Son Eklenenler:
- Kıbrıs’ta beklenmedik gelişmeler – Onur Öymen – Cumhuriyet Gazetesi – 18 Nisan 2025
- (Türkçe) SPUTNİK AJANSININ ADANA MUTABAKATIYLA İLGİLİ SORULARINA KARŞILIK VERDİĞİM MÜLAKAT 27 OCAK 2019
- (Türkçe) ODA TV’DEN NURZAN AMURAN’A VERİLEN MÜLAKAT 27 EKİM 2019
- (Türkçe) 3 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının 99. yıldönümü Hakkında 25 NİSAN 2019
- (Türkçe) CUMHURİYETTE “ ABD’NİN AMACI DEVLETÇİKLER OLUŞTURMAK” ADLI MÜLAKAT 24 AĞUSTOS 2019
- (Türkçe) GAZETE DURUM’DAN BAHADIR SELİM DİLEK İLE MÜLAKAT “VETO HAKKINI SONUNA KADAR KULLANMALIYIZ 23 MAYIS 2022
- (Türkçe) Cumhuriyet gazetesi Tuncay Mollaveisoğlu imzasıyla ve “Türkiye Geri Adım Atamaz” başlığıyla yayınlanan mülakat 22 TEMMUZ 2019
- (Türkçe) ABD BAŞKANI TRUMP’IN AMERİKA’NIN 1987 TARİHLİ ORTA MENZİLLİ NÜKLEER SİLAHLAR ANTLAŞMASINI (INF) ASKIYA ALMA KARARIYLA İLGİLİ OLARAK SPUTNİK HABER AJANSINA VE BAŞKA YAYIN ORGANLARINA VERİLEN DEMEÇ 22 ŞUBAT 2019
- (Türkçe) Türkiye’deki Demokrasi, İnsan Hakları, Basın Özgürlüğü ve Düşünce Özgürlüğü Alanlarındaki Eleştiriler Hakkında 21 KASIM 2019
- (Türkçe) Erdoğan ve ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence görüşmesi ardından 18 EKİM 2019

TV8 – Erkan Tan’la Başkentten Porgramı
CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in TV 8 “Erkan Tan’la Başkentten” Programına Verdiği Mülakat
3 Mart 2009
Erkan Tan: Merhaba sevgili dostlar. Bugün program konuğumuz CHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Onur Öymen. Hoş geldiniz efendim programımıza.
Onur Öymen: Hoş bulduk efendim. Biraz geciktim, kusura bakmayın. Sayın Karayalçın Ankara Belediye Başkanı olunca trafik rahatlayacak, biz de zamanında geleceğiz. Trafik maalesef perişan halde.
Erkan Tan: Hem iktidar hem de belediyeler memleketi iyi yönettiklerini söylüyorlar.
Onur Öymen: Yönetiyorlar mı yoksa yürütüyorlar mı onu bilemeyeceğiz. Her şeyi yürütüyorlar da trafiği yürütemiyorlar.
Erkan Tan: Peki, CHP bu sefer Ankara’yı alabilecek mi sizce?
Onur Öymen: Bence alacaktır. Sayın Karayalçın çok iyi bir aday ve mevcut belediye başkanından da çok büyük şikayetler var. Sayın Kılıçdaroğlu ile beraber katıldıkları televizyon programında gördünüz, kendisi perişan oldu ve Kılıçdaroğlu’nun hiçbir sorusuna cevap veremedi. Ankara halkına ne kadar önemli zararlar verdiğini millet artık gördü. Zannediyorum ki, bundan sonra Ankara halkı bir daha kendisine şans tanımayacak.
Erkan Tan: Melih Gökçek, Kemal Kılıçdaroğlu’nu müfteri ilan etti ve hiçbir iddiasının belgesi olmadığını ileri sürerek kendisine iftira attığını söyledi.
