Son Eklenenler:
- Kıbrıs’ta beklenmedik gelişmeler – Onur Öymen – Cumhuriyet Gazetesi – 18 Nisan 2025
- (Türkçe) SPUTNİK AJANSININ ADANA MUTABAKATIYLA İLGİLİ SORULARINA KARŞILIK VERDİĞİM MÜLAKAT 27 OCAK 2019
- (Türkçe) ODA TV’DEN NURZAN AMURAN’A VERİLEN MÜLAKAT 27 EKİM 2019
- (Türkçe) 3 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının 99. yıldönümü Hakkında 25 NİSAN 2019
- (Türkçe) CUMHURİYETTE “ ABD’NİN AMACI DEVLETÇİKLER OLUŞTURMAK” ADLI MÜLAKAT 24 AĞUSTOS 2019
- (Türkçe) GAZETE DURUM’DAN BAHADIR SELİM DİLEK İLE MÜLAKAT “VETO HAKKINI SONUNA KADAR KULLANMALIYIZ 23 MAYIS 2022
- (Türkçe) Cumhuriyet gazetesi Tuncay Mollaveisoğlu imzasıyla ve “Türkiye Geri Adım Atamaz” başlığıyla yayınlanan mülakat 22 TEMMUZ 2019
- (Türkçe) ABD BAŞKANI TRUMP’IN AMERİKA’NIN 1987 TARİHLİ ORTA MENZİLLİ NÜKLEER SİLAHLAR ANTLAŞMASINI (INF) ASKIYA ALMA KARARIYLA İLGİLİ OLARAK SPUTNİK HABER AJANSINA VE BAŞKA YAYIN ORGANLARINA VERİLEN DEMEÇ 22 ŞUBAT 2019
- (Türkçe) Türkiye’deki Demokrasi, İnsan Hakları, Basın Özgürlüğü ve Düşünce Özgürlüğü Alanlarındaki Eleştiriler Hakkında 21 KASIM 2019
- (Türkçe) Erdoğan ve ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence görüşmesi ardından 18 EKİM 2019

TRT – Türkiye’nin Sesi Radyosu
ONUR ÖYMEN
TRT TÜRKİYE’NİN SESİ RADYOSU
11 ŞUBAT 2005
Sunucu- Yeni bir enine boyuna programından merhaba diyoruz efendim. Program yapımcıları Asuman Ayhan, Hasan Gürbüz, ana kumanda masasında Emin Kuzay ve program spikeri ben Gürbüz Evren TRT Türkiye’nin Sesi Radyosu Ankara stüdyolarından sizlere sevgilerimizi saygılarımızı iletiyoruz.
Bugünkü konumuz Ermeni Soykırım iddialarını TBMM çürütecek başlığı altında olacak. Bu önemli konuya, bu konuyu daha doğrusu konuşmak üzere stüdyomuzda gerçekten değerli konuklarımız var. Öncelikle onları tanıtmak istiyorum. CHP İstanbul Milletvekili AB Uyum Komisyonu Başkan Yardımcısı Sayın Onur Öymen. Efendim hoşgeldiniz.
Onur ÖYMEN- Hoşbulduk efendim.
Sunucu- Çok teşekkür ediyoruz katıldığınız için. Her zaman olduğu programımıza katılabilmeniz, sorularınızı ve yorumlarınızı iletebilmeniz için telefon ve faks numaralarını vermek istiyorum. Evet Ermeni soykırımı iddiaları konusunu geçtiğimiz bir programda daha işlemiştik. Görünen o ki, bu konu çok ciddi olarak konuşulmaya devam edilecek çünkü Ermenilerin 90. yıl anma etkinlikleri çerçevesinde Türkiye’yi zor duruma düşürmeye yönelik bir takım ……………. içerisinde olduğunu biliyoruz. Türkiye bu sefer geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi hazırlıksız yakalanmamak, daha doğrusu gelişmeleri geriden takip etmemek amacıyla özelliklede TBMM’nin almış olduğu bir tavır var. Oradan başlayarak 90. yılın acaba 100. yıl anma etkinliklerine bir prova olabilir mi? Türkiye bu 10 yıl içerisinde tepkisiyle, gücüyle, yapabilecekleriyle sınanmak mı isteniliyor ve biz …………………. nasıl görebiliriz. Dolayısıyla bu konu gerçekten çok hassas.
Ben ilk sorumu Sayın Onur Öymen’e yöneltmek istiyorum. Ermeni soykırımı iddialarına yanıt verme konusunda Türkiye’nin bugüne kadar izlediği resmi politika diyelim ya da politika nedir? Bu politika ne tür sonuçlar vermiştir. Bizim lehimize görünen sonuçlar var mıdır? Yoksa biz birkaç adım geride miyiz?
Onur ÖYMEN- Türkiye şimdiye kadar şunu söylemiştir. Bizim elimizdeki hiçbir belgede Türkiye’nin, Türklerin o devirde bir soykırımı suçu işlediğini gösterecek bir kanıt yoktur. Bütün arşivlerimizi açtık ve Türk ve yabancı araştırmacılara bugüne kadar hiçbir yabancı böyle bir kanıt bulabilmiş değildir. Bu iddialar çeşitli rivayetlere dayanan bir takım o zaman yaşamış olan bazı yabancıların özellikle misyonerlerin ve ermeni ………………….. ifadelerine dayanan …………………. niteliğindedir. O devirde olan şudur. Birinci dünya savaşında Ruslar Doğu Anadolu’yu işgal ederken o bölgede yaşayan bazı ermeni militanlar Türk toplumuna saldırmışlardır. Çok sayıda Türk’ü öldürmüşlerdir ve bunun üzerine Osmanlı İmparatorluğu da bunların ülkenin güney eyaletlerine sürgüne gönderilmesi kararını almıştır. Ama aynı dönemde 10 binlerce ermeni ülkenin başka taraflarında huzur içinde yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Yani bir ırkı bir milleti, bir etnik grubu ortadan kaldırma anlamına gelen soykırım kararı hiçbir zaman alınmamıştır ve uygulanmamıştır. Bu ……………….. dediğimiz sürgün sırasında her iki taraftan da ………………………….. olmuştur, acı olaylar yaşanmıştır. Ama bu hiçbir şekilde bir soykırım sayılamaz.
Şimdi bunun aksini hiç kimse kanıtlayamamıştır. Buna rağmen bazı yabancı ülkelerde bu soykırım iddiası siyasi amaçla kullanılmıştır. Özellikle İngiltere’de birinci dünya savaşı sırasında kurulan savaş propaganda bürosu ………………………… bu konuda bazı yayınlar yapılmıştır. Sırf Osmanlıları Türkleri küçük düşürmek için dünya kamuoyunun gözünde. Bilhassa Amerikan kamuoyunun gözünde ve Amerika’yı Almanlara ve Türklere karşı savaşa girmeye ikna etmek için. Amaç bu. Ve birde hem Türklere hem Almanlara karşı çok sayıda yayın yapılmıştır. İngiltere’nin en ünlü yazarları toplanmıştır. Bu bir milli davadır denilerek hiçbir bilimsel esası olmayan sadece Türkleri ve Almanları küçük düşürme amacını güden kitaplar yayınlanmıştır. İşte bu kitaplardan bir tanesi de bugün bile ermeni militanların iddialarına dayanak yaptıkları mavi kitap denilen ………………………….. tarafından yazılan kitaptır. Bu kitapta da hiçbir bilimsel belge sayılabilecek bir özellik yoktur.
Şimdi bunları Türkiye’nin ortaya çıkartması gerekiyor. Bu gerçekleri yalnız Türkiye’nin görevi değil bir başka ülkelerinde görevidir. Bu bir savaş yalanıdır. Bunu açıkça söyleyelim. O devirde İngiliz propaganda bürosu tarafından ortaya atılmış ve yıllarca Türkiye’nin aleyhine kullanılmış bir ………………. yalanıdır.
Sunucu- Burada bu savaş yalanı içerisinde ABD’nin de Türkiye’deki Ermeniler Osmanlı sınırlarındaki Ermeniler katlediliyor gösterilerek ABD’nin de savaşın içerisine biran önce çekme, kurtarıcı olarak çekme anlayışı da var mıdır?
Onur ÖYMEN- Gayet tabi o da var. Almanların ……………………………….. fakat savaştan sonra Almanlar aleyhine yayınlanan bu gibi kitaplar İngiliz parlamentosunda açıkça bir savaş yalanı olduğu ilan edilerek tamamen geçersiz kılınmıştır. Fakat bu henüz Türkiye aleyhindeki kitaplar için yapılmamıştır. Eksiklik buradan kaynaklanıyor. Bizdeki bilgiye göre bu iddiaları kanıtlayacak bir belge yoktur. Ama şurasını da söyleyeyim size. Bu bir siyasi konu olarak bugün bile Türkiye aleyhinde kullanılıyor. AB üyeliğimiz bağlamında kullanılıyor. AB komisyonu raporunda var. Avrupa parlamentosu bu konuda karar vermiştir. Avrupalı siyaset adamları bu konuda henüz araştırma kendileri açısından da sonuçlanmamasına rağmen soykırımı gerçekmiş gibi kendi parlamentolarında aldıkları kararlarla ilan etmişlerdir, kabul etmişlerdir. Bizi de üzen ve düşündüren budur. Geçenlerde Fransız meclis başkanı geldi. İşte çeşitli önerileri var. Bu soykırım iddiaları şöyle araştırılsın, böyle araştırılsın. Ben dedim ki, demek ki siz bunu öğrenmek istiyorsunuz gerçekten soykırım oldu mu olmadı mı? Evet dedi öğrenmek istiyorum. Peki dedim öğrenmeden niçin Fransız parlamentosunda soykırım kararı çıkarttınız. Hiçbir şey söyleyemedi.
Şimdi aleyhimizde önce hüküm vereceksiniz, sonra araştırma yapacaksınız. Bunlar ……………………… şeylerdir. Türkiye çok fazla savunmada kalmıştır. Yalnız bu konuda değil başka konularda da uzun zamandan beri kendisine suçlamalar karşısında kendini sadece savunmaya çalışan ve …………………. oyunları ortaya koymaktan çekinen, Türkiye’ye haksızlık yapanların yaptıkları bu haksızlıkları ilan etmekten, buna tepki göstermekten çekinen ve sadece savunmada kalan bir tutum sergilemiştir. Bizim en büyük eksiğimiz budur.
Sunucu- Emekli bir büyükelçi olarak, yıllarca büyükelçilik yapmış bir insan olarak ………………. yaptığı saldırılar sırasında birçok …………….. şehit verdik. O sürece kadar herhalde ermeni soykırım iddiaları konusunda dışişleri olarak da çok fazla görüş sahibi, ya da çok fazla bu işin nereye gidebileceği konusunda hazırlıklı değildik şeklinde yorumlar var. Ancak onların yaptıkları bu katliamlarla diplomalarımızı şehit etmeye başlamalarıyla birlikte bizde bu işin önem kazandığını ya da dikkat etmeye başladığımız ……………..
Onur ÖYMEN- Türkiye’ye öteden beri konuda çalışmalar vardır. Mesela ……………………….. çok değerli bir kitabı vardır. Daha sonra emekli büyükelçi Kamuran ………………….’ın yazdığı kitap vardır. Başka kitaplar, araştırmalar vardır, ……………… vardır. Yani Türkiye bu konuda ilgisiz kalmıştır denilemez. Ama şurası muhakkak ki, terörist saldırılara kadar batı ülkelerinde de bu konu Türkiye aleyhine bir kampanya şeklinde yürütülmüyordu. 1921 yılında yanılmıyorsam Malta’da İngilizler bunu bir dava konusu yapmaya kalkışmışlardır soykırım iddialarını. Hatta Malta’ya sürgün göndermişlerdir İstanbul işgali sırasında pek çok ………………. politikacımızı. Fakat sonunda İngiliz mahkemesinde hiçbir delil bulunmadığı için bu davayı durdurmuştur. Ve oraya götürdüklerini hiçbir ceza vermeden geri yolmamıştır. O bakımdan yani uluslararası alanda bu mesele Türkiye aleyhinde kampanya yürütmek için yapılmıyordu o devire kadar. Bazı …………………… radikal ermeni gruplarının ………… dışında. Fakat bu ……………….. saldırılarından sonra gerçekten bu Türkiye aleyhine bir kampanya haline dönüştü ve Türkiye’de siyasi ……………… gerekli cevapları verdi. Yalnız bir eksiğimiz şu oldu. Bu konuları siyasi amaçla istismar edenlere bence siyasi düzeyde yeterince tepki gösterilmedi. Yani Paris’te büyükelçimiz öldürülüyor aynı akşam Fransız televizyonları ermeni tezlerini destekleyen filmler yayınlıyorlar ve Türkiye’nin bunlara tepkisi çok cılız kaldı. Rahmetli büyükelçimiz Hasan Işık kişisel tepki gösterdi ve Paris’teki görevini terk etti Türkiye’ye döndü. Bir ermeni ……………… onların tezlerini destekleyen bir anıtı açıldı diye. Ama maalesef devletimizin tepkisi aynı derecede cesaretli ve güçlü olmamıştır.
Sunucu- Şimdi efendim Birinci Dünya Savaşında Ermeni topluluğunu, ermeni kesimini Osmanlı devletine karşı kullanmak isteyen Fransa, İngiltere, Rusya gibi ülkelerin bu işteki çok büyük sorumluluklarını unutturmak amacıyla o Ermenilerin Türklerin başına gelen olaylarda birinci dereceden ………………. sorumlulukları gerçekten hem kendi kamuoyuna, hem de dünya kamuoyu gözünde yok saymak amacıyla olayı tamamen Türkiye’ye yönelik bir propagandaya çevirdikleri ve ermeni tezlerini savunduklarını biliyoruz. Olayın bir yanı bu. Siz acaba sadece Ermenileri kendinize muhatap alarak sadece Ermenilerle bu işi tartışarak, sadece Ermeniler hayır biz bunu yapmadık, siz yaptınız şeklindeki bir diyalogun içerisinde onlarla bulanarak değil da birazda Fransızların, İngilizlerin, Rusların dönemin büyük devletlerin bu işte birinci derecede sorumlusu olan devletlerinde gerçek ………………. yaptıklarını ortaya koymaya yönelik bir politika izlesek dolayısıyla siyasi …………….. alsak daha doğru olmaz mıydı?
Onur ÖYMEN- Gayet tabi bizde bunu söylüyoruz zaten. Öteden beride bunu söylüyoruz. Sayın Genel Başkanımızda bu haftaki grup toplantısında bu konuya değindi. Şimdi işin gerçeği şu; bunu aramızda itiraf edelim. Uzunca bir süreden beri Türkiye maalesef sadece kendini savunmaya çalışan fakat kendine haksızlık yapan ülkelere karşı, gruplara karşı tepki gösterme gücünü kendinde göremeyen bir ülke konumuna geldi. Şimdi kalkıp da şunu sormak gerekmiyor mu? Birinci dünya savaşında Osmanlı İmparatorluğunun bazı toprakları işgal altındayken Fransızlar Adana’da ve Maraş’ta ne yaptılar Ermeni konusunda. Ermenileri nasıl kullandılar? Bunu sormanın zamanı değil mi? ………………………. ülkelere karşı o ülkeler başka ülkelerde nasıl zulüm yaptılar bunu söyleminin zamanı değil mi? Ama biz daima alttan aldığımız, daima yumuşak gözüktüğümüz, sadece kendini savunmayı hedefleyen bir politika izlemişiz. Hatamız buradadır. Yani bir boks maçı yapıyorsunuz amacınız sadece karşı taraftan yumruk yememek. Hiçbir yumruk atmayı düşünmeyeceksiniz sadece karşı tarafın yumruklarını engellemeye çalışacaksınız. Karşı tarafa yumruk atmaktan çekinen sadece karşı tarafın yumruklarından korunmaya çalışan bir boksör durumuna düştük. Çünkü kendi gücümüze inanmıyoruz. Kendi gücümüze ………………. inanmadığımız için Atatürk devriminde bu iddialar atılamadı ortaya. Niçin İnönü devrinde atılamadı, niçin şimdi atılıyor? Çünkü o devirde Türkiye güçlü devlet. Hakkını korumasını çok bilirdi, kimse cesaret bile edemezdi Türkiye’ye bu lafları söylemeye. Çünkü o zaman bizde yapılan oyunları açıklardık. Biz şimdi ……………… devlet politikası izliyoruz. Bu ayrı birşeydir. Ama haksız iddialarımızı, devletimizi, milletimizi küçültücü aşağılayıcı iddialara karşı tepkisiz kalmak başka birşeydir. Bugünde aynı hayatı yapıyoruz. Maalesef bu konuda dikkat ediniz bütün söylemler biz yapmadık, öyle olmadı, böyle olmadı, kendini savunan, özür dileyen bir ülke bile kendini mazur göstermeye çalışan …………….. biz ne yapmışız? O devirde yabancıların baskısı altında nemrut Mustafa divanı kurmuşuz ve orada ……………………. kaymakamı Kemal bey gibi, …………………….. Nusret bey gibi değerli insanları idam etmişiz. Mahkum olarak idam etmişiz yabancıların baskısı altında. Sonra bunların suçsuzluğu anlaşılmış, devlet bunların çocuklarını okutmuş ve bunlara sahip çıkmış. Ama yapılan iş budur. Türkiye bu kadar kendini küçültücü, aşağılayıcı durumlara düşmüştür. Niçin? O zaman işgal altındaydı. Peki şimdi ne? Şimdi niye bu haksızlıkları dile getiremiyoruz. Birinci dünya savaşında ermeni konusunda, Kürt konusunda oynanan oyunları açıklamaktan bizi kim men ediyor, kim bizi engel oluyor. Binbaşı ……………………. anılarını niye halka duyurmuyoruz? Zorla Kürtleri Osmanlılara karşı nasıl ayaklandırmak istediklerini niçin anlatmıyoruz? Kürtlerin bunu reddettiklerini, Türklerle birlikte olmayı tercih ettiklerini niçin anlatmıyoruz. Yani bizim böyle bir gereksiz derecede içine kapalı, sadece savunmaya yönelik bir politikamız var. Buradan kaynaklanıyor. ……………………….. Türkiye’de kaç kişi duymuştur? Bende …………………………… kitabında bunları anlattım. Kamuran …………………….. kitabında var. Amerikanın ünlü profesörü ……………….. bu konuda bulguları var. Son derece ilginçtir. 1160 tane kitap yazılmıştır. Türkiye ve Almanya aleyhine. Bunu yazanlarda İngiltere’nin en ünlü yazarlarıdır o devirde ………………………………….. gibi dünyaca ünlü yazarları çağırmışlardır ve bir vatan görevidir demişlerdir ve bu ülkeleri başta Amerika olmak üzere bütün dünya kamuoyunun gözünde küçük düşürmek için ne mümkünse …………….
Sunucu- Fransızlarda kırmızı kitap yapmışlar.
Onur ÖYMEN- Fransızlarda yapmış, başkaları da yapmış ve bunlara dayanarak bazı dost ülkelerin, müttefik ülkelerin parlamentosunda Türkiye’yi gerçekten incitici, Türk milletini incitici ………………….. söylediği gibi bir takım soykırım kararları çıkartılmıştır. Bakınız ben size söyleyeyim aynı şeyi Amerikan kongresinde denediler. Biz o zaman Türkiye’ye 150 tane senatör 1980’lerin ortasında kongre üyesi ve yardımcısını davet ettik ve onlara brifingler verdik, gerçekleri anlattık. Biranda kongrede hava …………… oldu. Bir numaralı ermeni savunucuları Türkiye’nin ………………… istediler. Gerçekleri görünce vicdanları elvermedi yalan söylemeye ve bu tasarıları kışkırttık o zaman. Niçin aynı şeyi yapamıyoruz? Bugün bize mani olamıyorlar. Niçin Avrupa parlamentolarından böyle heyetler çağırıp gerçekleri anlatmıyoruz. Türkiye’nin ne kadar büyük bir ………………….. uğradığını anlatmıyoruz? Ve biz şunu söyledik. Bırakın tarihçiler görüşsün bu işi. Tarihçiler hükmünü versin. Peki biz niçin bu tarihi olayların bugün siyasi kararlara bir zemin teşkil etmesine izin veriyoruz, göz yumuyoruz. Yani Türkiye AB’ye giremez diye biz Fransa’ya gittik ve açık söyleyeyim. Biz Fransa’ya gittik Fransa’nın en büyük siyasi partilerinden birinde bize dediler ki, soykırımı tanımazsanız AB’ye üye olma şansınız yoktur. Fransa’nın hiçbir siyasi partisi desteklemez. İlla soykırım tanınacaktır. Belgeniz var mı? Yok. Niye böyle istiyorsunuz? Çünkü bizde kuvvetli bir ermeni ………………….var. Düşünebiliyor musunuz nerede buna tepkiniz?
Sunucu- Şunu soramaz mıyız efendim. Sayın Sıvacıoğlu az önce Belçika örneğini verdi ve dedi ki orada 5 bin nüfuslu bir ermeni …………………. var ve 150 bin tane Türk var. Fransa’da da 400 bin civarında bir ermeni topluluğu var. Ama 450 binin 500 bine yakını TC vatandaşından oluşan büyük bir topluluk var. Bir lobicilik konusunda işte sonuçta gelip kendimizi tanıtmak, Türkiye’yi tanıtma lobicilik yapma konusunda büyük sıkıntılarımız olduğu ortaya çıkıyor. Gerçi Ermeniler çok uzun yıllar önce oraya gitmişler, yerleşmişler. Siyasette varlar. Bugün bir Fransız bakan ermeni asıllı bir bakan ………………….. var biliyoruz. Pek çok medya kuruluşunun genel yayın yönetmeni aynı şekilde Ermenilerden. İş dünyasında var. Ama bizde önemli bir nüfusa sahibiz. Fransız vatandaşlığına geçen bir kitle var orada TC vatandaşı topluluğu var. Acaba bu lobileri harekete geçirmek birazda devlet politikası olmamalı mı efendim? Devlet bu konuda ön ayak olmamalı mı?
Onur ÖYMEN- Devlet bu konuda çok çalışmıştır. Yani şunu da itiraf edelim. Fransızların bir sözü var. En sağar insan diyorlar bir şeyi duymak istemeyen insandır. Şimdi …………………… çeşitli beyanları var. Bin yıldan beri diyorlar bizim en büyük hasmımız Türkiye’dir. Yani bir bin faktörü devrededir. Bin faktörü dikkate almak lazım. Sizi hep başkası gibi görüyor, öteki gibi görüyor ve Hıristiyan toplulukları kendinden görüyor. Bunu açıkça itiraf edelim. İşin gerçeği budur. Ve onun için onların söylediği …………………………… onların söylediği doğrumudur, yalan mıdır araştırmak ihtiyacı bile duymadan işte parlamentosunda karar çıkarıyor. Bunu nasıl izah edeceksiniz? Yani Türk’te aynı konuda beyanda bulunuyor, yayın yapıyor. Amerikalıda gidiyor. Amerika’daki Türklerin pek çok …………….. var. Ama işte demin anlattığım Amerikan ………………. örneği istisnası bir tarafa bırakılırsa …………………… Avrupa’da maalesef Türkiye aleyhindeki cereyanların başarı şansı daima daha kuvvetli olur. Çünkü halkta politikacılarda onları dinlemeye hazır. Onları kendinden görüyor ve karşı taraf olarak görüyor.
Şimdi sizin şunu çok iyi anlatmanız lazım ki, biz sizin ailenize girecek bir ülkeyiz, bir milletiz. O bakımdan bize de kulak vermeniz lazım. Ama bunu kim yapacak? Bunu yapmak görevi bize düşüyor, politikacılara düşüyor. Yani ………………. şirketleri çalışsında bunu yapsın, bunun başarı şansı azdır. Bunun başarı şansı olmasını istiyorsanız devlet, hükümet, parlamento sahip çıkacak ve güçlü bir şekilde Türkiye’nin sesini duyuracak. Yani sadece alttan alarak, yumuşak gözükerek dış politika yapılmaz. Biz öteden beri bunu anlatmaya çalışıyoruz.
Sunucu- Sayın Öymen az önce öteki yani Türk kimliğine yönelik önyargıların tarihi sosyolojik ve psikolojik nedenlerini bilmezsek Ermeni soykırımı iddiaları konusunda da, Kıbrıs konusunda da diğer konularda da bazı doğru sonuçlara açıklamalara gidebilmemiz mümkün değil. Ermeniler konusunda da güzel bir noktaya değindiniz. Bu Fransız ulusal meclisinde tek maddelik yasa kabul edilirken Fransa Ermeni soykırımında 1915’teki soykırımını tanın şeklindeki madde geçerken millevtekillerinin yaptıkları konuşmalar var. Onlardan bir tanesi de Paris yakınlarındaki bir kasabanın yada Paris’e bağlı bir bölgenin milletvekili ………………….. şöyle bir sözle giriş yapıyor. Yasa lehinde konuşacak. Haçlı seferlerinden bu yana bizimle birlikte olan Ermenileri sevgiyle, saygıyla selamlıyoruz. