Yeniçağ TV – Anayasa Değişikliği hakkında

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in
Yeniçağ TV’ye verdiği mülakat
4 Ocak 2008

Sunucu: …

Öymen: Bir kere eski anayasayı ortadan kaldırarak yepyeni bir anayasa hazırlanması fikri üzerinde kamuoyunda tartışma açılmış. Mecliste tartışma açılmış değildir. Halkın görüşü alınmış değildir. Şimdi yepyeni anayasa ne zaman hazırlanır? Bir rejim değişikliği olduğu zaman hazırlanır. Bir ihtilal olmuştur, bir savaş olmuştur, bir rejim değişikliği olmuştur, yeni bir Cumhuriyet kurulmuştur. Böyle dönemlerde yeni anayasa hazırlanır yoksa anayasa değiştirilmez. Anayasanın maddelerinde değişiklik olabilir ama topyekûn anayasa değişikliği bir rejim değişikliği düşüncesini akla getirir. Buna önce itiraz etmek lazım yani kamuoyumuzun büyük bir bölümü buna itiraz edecekken maalesef yeni anayasanın burası mı kötü burası mı kötü? Tamamı kötü. Yani anayasa fikri yanlış. Bunu anlatmaya çalışıyoruz. Mücadeleye bu noktada vermek lazım. Yoksa o maddesi böyle mi olsun bu maddesi şöyle mi olsun tartışmasını açtığınız zaman sonunda onlar Meclisteki çoğunluklarından yararlanarak istedikleri gibi bir metin çıkarırlar. Mesela mevcut anayasaya sahip çıkmaktır. Onun değiştirilecek maddeleri varsa onu değiştirmektir.

Sunucu: …

Öymen: Gayet tabii ama buna itiraz etmek lazım. Buna tepki koymak lazım. Bir kere bu iktidar yepyeni bir anayasa yapmak için nereden kaynağını alıyor? Şimdi anayasamızda, anayasamızın değiştirileceğine dair madde var. 175. madde anayasanın hükümleri nasıl değiştirilir bunu öngörüyor. Ama yepyeni anayasa yapma yetkisi vermiyor. Üstelik şunu da belirtmek lazım ki, anayasamıza göre hiçbir makam kaynağını anayasadan almayan bir yetki kullanamaz. Yani bu Hükümet yepyeni anayasa hazırlama yetkisini nereden alıyor? Anayasanın hangi maddesi Hükümete bu yetkiyi veriyor? Şimdi biz bunları tartışacağımıza iktidarın oyunlarıyla bunu yedire yedire, yavaş yavaş kamuoyunu alıştırarak yani yepyeni anayasa fikrini milletin içine sindirecekler de ondan sonra bunların maddeleri tartışılacak ve sonunda da istediklerini yapacaklar. Stratejileri bu. Şimdi bu oyuna gelmemek lazım. Ne basının bu oyuna gelmesi lazım ne siyasi çevrelerin, partilerin, akademik çevrelerin. Yani bir kere “bir dakika” diyeceksiniz “yeni anayasa fikri nereden çıktı?” Siz karalaştıracaksınız, kendinize göre seçtiğiniz bir bilim adamları kuruluna görev vereceksiniz, onlar metin hazırlayacak, sonra siz bakacaksınız ve iktidar partisi olarak neyi uygun görürseniz işte öyle olacak taslak. Onun üzerine lütfedeceksiniz ve hadi millet görüş söylesin. Orada bile diyeceksiniz ki, “üniversiteler karışmasın. Herkes kendi işine baksın.” Baroların girişimine elinizin tersiyle iteceksiniz. Yani dilediğinizi yapacaksınız. Bu memleketin rejimini değiştirmek istiyorsunuz. Bunu hala göremiyor muyuz biz? Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin temellerini sarsıyorlar. Belli ki amaçları adım adım laikliği erozyona uğratmak. Laikliği aşındırmaktır.

Sunucu: …

Öymen: İşin esası şu: anayasanın 63 maddesi değişmiş. Yani şimdiye kadar yapılan değişikliklerle anayasa ilk hazırlandığı şekilden çok farklı bir hale getirilmiş. Bunun ötesinde de bazı değişiklikler gerekiyorsa ki gerekiyor mesela milletvekili dokunulmazlığı gibi o zaman bu konudaki önerilerinizi getirisiniz daha önce yaptığımız gibi Mecliste tartışırız ve gerekli değişiklikleri yaparız. Yani şimdi bu noktada durmak lazım. Yani illa yepyeni bir anayasa yapalım. Nasıl yapalım? İşte bir kurucu Meclis oluşturacaksınız. Halka bir kere önce soracaksınız. Eski Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun bu konuda çok esaslı mütalaaları var. Yani “bu şekilde giderseniz gayri meşru olur” diyor “çünkü iktidarın böyle bir yetkisi yok” diyor. Önce referandumla halka soracaksınız yepyeni bir anayasa istiyor musunuz? İstiyorsa bir kurucu meclis oluşturacaksınız. Sıfırdan başlayarak bu kurucu meclis yeni bir anayasa hazırlayacak. Sonra tekrar halka giderek bu anayasayı halkın onayına sunacaksınız. Yani yepyeni bir rejim getirmekse amacınız bunu yöntemi bu. Siz ama böyle bir niyetiniz filan yok. Siz diyorsunuz ki, “ben rejim de değişecek olsa bunu ben kararlaştırırım.” Rejimi değiştirmeyi siz kararlaştıracaksanız bu anlayışın demokrasi içinde yeri yoktur. Demokrasilerde bu işler böyle olmuyor.

Sunucu: …

Öymen: Efendim, kendileri açıkladılar. Bizim bir şey söylememize gerek yok. bir profesör AKP milletvekili daha anayasa lafını ilk ortaya atarken “biz bu anayasadaki Atatürk ilkelerini çıkaracağız” diyor. “Anayasalar renksiz ve kokusuz ve tarafsız olur” diyor. Yani Atatürk’e karşı tarafsız olacaklarmış. Kendileri itiraf ettiler bunu. Sonra basında yayınlanan metinlere bakıyorsunuz anayasanın başlangıç bölümünün birçok yerinde Atatürk ilkelerinden, devrimlerinden bahsedilen bütün bölümleri çıkarıyor. 9 paragraflık başlangıç bölümünü bir paragrafa indiriyor ve orada da Atatürk sadece barışçılığı ve çağdaşçılığı kalıyor. Atatürk ilkeleri ve devrimleri hepsi çöpe atılmış. Yani zihniyet bu. Bunların kafasının arkasındaki düşünce bu. Sonra Atatürk’ün millet fikri var. 1924 Anayasasından beri açın bakın Türkiye’de yaşayan hangi dinden hangi etnik kökenden gelirse gelsin Türkiye’de Anadolu’da yaşayan ahaliyi Türk Milleti denir diyor. Türk Milletini tarif ediyor. Bu tarifi değiştiriyorsunuz. “efendim seçenekler varmış. Seçeneklerden biri Türkiye2de yaşayan insanlara Türk vatandaşı denilirmiş.” Lafa bakın siz. Yani Türk milleti lafını kaldırıyor. Yani bu kadar ciddi değişiklikler öneriliyor. Yoksa efendim insan hakları için düşünmüşler filen bunların hiç biri inandırıcı değil. Çünkü zaten anayasada bir insan hakları konusunda yapılan bir değişiklikle bütün uluslar arası anlaşmaların Türk yasalarından önde gelmesini kabul etmiş durumdayız. Orada hukuk açısından kimsenin bize söyleyecek lafı yok. Ama bunların zihniyeti başka. Atatürk devrimlerini ve ilkelerini adım adım devletin temel yapısından uzaklaştıracaksınız, laiklik anlayışını kendi bildiğiniz biçime sokmaya çalışacaksınız, yani sizin niyetiniz bu. Onun için biz diyoruz ki bu son derece tehlikeli bir yoldur ve Hükümet bunda ısrar ederse Türkiye’de çok ciddi rejim tartışmaları olur.

Sunucu: …

Öymen: Fikirlere açığız dedi ama sonra YÖK bir fikir ortaya atınca “siz karışmayın bu işlere. Kendi işinize bakın” dedi. Bunların hangi sözlerine inanacaksınız? Hangi sözleri gerçek düşüncelerini yansıtıyor?

Sunucu: …

Öymen: Ben size tutumumuzu açıklıyorum. Söyleyeceğimiz şey gayet basit, anayasanın hangi maddesi sizi rahatsız ediyor? Hangi maddesi rahatsız ediyorsa gelin konuşalım. Söyleyeceğimiz bundan ibaret. Ama siz öyle demiyorsunuz. Tamamı rahatsız ediyor. Böyle bir şey olabilir mi? Tamamı rahatsız ediyorsa demek ki bu rejim beni rahatsız ediyor demektir. Başka türlü anlaşılmaz bu.

Sunucu: …

Öymen: Efendim, işte size örneğini anlatıyorum. Amerikan Anayasası mesela 220 yıl önce yapılmış ve hala yürürlükte. 220 yıldır kimsenin aklına gelmemiş dünyada bu kadar değişiklik oldu biz de bali bizim anayasamızı değiştirelim diye. Amerika’da kimsenin aklına gelmemiş. Alman Anayasası, Japon Anayasası, İtalyan Anayasası bunlar II. Dünya Savaşından sonra rejimler değiştiği için yapılmış ve bir daha da kimse değiştirmemiş. Yeni anayasa yapalım dememiş. Fransız Anayasası 4. Cumhuriyetten 5. Cumhuriyete geçiliyor. Başkanlık sistemine geçiliyor. Yeni bir devlet anlayışı. O zaman 1958’te değiştirilmiş. Birçok anti-demokratik hükmü var fakat kimse yeni bir anayasa yapalım demiyor. Yani dünyadaki uygulamalar bunlar. Efendim bizim anayasamızın hazırlanışında askerlerin rolü olmuştu. İşte askeri zamanda hazırlanmıştı. Peki, Japon Anayasası nasıl hazırlanmıştı? Japon Anayasasını işgal kuvvetleri komutanı yazdırmıştır. Alman Anayasası nasıl hazırlanmıştı? 1948’te Londra’da toplanan müttefik işgal kuvvetleri temsilcileri tarafından hazırlanmıştı. Hazırlayan komitenin içinde bir tane Alman yoktu. Yani kökenine giderseniz her ülkenin kökeninde böyle bugün çok sevinçle hatırlamayacakları olaylar vardır. O bakımdan şimdi siz bakacaksınız bu anayasa kaç defa değiştirildi? Neydi? Ne hale geldi? Buna rağmen değiştirilmesi gereken maddeleri var mı onun üzerinde çalışacaksınız. Yani böyle topyekûn bir anayasa değişikliği gerçekten son derece sakıncalı bir yetki tartışmasına yol açar. Rejim tartışmasına yol açar.


Bu belge Görsel Basın arşivinde bulunmaktadır.