ATA TV – Cumhurbaşkanlığı Seçimi Hakkında

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in ATA TV’ye verdiği mülakat
14 Ağustos 2007

Sunucu: MYK Toplantısı uzun sürdü. Sadece Sayın Gül’ün randevu talebi mi değerlendirildi?

Öymen: Doğrusu randevu talebi üzerinde fazla durulmadı. Fakat esas itibariyle Cumhurbaşkanlığı seçimi AKP’nin daha önce kamuoyuna da açıkladığı görüşlerden farklı olarak böyle yeniden dayatmacı bir yaklaşım sergilemesi, Sayın Gül’ün cumhuriyetimizin temel değerlerine aykırı sözleri, düşünceleri ve konuşmaları yani bu düşüncelere sahip bir insanının Türkiye’de cumhurbaşkanlığı makamına oturtulmasının doğru olmayacağı, o nedenle CHP’nin buna karşı bir tavır sergileyeceği görüşüldü ve tespit edildi. Genel çizgimiz budur.

Sunucu: Sayın Öymen, MYK toplantısı sonrasında Mustafa bey bir açıklama yaptı. Orada gerekçelerini sıraladı ama öncelikli olarak şunu sormak istiyorum: Sayın Gül’ün eşinin türbanlı olması CHP için köşke çıkmaması için bir neden midir?

Öymen: Şöyle söyleyelim: Sayın Gül bir cumhurbaşkanında olması gereken bütün niteliklere sahipti de bir tek eşinin türbanı yüzünden CHP buna karşı çıktı diyen birisi varsa yanlış düşünüyor. Yani Sayın Gül bekâr da olsaydı şimdiye kadar söyledikleriyle, şimdiye kadar izlediği tavırla bizce cumhurbaşkanlığına getirilmesi gereken bir şahız değildi. Hiç kimse işte böyle türbanın arkasına saklanarak, eşinin türbanı olmasaydı CHP Gül’ü desteklerdi gibi bir hava içine girmemeli çünkü esas faktör Sayın Gül’ün yıllardan beri cumhuriyete, cumhuriyetin temel değerlerine özellikle laikliğe karşı tutumudur. Bizi en çok rahatsız eden bu olmuştur. Bunun çok somut örnekleri var. Laikliğe karşı, cumhuriyetin temel söylemlerine karşı, “ne mutlu Türküm diyene” sözüne karşı, hatta “yurtta sulh cihanda sulh” sözüne karşı ifadeleri var. Ordudan dindar subayları atıyorlar gibi sözleri var. Yani o kadar böyle savunulamayacak görüşleri var ki, bunları alt alta koyduğunuz zaman yani bu görüşlerin sahibi olan bir insan nasıl cumhurbaşkanı olur diye kendi kendinize sormadan edemezsiniz.

Sunucu: Ve CHP Cumhuriyet resepsiyonu da başta olma üzere cumhurbaşkanlığınca düzenlenecek bazı etkinliklere katılmayacağını açıkladı. Bunu nasıl değerlendirmek lazım?

Öymen: Bizim burada belli bir tavır koyduğumuz, belli bir mesafe koyduğumuzu herkes görmelidir. Biz böyle AKP işte çoğunluğu aldı kimi seçerse seçsin bizi ilgilendirmez yaklaşımı içinde değiliz. AKP içinde cumhuriyetin değerlerine karşı söylemi olmayan birçok insan var. Cumhuriyet değerlerine sahip çıktığını daha önce kanıtlamış insanlar var. E şimdi bunların seçimine biz karşı çıkmazdık. Ama illa böyle laiklikle, Atatürk ilkeleriyle, cumhuriyetin temel değerleriyle ters düşen, cumhuriyet dönemine Atatürk dönemine işte bizim kabul etmeyeceğimiz ifadelerle suçlayan bir şâhısı desteklememizi kimse beklemesin. Böyle onun seçilmesine katkıda bulunmayı hiç düşünmüyoruz. O nedenle Meclis toplantısına da katılmayı düşünmüyoruz. Başka bir parti katılmayı uygun görmüş bu Sayın Gül’ün seçilmesine dolaylı bir destek anlamına geliyor. Ama aynı partinin yetkilileri kalkıp onlar da Sayın Gül’ün cumhuriyetin temel değerlerine aykırı düşüncelerinden şikâyet ediyorlar. Hem şikâyet edeceksiniz hem de onun cumhurbaşkanı seçimini kolaylaştırıcı bir yaklaşımı sergileyeceksiniz. Bu en azından bizim anlayışımıza uygun değil.


Bu belge Görsel Basın arşivinde bulunmaktadır.