlanamadı. Yani Sırbistan’ın gözünde bu Sırbistan’dan koparılan bir toprak gibidir ve Sırbistan yalnız da değil. Bunu destekleyen yalnız Rusya yok. Çin var. Başka ülkeler var. Güvenlik Konseyinde uzlaşma sağlanamıyor. AB’de de bütün ülkeler aynı görüşte değil. Çok zor bir durumdur. Şimdi bir bu boyutu var. İkinci boyutu, niçin Kosova’nın bağımsızlığını istiyorlar? Yani Amerikalılar ve bazı Batılılar? Kendilerine göre stratejik bir düşünceleri olduğu bellidir. Kosova bölgede stratejik öneme sahip bir ülkedir. Aynı zamanda zengin madenleri var ve Balkanların bütünlüğü içinde düşündüğünüz zaman Kosova’ya batı bloğun içine çekmek, batılıların içine çekmek Amerika için de bazı AB ülkeleri için de önemli bir hedef olabilir. Fakat başka açıdan bakınca Kosova’da başka sorunlarda var. Türkiye yalnız bu hava gücüyle bu saldırıları durdurmaya katkıda bulunmakla kalmadı Kosova’ya saldırılar sırasında en büyük insani yardımı yapan Türkiye oldu. 30 bin Kosovalıyı biz Türkiye’de misafir ettik ve barındırdık. Fakat sonra baktık ki, orada yaşayan Türk nüfusunun ciddi sorunları var. Görüldü ki, Yugoslavya’nın 1974 anayasasıyla sahip oldukları hakların bir bölümü ellerinden alınmak isteniliyor. Çok ciddi tartışmalar ve sorunlar yaşandı. Ben de o sırada NATO Daimi Temsilcisiydim. Bu tartışmaların bir bölümün içine biz de girdik. Biz NATO Konseyi olarak üç defa Kosova’ya gittik ve oradaki durumu yerinde gördük. Sorunları gördük. Bu bağımsızlıktan sonra meydana gelen olaylar gösteriyor ki, bu kolay bir iş olmayacak. Yani orada huzurun sağlanması, güvenliğin sağlanması kolay iş olmayacak bir. İki, oradaki azınlığın statüsü ne olacak? Hakları ne olacak? Güvenlikleri nasıl sağlanacak? Üçüncüsü, Kosova bağımsızlığının tanınmasını hak etmiştir de mesela Kuzey Kıbrıs hak etmemiş midir?
Sunucu: Ona gelmeden önce, tabii Çin, Hindistan tamam ama özellikle Rusya’nın karşı çıkış gerekçesi nedir?
Onur Öymen: Sırbistan’a verdiği destek işte bir Sırp-Slav dayanışması içinde olmaları dikkatten kaçırılmamalı. Rusya öteden beri Sırbistan’dan yana bir tavır almaktadır. Bu Yugoslavya’ya yönelik müdahale sırasında da görülmüştür. Daha sonra NATO’nun Kosova’ya yaptığı müdahale sırasında Ruslar da kendiliklerinden oradaki birliklere katılmışlardır ve belli kilit bölgeleri de kontrolleri altına almışlardır. Yani Rus birlikleri de Kosova’da NATO’yle birlikte görev yapıyor. Tek başına NATO yok. Rusların demin söylediğim gibi bir Slav dayanışması içinde olduklarını biliyoruz. Kendi ülkelerinde benzeri durumların ortaya çıkmasından endişe ediyor da olabilirler. Ama mesela Çin niye buna karşı çıkıyor? Başka ülkeler niye karşı çıkıyorlar? Belli ki, bu dünyada üzerinde uzlaşma sağlanamamış bir konudur. Acaba bir uzlaşma sağlanması için biraz daha çalışılsaydı ve herkesin mutabık kalacağı bir formül çerçevesinde bir adım atılsaydı daha iyi olmaz mıydı? Yani orada hemen bir filli durum yaratmak Amerika tanımaya hazır diye derhal bir adım atmak acaba zamanlama açısından en doğru adım mıydı? Bizim Kosovalılara çok büyük sempatimiz ve sevgimiz var. Ülkemizde Kosova kökenli 10 binlerce vatandaşımız yaşıyor. Onların duygularını da anlıyoruz ve bizim de içimizden geçen duygular daha farklı değildir. Ama biz şundan endişe ediyoruz: bu gelişmeler Kosovalı Arnavutları da rahatsız edebilir ve aynı zamanda oradaki başka azınlıkları da rahatsız edebilir. Yeni çatışmaların tohumlarını atabilir. Bir tehlike daha var. O da şu: Kosova’da bazı radikal unsurlar da var. Yalnız Kosova’da yok Arnavutluk’ta da var. Şimdi bunların hedefi büyük Arnavutluk projesidir. Yani Kosova’yı önce bağımsız yapacaksınız sonra Arnavutlukla birleştireceksiniz. Sonra Makedonya’da Arnavutların yaşadığı bölgeyi de bunlara katacaksınız ve büyük bir Arnavutluk çıkaracaksınız ortaya. Bu da bölgedeki dengeleri etkiliye bilecek bir durumdur. Makedonya’nın mesela rahatsızlığının arkasında bu yatıyor. E Romenler de çok rahat değil. Bulgarlar da çok rahat değil. Diğer Balkan ülkeleri de gönül huzuruyla bu adımlara alkış tutmuyor. O bakımdan çok karmaşık bir durumdur ve bu durumdan nasıl çıkılacağını da şimdiden kestirmek kolay değildir. Bizim ihtiyatla ayaklaşmamız lazım. Çok acele etmememiz lazım.