Onur Öymen: Sayın Kılıçdaroğlu hiçbir zaman belgesiz konuşmuyor. Belgeleri çıkarttığı zaman da karşısındakiler sapır sapır dökülüyor. Şimdiye kadar gidenleri biliyorsunuz, bundan sonrakiler de yoldadır.
Erkan Tan: Basında Başbakan Erdoğan’ın Sayın Baykal’ın ithamları üzerine kendisine dava açtığı haberleri yer aldı. Başbakan “Sana çok iyi bir cevap verirdim ama siyaseti bıraktıktan sonra” dedi. Sizce Baykal’ın kullandığı “maganda “ kelimesi üslup olarak doğru bir söz mü?
Onur Öymen: Sayın Baykal o sözleri herhalde durup dururken söylememiştir. Sayın Başbakanın üslubu sürekli bir hakaret üslubudur. Başbakan her ağzını açtığında ya Muhalefete ya da basına hakaret ediyor. Karşısındakine saygı gösterme ve eleştirilere cevap verme alışkanlığı yoktur. Birisi kendisini eleştirince o eleştirinin cevabını vereceğine eleştiride bulunan insana hakaret ederek öfkeyle bağırıp çağırıyor. Davos’ta Şimon Peres’e “sesiniz yüksek çıkıyor, acaba bu bir suçluluk kompleksinden mi kaynaklanıyor?” demişti. Biz de soruyoruz; acaba Sayın Başbakanın sesi neden bu kadar yüksek çıkıyor?
Sayın Baykal bu sözü durup dururken söylememiştir. Başbakan sürekli ortamı geriyor. Bu memleketin bu kadar gerginliğe tahammülü yoktur. Başbakan sürekli gerilim yaratıyor çünkü eleştiriler karşısında eziliyor, söyleyecek lafı yok. “Siz işsizliğe çare önerin, ben yapamazsam görevi bırakırım” diyor. Sayın Baykal da ciddi bir araştırma yaparak yedi tane öneride bulundu. İş çevreleri ve basın bu önerileri olumlu karşıladı ama Başbakan hakaretle cevap vererek “sen işine bak” dedi. Kimi azarlıyorsun, buna ne hakkın var? Sen kim oluyorsun? Muhalefet liderine karşı böyle bir üslup kullanma hakkını sana kim veriyor? İşte böyle bir üslupla konuşursanız öyle bir cevap alırsınız.
Erkan Tan: Bir izleyicimiz “Madem işsizlik için önerileriniz vardı, bu duruma gelene kadar neden söylemediniz? İşiniz gücünüz muhalefet. Fikri bile muhalefet yapmış olmak için üretiyorsunuz.” şeklinde bir mesaj göndermiş.
Onur Öymen: Gayet tabii ki işimiz gücümüz muhalefet. Biz iktidar olsaydık bu sıkıntıları çekmeyecektik. Muhalefetin işi budur. Gayet tabii ki eleştireceğiz. İşsizlikle ilgili önerilerimizi aylardan beri söylüyoruz. Dinleyen yok. Türkiye’de son on ayda 645 bin kişi işini kaybetmiş, üç milyon vatandaşımız işsiz. Hükümetin işsizliğe çare bulması gerekirken tek yaptıkları iş, muhalefete saldırmak, bağırmak, çağırmak, önüne geleni azarlamak. Böyle bir üslupla Türkiye’yi yöneteceklerini zannediyorlar. Eğer böyle olsaydı dünyada bütün devlet adamları bağırıp çağırarak meselelerini hallederlerdi. Niçin Başkan Bush veya Obama şimdi ekonomik krizi bağırıp çağırarak halletmiyor?
Erkan Tan: “CHP’nin taraftarlarının o bayana davranışı iç yüzlerinin dışa vurmuş halidir. Hele Bağcılar ilçe başkanının konuşması ve kadını suçlaması hiç kabul edilir değil. İyi ki bayanı soymadılar” ve “Baş örtülülere seçimde cici cici, sonra öcü öcü. İkili oynuyorsunuz” şeklinde iki mesaj var.
