NTV – BM Silah Denetçileri Raporu ve Irak

NTV

27.01.2003

SİLAH DENETÇİLERİ RAPORU ÜZERİNE YAPILAN MÜLAKAT
Soru: Sn. Öymen, ABD yeterli bahaneyi bulabildi mi sizce?

O.Öymen: Şimdi, bu raporlardan anlaşılan en önemli nokta şudur. Bu çalışma bitmiş değildir.  Her iki denetçi de önümüzdeki dönemde muhteemel çalışmalarının devam edeceğini söylüyorlar.  O bakımdan şu anda bitmiş bir çalışma gibi bunu göremeyiz. Şimdi yapılan bazı tespitler var, bunlardan bir tanesi Irak’ın geçtiğimiz haftalarda birkaç ay içinde yakın işbirliği yaptığı  söyleniyor.  O bakımdan bu işbirliğinin sürdürülmesi  önem taşıyor.   Şimdi açıkçası söylemek gerekirse, bu raporlara bakarak derhal bir askeri müdaheleyi haklı saymak mümkün değildir.  Bu raporların doğal sonucu barış denetçilerine güvenilmesi gereğidir. Zaten İngiliz Daimi Temsilcisinin sözlerinde de bunun işaretini görüyoruz.  Bu raporlar bir askeri müdaheleyi derhal bir askeri müdaheleyi haklı çıkaracak bilgiler içermiyor.  Şunu söylüyor;  bir taraftan Irak işbirliği yapıyor deniliyor, bir taraftan bazı eksiklerden bahsediliyor bu önemlidir.  Biyolojik silahlarla ilgili, şarbon silahı ile ilgili eksik bilgilerden bahsediliyor.  Belli bir miktarda biyolojik silahın imha edildiği hakkında kuşkular var.  Bunlar önemli unsurlar.  Nükleer silah üretimi ile ilgili olarak bir bilim adamında ele geçirilen belgelerden bahsediliyor.  Bu da önemli, işte bu silahların üretiminde gerekli olan aliminyum tüpler meselesi önemli.  Yani bazı kuşkuların bazı eksikliklerin olduğu muhakkak.  Ama sizin de başında söylediğiniz gibi ucundan duman tüten bir silahın da ele geçirilemediği görülüyor.  Bu durumda bence doğal olarak yapılması gereken şey barış denetçilerine biraz daha süre vermektir.  Zaten kendileri de bunu telkin ediyor.  Atom Enerjisi Komisyonu Başkanı Sn.Muhammed El Barabey’in birkaç aydan bahsettiği dikkatimizi çekti.  Beliki uluslararası kamuoyu daha kısa sürede sonuç almak isteyecektir.  Ama bugün eldeki verilerin bir askeri müdaheleyi, bir askeri müdahele yoluyla Irak’ın zorlanmasını haklı çıkaracak veriler olmadığı kuşkusuzdur. Şimdi, şu sırada Irak’a da bir çağrı yapmak gerekiyor.  Irak’ın eğer bir süre verilecekse bu süreyi en iyi şekilde değerlendirerek, henüz sunamadığı bazı bilgileri yani bazı belgelerin imha edildiğini falan söylüyorlar.  Bunlar çok ikna edici sözler değil, mutlaka bu belgelerin bulunması lazım.  Eskiden üretilmiş olan silahların imha edildiğinin kanıtlanması lazım.  BM’in 1441 sayılı kararı, bu kanıtlama görevini Irak’a veriyor.  Bu bakımdan bu görevi yerine getirmek için eğer bir süre tanınacaksa Irak’ın çok aktif şekilde hareket etmesi lazım.  O hazırladığı uzun raporu tamamlayıcı bazı bilgiler vermesi gerekiyor.  Bu programların üretiminde görev yapmış bilim adamlarıyla görüşmelerde bazı sıkıntılar olduğu görülüyor.  Bu temasların kolaylaştırılması gerekiyor. Dünya kamuoyunun Irak’ın hakikaten bu silahları üretmediğinden ve elindeki mevcut stokları imha ettiğinden emin olması lazım.  Eğer bu olduğu takdirde bir askeri müdahelenin sebebi kalmayacak ve Dünya kamuoyunu bunun için ikna etmek mümkün olmayacak.  Bu nedenle zannediyorum ki eğer bir süre verilirse bu sürenin çok iyi deeğerlendirilmesi gerekiyor ama bugünkü koşullar askeri müdahelenin zorunlu olduğuna dünya kamuoyunu ikna edbilecek koşullar değildir.  Bugünkü açıklamalar bence böyle bir izlenim uyandırmıştır.  Yani biraz zamana ihtiyaç var.  Bir askeri müdaheleyi gerektirecek koşullar biraraya gelmiş değil.

Soru: Efendim ne dersiniz Çarşamba günü neler olacak, süreyi alabilecekler mi denetçiler?

O.Öymen: Evet, benim tahminimce önümüzdeki Çarşamba günü silaahsız mücadele yönünde bir karar alınacaktır.  BM Güvenlik Konseyi Üyeleri eğer oybirliğiyle bu raporlara dayanarak bir askeri müdaheleye olanak sağlayacak bir karar alırlarsa bu benim için bir sürpriz olur.  Ama şunu da söylemek lazım.  Bu iş bitmiş değildir,eksikler vardır, Irak’ın BM ile aktif işbirliği yapmaya devam edeceği yolundaki açıklamaları, Sn. Büyükelçinin aöıklamaları cesaret vericidir. Ylanzı denetçilerin raporlarındaki bir iki eksiklikleri de hafife almamak lazım, göz ardı etmemek lazım. Türkiye gibi ülkelere düşen zannediyorum şu sırada Irak’a daha da sıkı işbirliği yapması için BM denetçileriyle telkinde bulunmaktır.  Biz bunu yaptığımız takdirde barışa da katkıda bulunmuş oluruz.  Yani bir savaş tehlikesi geçmiş değildir.  Belki yarın bir askeri müdaheleyi gerektirecek bir durum mevcut değildir.  Ama bu raporları bir ara rapor gibi düşünmek lazımdır.  Durum ciddiyetini korumaktadır.  Bizim şu anda Irak’tan beklentimiz BM’le daha sıkı işbirliği yapmaktır.  Bu raporda belirtilen, her iki raporda belirtilen eksikliklerin giderilmesi ve Dünya kamuoyunu da tatmin edecek cevapların denetçilere verilmesi lazımdır.  O takdirde savaş ihtimali ortadan kalkmış olacaktır diye düşünüyorum.  Ama bugün için bu ihtimalin ortadan kalktığını söylemek çok çok erken olur.  Bizim aktif diplomasiye devam etmemiz gerekiyor.

Çok teşekkür ediyoruz efendim.


Bu belge Görsel Basın arşivinde bulunmaktadır.