Sunucu: Sanki çok acele ettik ve hemen tandık gibi bir durum da söz konusu. Onu da değerlendireceğiz ama önce biraz daha Kosova’yı konuşalım. 1244 sayılı karar şu anda Kosova’da yürürlükte kalacak mı hala?
Onur Öymen: Şu sırada Kosovalıların güvenliklerini tek başlarına sağlayacak durumda olmadıkları bellidir. Yani oradaki uluslar arası gücün görevini bir süre daha devam ettirmesi öyle anlaşılıyor ki işin icabıdır. Şimdi ben oradaki durumu gördüm. Mesela Mitroviçe o kadar tehlikeli bir bölge ki, nehrin bir tarafında Sırplar yaşıyor bir tarafında Arnavutlar yaşıyor. Arnavutlar Sırp tarafına geçmeye kalkışınca saldırıya uğruyorlar. Her taraf dikenli tellerle çevrilmiş. Tanklar var. Fransız birlikleri orada güvenliği sağlamakta zorlanıyor. Şehrin bir tarafında bir hastane var. O hastaneye Arnavutları sokmuyorlar. Şehrin öbür tarafında bir postane var o postaneye Sırpları sokmuyorlar. Bu kadar gergin bir ortam var ve yıllardan beri bu halledilemedi. İşin bir de kültürel boyutu da var. Bu Kosova olaylarından sonra oraya yerleşen bazı Arap kökenli sivil toplum örgütleri, yardım kuruluşları baktık Osmanlılardan kalma camileri yıkıyorlar. Onun yerine mesela Vahabi üslubuyla cami inşa ediyorlar. Tarihi tahrip ediyorlar. Bizim türbeler var orada. Sultan Murat türbesi var. Yani Kosova kültürel açıdan da bizim sahip çıkmamız gereken, ilgilenmemiz gereken bir bölgedir ve demin de söyledim, orada yaşayan Türk nüfusun da haklarını, çıkarlarını, güvenliğini anayasal güvencelerini koruması için de bizim katkıda bulunmamız lazım.
Sunucu: Peki, gelelim emsal konusuna. Kuzey Kıbrıs için emsal oluşturur mu? İngiltere bunun emsal oluşturmayacağını açıkladı.