Onur Öymen: Biz bayanları soymuyoruz ama iktidar memleketi soyuyor; aramızdaki fark budur. Seçim kampanyaları sırasında kimse küçük oyunlar yapmaya kalkışmasın. Ciddi bir işle uğraşıyoruz. Belediye seçimleri sırasında biz bu iktidarı demokratik yolla devirmeye çalışırken hiç kimse küçük oyunlar yaparak medyanın dikkatini başka tarafa çekmeye çalışmasın.
Erkan Tan: Muğla’dan bir izleyicimiz “AKP son dönemde artan işsizlik ve her geçen gün kötüye giden ekonomi ile çok şey kaybetti. CHP, AKP’nin kaybettiği oyları topluyor. Hem baş örtülüleri kucaklamasıyla hem de işsizliğe sunduğu önlem paketi ile halkla bütünleşiyor” şeklinde bir mesaj göndermiş.
Onur Öymen: Anlaşılan Muğla’daki vatandaşlarımız durumun farkındalar.
Erkan Tan: Peki, Sivas’ta farkında olmayanlar var; bir izleyicimiz mesajında “Meydanlara inmek, mitingler yapmak, halkla kucaklaşmak AKP sizi eleştirince mi aklınıza geldi? Çarşafa dolanacağınıza biraz halka inseniz, kucaklaşsanız, halkın ne istediğini dinleseniz oy alırsınız, merak etmeyin” demiş.
Onur Öymen: Biz halkın içindeyiz. Onlar farkında mı, değil mi bilmem. Bazı vatandaşlarımız bunun farkında mı, değil mi bilmem ama biz halkın içinden çıkmıyoruz ki halka inelim. Üstelik halka inilmez, halka çıkılır. İnmek aşağıdaki bir makama yönelik bir davranıştır. Biz halkı aşağıda değil, yukarıda görüyoruz. Bu yüzden halka inmiyoruz, halka çıkıyoruz.
Erkan Tan: Sayın Baykal “çok para insanı, çok oy siyasi partileri bozar” demiş. Dün AKP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli: “Bunlar kendilerinin nasıl olacaklarını anlatıyorlar. Demek ki çok oy alırlarsa şımaracak ve bozulacaklar” dedi. Öyle mi?
Onur Öymen: Çok oy da bozar, hileli oy büsbütün bozar. Şimdi bunun peşine düşmek lazım. Bu seçimlerde mesela Bursa’nın yalnız bir ilçesinde –Nilüfer ilçesinde- 4095 kişiyi seçmen olarak tarlalara ve boş arsalara seçmen olarak kaydetmişler. Biz buna itiraz ettik ve bunların hepsinin kaydı silindi. Kazanmak istedikleri yerlere bindirilmiş kıtalar taşıyarak evi olmayan insanları nüfus dairelerine kaydettirerek ve onları oraların seçmeni haline getirerek seçimi kazanmaya çalışıyorlar. Bu yolla kazanılan seçim sadece onları bozmaz, milleti de bozar, demokrasiyi de bozar. Bu yollara kalkışmasınlar. Seçim hilesi yoluyla bu seçimleri kazanmaya teşebbüs etmesinler. Şimdiden uyarıyoruz. Ne bilgisayar hileleriyle, ne nüfus memurlukları vasıtasıyla yapılacak hilelerle, ne seçmenleri seçmen göstermeyerek yapılan hilelerle bir yere varamazsınız.
Beni bile seçmen göstermediklerini biliyor musunuz? Yıllardan beri oturduğum mahalleden benim bile kaydımı silmişler. Bizim bu konuda hiçbir talebimiz olmadan, bize hiçbir bilgi vermeden eşimin ve benim kaydımı Ankara’ya nakletmişler. Geçen seçimlerde de aynı mahallede 1500 kişiye oy kullandırmadılar çünkü bizim mahalle CHP’yi destekleyen bir mahalle. Aynı şekilde Temmuz 2007 seçimlerinde altı milyon vatandaşımıza oy kullandırılmadığını biliyor musunuz? Resmi seçmen sayısı o zaman 42.500.000 iken, şimdi ise açıklanan seçmen sayısı 48.267.000. Türk kadınları Sayın Başbakanın tavsiyelerine ne kadar uyarsa uysun herhalde üç ayda altı milyon çocuk doğuramazlar.
Erkan Tan: Konya’dan bir izleyicimiz “CHP ve Deniz Baykal’ın iktidar olmak gibi bir niyetleri yok. O kadar ufacık şeylerle uğraşıyorlar ki Türk milleti bunlara inanmaz.” şeklinde bir mesaj göndermiş.
Onur Öymen: Bu arkadaşımız bizim bahsettiğimiz işsizlik, yoksulluk gibi meseleleri ufak tefek işler gibi görüyor herhalde.
Erkan Tan: “Başbakan ülkeyi ne yönetiyor, ne yürütüyor. Her zamanki gibi uyutuyor. Ey millet uyanın artık, Atatürk’ün evlatları!” Edirne Keşan’dan bir Atatürk evladı bu mesajı göndermiş.
Onur Öymen: Yürütme konusunda biz biraz farklı düşünüyoruz. Bu konuda farklı görüşler var demek ki.
Erkan Tan: “AKP madem ki bu ülkeye zarar verdi ama seçimde yine % 47 oy aldı. İkinci dönem halk CHP’nin yaptıklarını beğenseydi onu Muhalefet yapmaz, İktidar yapardı” demiş Ankara’dan bir izleyicimiz.
Onur Öymen: Seçimlerin nasıl olduğunu anlattık. Dünya tarihinde de seçim hilelerinin benzer örnekleri çoktur. Latin Amerika’dan İtalya’ya kadar geçmişte bunun çok örnekleri vardır. Bazı yerlerde seçim hileleri dış destekle yapılıyor. Eskiden gambot politikası derlerdi; gemileri limana getirip, topları saraya dikerek istedikleri hükümeti iş başına getirirlerdi. Şimdi ise bazı ülkelerde bunu seçim vasıtasıyla yapıyorlar.
Erkan Tan: Peki bu % 47’nin tamamı mı seçim hilesi sizce?
Onur Öymen: Tesadüf bu ya, Dominik Cumhuriyeti seçimlerinde de tam olarak bu oran çıkmıştı. Bolu’dan bir vatandaşımız kendisinin seçmen olarak kaydedilmediğinden şikayetçi olduğunda kendisine kayıtlarda Dominik Cumhuriyeti vatandaşı olarak gözüktüğünü söylemişler. Acaba neden dersiniz? Bu işler nasıl oluyor acaba?
Erkan Tan: Bir izleyicimiz gönderdiği mesajında “Hükümet ülkeyi adam gibi yönetiyor. CHP gibi yönetmiyor” demiş.
Onur Öymen: Cumhuriyet Halk Partisi 1923 ile 1950 yılları arasında iktidardaydı. Bu dönemde Türkiye’nin ortalama kalkınma hızı % 6.4’tür. Türkiye’nin bütün alt yapı ve eğitim yatırımları o dönemde yapılmıştır. Geçmişte CHP iktidarını hatırlayanlar bunu saygıyla hatırlamalı ve CHP’nin bu ülkeye yaptığı hizmetleri kimse unutmamalıdır.
Erkan Tan: “Hakarete hakaretle cevap veriyorsunuz. Bu doğru mudur?” diye bir mesaj gelmiş.
Onur Öymen: Eskiler dermiş ki; “alalara alalanırız, pest ile pestiz”. Herkese hak ettiği cevabı vermek lazım. Siyasette böyledir. Siyasette Hazreti İsa gibi bir yanağınıza tokat vurana öbür yanağınızı çevirmezsiniz. Siyasette herkese hak ettiği cevabı verirsiniz. Aksi takdirde en çok hakaret edenler daima kazanırlar ve daha çok bağıranlar daha çok iktidar olurlar. Eskiler demişler ki, “nefesine güvenen borazancı başı olsun”. Başbakan olsun dememişler.
Erkan Tan: Başbakan Genel Başkanınızı mahkemeye verdi. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Onur Öymen: Biz yargıya güveniyoruz. Başbakan Türkiye’deki bütün savcı ve hakimlerin F tipi savcılar ve hakimler olduğunu sanıyor. Kendisi Türkiye’deki savcı ve hakimlerin çoğunun A tipi yani Atatürk tipi savcı ve hakimler olduğunu görecektir. A tipi savcı ve hakimler, Cumhuriyetin değerlerine saygılı, demokrasi ve hukuka bağlı insanlardır. Biz Türkiye’deki hakimlere güveniriz. Genel Başkanımızı mahkemeye versin de hakimler de Başbakanın Ana Muhalefet liderine hangi üslupla hitap ettiğini iyice görsünler.
Erkan Tan: “Halk yukarıda da olsa aşağıda da olsa ne iniyorsunuz ne de çıkıyorsunuz. Bence size her şey müstahaktır.” demiş bir seyircimiz.
Onur Öymen: Vatandaşa saygılıyız. Vatandaşın sözlerini saygıyla dinleriz ama CHP’ye kimse haksızlık etmesin. Bizim yaptığımız hizmet ortadadır. CHP olmasaydı hiç kimse bugün böyle özgürce konuşma hakkına sahip olmayacaktı. Bu ülkeye demokrasiyi, çok partili rejimi getiren biziz. İktidarın özgür seçimler sonucunda muhalefete geçmesini sağlayan da biziz. Bu yüzden vatandaşlarımızdan CHP söz konusu olduğunda daha saygılı bir dille bahsetmelerini bekleriz.
Erkan Tan: Sayın Öymen, az önce milletin size muhalefet görevini verdiğini söylediniz.
Onur Öymen: Seçimler dürüst bir şekilde yapılırsa iktidarın nasıl değiştiğini göreceksiniz. İşin can alıcı noktası şudur ki, bu iktidar dürüst bir seçimle iktidarı göze alıyor mu almıyor mu? Bize öyle geliyor ki, bu İktidar ne olursa olsun her yola başvurup iktidarda kalma yolunu tercih ediyorlar. Çünkü bir misyonları var. Türkiye’yi Atatürk’ün kurduğu laik Cumhuriyetten çıkarıp bir din devletine dönüştürecekler. Bütün çabaları budur. Bu yüzden onlara iktidarda kalmak yetmiyor. Ebediyen iktidarda kalacaklar ki, rejimi değiştirecekler.
Dünyada tek bir örnek biliyor musunuz ki, bir ülkenin iktidar partisi kendi ülkesinin en yüksek mahkemesi tarafından Anayasasının özüne aykırı faaliyetlerin odağı olduğu için mahkûm edilsin? Dünyada AKP’den başka bir örnek var mı? Bunu biz söylemiyoruz, Anayasa Mahkemesi söylüyor. İktidar partisi Anayasa Mahkemesinin 11 üyesinin 10’unun kararıyla Anayasanın özüne aykırı faaliyetlerin odağı olduğu için mahkûm edilmiştir.
Erkan Tan: Başbakan, aynı mahkemenin sizi de suçlu bulduğunu söylüyor.
Onur Öymen: Hiç alakası yok. CHP’nin AKP hakkında alınan kararlarla hiçbir irtibatı yoktur. Mahkeme siyasi partiler hakkında usul yönünden bazı hatalar tespit eder. Mesela bir parti, milletvekilini görevle bir yere göndermiş. Uçak bileti alınırken faturasının nasıl yazılacağı konusunda mahkeme usulen bir hata tespit eder ve bu konuda siyasi partilere ceza verir. Anayasa Mahkemesinin bizimle ilgili olarak aldığı kararların ve verdiği cezaların bir lirası bile yüz kızartıcı bir suçun sonucu değildir. Buna benzer usulen hatalardan dolayıdır. Yoksa CHP’nin Deniz Feneri vs. gibi bağlantıları yoktur. Bu tür marifetler İktidar partisine aittir.
Erkan Tan: Deniz Feneri Derneği de kendilerine hakaret ediyorsunuz diye CHP’ye dava açmış. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Onur Öymen: Açsınlar. Mahkemeler herkese açıktır. Herkes istediği yere başvurabilir. Biz Ankara’da hakimler olduğuna inanıyoruz. Vurguluyorum; Ankara’da hakimler olduğuna inanıyoruz.
Erkan Tan: Bir izleyicimiz “CHP boş muhalefet yapmıyor. Diğer partiler gibi iftiralarla ilerlemiyor, çözüm üretip projeler hazırlıyor. İşsizliğe karşı yedi öneriyi kim sundu?” şeklinde bir mesaj göndermiş.
Onur Öymen: Bu izleyicimize saygılar sunuyoruz ve kendisini tebrik ediyoruz. Ümit ediyoruz ki gerçekleri gören vatandaşlarımız çoğunluktadır.
Erkan Tan: “CHP çarşaf konusunda takiye yapıyor. Anayasa Mahkemesi kararına kadar neredeydiniz? Çarşaf açılımını neden seçim öncesinde yaptınız? Ama yine de çarşaf açılımı Türk siyasetine farklılık getirecektir.” demiş bir seyircimiz.
Onur Öymen: Biz çarşaf açılımı yapmadık. Partinin alınmış böyle bir kararı yoktur. Aralık ayında çıkmış olan parti programımızda böyle bir açılım anlamına gelebilecek bir cümle bile yoktur. Her yerel yöneticinin her uygulamasını parti açılımı olarak nitelendirirseniz AKP’nin Edirne belediye başkan adaylarının açılış töreninde rakı partisi vermelerini de AKP’nin rakı açılımı olarak mı yorumlayacağız?
CHP’nin laik çizgisinde en küçük bir kırılma yoktur. Bu insanların çoğunu kendi iradeleri dışında çarşafa ve türbana sokanlar varsa, onlar utansınlar. Çünkü biliyoruz ki Türkiye’nin birçok yerinde kadınlar büyük baskı altındadırlar, özgür iradeleriyle giyinemiyorlar, özgür iradeleriyle hareket edemiyorlar. Prof. Binnaz Toprak’ın Anadolu’daki baskılarını anlatan raporunu okursanız dehşete kapılırsınız. Türkiye’nin hangi bölgelerinde insanların hangi baskılar altında yaşadıklarını görürsünüz. Biz onlara sahip çıkmaya çalışıyoruz. Onları dışlasak daha mı iyi olur? Baskı altındaki kadınlarımızı dışlayalım mı yoksa onlara sahip çıkıp onları çağdaş, Atatürkçü kadınlar haline mi getirelim?
Erkan Tan: Bir seyircimiz “Ergenekon tutuklularından sonra şimdi de Aydın Doğan’ın avukatlığına mı soyundunuz?” diye soruyor.
Onur Öymen: Biz mağdur olan herkesin avukatlığına soyunuruz. Muhalefetin görevi haksızlığa uğrayanların avukatlığını yapmaktır. Bu yüzden biz bugün Aydın Doğan’ın hakkını koruruz, yarın Yeni Şafak gazetesi böyle bir muameleye tabi olsa onun da avukatlığını yaparız. Kimsenin bundan kuşkusu olmasın çünkü biz hak ve hukuktan yanayız. Belli insanları kollayarak hukuku çiğneyenlerden yana değiliz. Basını hâkimiyet altına almak isteyenlerden yana değiliz, onlara karşıyız. Hükümetin basın üzerinde yaptığı baskıların mağdurlarının avukatıyız. Böyle olmaya da devam edeceğiz.
Erkan Tan: “Sayın Öymen doğru söylüyor. CHP ilk kurulduğu yıllarda iyiydi ama şimdi trilyonları usulsüzce başkalarına aktardınız. Artık bırakın Atatürk üzerinden siyaset yapmayı” mesajı gelmiş.
Onur Öymen: Biz hiçbir zaman Atatürk’ün çizgisinden sapmayız. Biz Atatürk’ün kurduğu partiyiz. Atatürk’ün çizgisi bizim daima hedefimizdir ve biz CHP’liler olarak talimatımızı daima Atatürk’ten alırız. Kimsenin bundan kuşkusu olmasın. Vatandaşlarımızın tamamına yakınının kalbinde Atatürk’ün yattığını biliyoruz. Biz, “Atatürk’ü sevmiyoruz, Humeyni’yi seviyoruz” diyenlerin partisi değiliz.
Erkan Tan: İstanbul’dan bir izleyicimiz “Rahmetli İnönü zamanında silah zoruyla oy kullandıran siz değil miydiniz? Hangi demokrasiden bahsediyorsunuz?” şeklinde bir mesaj göndermiş.
Onur Öymen: İsmet Paşa olmasaydı Türkiye çok partili rejime geçemeyecekti. O zaman AKP iktidar olmayı hayalinde bile göremezdi.
Erkan Tan: “Başbakan, Sayın Baykal’a milletle arasının olmadığını ve kendisinin bu millete televizyondan baktığını söyledi. Televizyondan bakınca millet görünmez” demiş. Siz nasıl yorumluyorsunuz bu mesajı? CHP halka televizyondan mı bakıyor?
Onur Öymen: Bu arkadaşımızı Sayın Baykal’ın seçim otobüsüne davet ediyorum. Geçenlerde Kocaeli mitingine gittik. Muazzam bir kalabalık vardı. O kadar çok vatandaş otobüse gelip Genel Başkanımızın elini sıkmak ve ona sarılmak istiyordu ki, miting meydanından ayrılamadık. Şaşılacak bir manzaraydı. Halkın ne kadar büyük bir umut beslediğini merak edenler gelip bir kez bizim seçim otobüsüne binsinler. Böylece halkın bağlığını ve sevgisini görürler.
Erkan Tan: Sayın Başbakan “CHP bölge mitingleri yapıyor. Otobüslerle diğer illerden insan getiriyorlar, bu yüzden mitingler kalabalık. Ben ilde miting yapıyorum” diyor.
Onur Öymen: Sayın Başbakanın mitinglerine nasıl bindirilmiş kıtalar taşındığını biz çok iyi biliyoruz. Kimse kimseyi aldatmaya kalkışmasın. Başbakanın milletin nezdindeki itibarı iyice aşağı inmiştir. Bu millet işsiz ve yoksul kalmasına rağmen, onu sadaka kültürü ile kendisine bağlayacağını sananlar varsa bu milletin gururlu bir millet olduğunu kimse unutmasın. Bu millet sadaka ile yönetilecek bir millet değildir. Türk milleti gururludur, aç kalır, sadaka almaz. Bu yüzden hiç kimse bu milleti sadaka yoluyla hâkimiyet altına almaya kalkışmasın. Türk milleti bu sadakaları elinin tersiyle itecek ve seçimlerde gururlu bir millet olduğunu gösterecektir.
Erkan Tan: Sayın Öymen, programımıza katıldığınız için çok teşekkür ederiz. Kolaylıklar dileriz.
Onur Öymen: Ben teşekkür ederim.
Bu belge Görsel Basın arşivinde bulunmaktadır.