Onur Öymen: Amerikalılar da açıkladılar. Yunanistan ilk önce bunu söyledi. Yunanistan bunu söyler söylemez Amerika aynı doğrultuda bir açıklama yaptı. Şimdi belli ki, Kıbrıs’ta Türkler ne kadar haklı olurlarsa olsunlar, ne kadar onların lehine dünyada emsal olursa olsun Kıbrıslı Türklerin kendi gerçek bağımsızlıklarını tanımaya yanaşmıyorlar bu gibi büyük devletler. Bu, Kıbrıs’a yönelik stratejik hesaplarının, politikalarının bir icabıdır. Bizim de hesabımızı buna göre yapmamız lazım. Yani illa Türkleri Rumların kabul edeceği bir tavizin vermeleri suretiyle Kıbrıs Meselesini çözmeye çalışıyorlar. Bu çok haksızlık. Yani siz orada Arnavutlara, Sırpların kabul edeceği bir çözümü benimsemeleri için bir baskı yaptınız mı? Yapmadınız. Orada daha bir devlet kurulmadan bütün dünyayla Piriştina havaalanı arasında uçak bağlantısına izin verdiniz mi? Verdiniz. Kabul etiniz mi? Ettiniz. Ticaret ambargosu uyguladınız mı? Uygulamadınız. Ama Kıbrıs Türklerine bunların hepsini yapıyorsunuz. Bu bir zulümdür, eziyettir. Kıbrıslı Türklere bu büyük bir haksızlıktır ve dünya 1963 yılının Noellinden beri 1964 yılının başından beri Kıbrıslı Türklere ve Türkiye’ye de çok büyük haksızlık yapıyor. Johnson Mektubunu unutmadık. Türklerin oradaki soydaşlarını kurtarması için sarf ettiği çabaların nasıl engellendiğini unutmadık ve Türkiye’nin en sonunda bıçak kemiğe dayandığında müdahale etmesinden sonra nasıl Türkiye’ye karşı ve Kıbrıs Türklerine karşı böyle bir adeta cephe kurulduğunu görmezlikten gelemeyiz. Bugün de bu açıklamalara bakın. Yani eğer tanıyacak durumda değilseniz hiç değilse bir şey söylemeyin. Diplomaside laf çok ama derhal birinci günde “bu emsal oluşturamaz. Biz Kıbrıslı Türkleri tanımayız” diyerek bir tavır koyuyorsunuz. Bunlar bizim müttefiklerimiz. Yani Türkiye müttefiklerinden daha anlayışlı tavır bekliyor Kıbrıs konusunda. O bakımdan biz bu yaklaşımları çok yadırgıyoruz ve Hükümeti de biraz daha kararlı bir tutum izlemeye davet ediyoruz. Yani dışarıdan baskı geldi diye Kıbrıs’ta taviz verelim. Dışarıdan baskı geldi diye azınlıklar konusunda taviz verelim. Ekümenlik konusunda taviz verelim. Bunun sonu yok. Bu yolun sonu yok ve dünyada başarılı olan ülkeler dış baskılara direnmesini bilen ülkeler. Atatürk dönemindeki Türkiye’yi hatırlayınız bir de bugünkü Türkiye’ye bakınız. Yani böyle bir demeç verildiğinde öyle bir demeçle cevap vereceksiniz ki, bir daha unutmayacaklar.
Sunucu: Yine Kosova örneğinden yola çıkarak Kuzey Irak bağımsızlığını ilan ederse ne olur?
Onur Öymen: Irak’la Kosova arasında yapısal bir fark var. Kosova’da büyük çoğunluk Arnavut’tur. Irak’ta ise ayrılması istene, ön görülen, bazılarınca teşvik edilen grup bir azınlıktır. Yani onların, azınlığın ayrı bir devlet kurması orada isteniliyor. Bunu yaptığınız zaman o zaman öbür gruplar da ayrı devletler kuracak. Irak’ı üçe böleceksiniz ve Irak’ı üçe böldüğünüz zaman orada yeni bir Filistin yaratacaksınız. Kuzeyde ve Güneyde petrole sahip iki devletçik ortada petrolü olmayan bir Sünni devletçik ve bunun doğurabileceği yansımalar bütün bölgeyi etkileyecek. Bütün petrol dengelerini etkileyecek. İran’ın güneyde kurulacak bir Şii devleti üzerinden Körfeze nüfusunu yaymasını nasıl engelleyeceksiniz? Suriye ve Hizbullah üzerinden Akdeniz’e nüfusunu yaymasını nasıl engelleyeceksiniz? Yani Pandoran’ın kutusunu açmış oluyorsunuz. Bence Irak’ta yapılması gereken şey bütünleşmedir. Bakın şimdi, bir nokta daha var: şu anda Kosova Sırbistan’ın yönetiminde söz sahibi mi? Değil. Irak’ta öyle mi? Irak’ta devlet başkanı Kürt asıllı, Dışişleri Bakanı Kürt asıllı, Irak Parlamentosunda elliden fazla 70 civarında milletvekili Kürt asıllı. Yani orada devlet yönetiminde bu gruplar iç içe girmişler. Kosova öyle değil. Kosova tecrit edilmiş bir bölge bir ülke. Şimdi bizim Hükümete tavsiyemiz biraz tabii acele etme eğiliminde olduklarını anlıyoruz. O yolda da adımlar atmakta olduklarını da görüyoruz fakat bizim Hükümete tavsiyemiz Kosovalılara bütün manevi desteğimizi verelim. Mümkünse ekonomik yardım yapalım. Her şey yapalım. Yalnız biraz gelişmelere bakalım ve daha vahim bir durumun ortaya çıkmasına biz katkıda bulunmayalım en azından.
Bu belge Görsel Basın arşivinde bulunmaktadır.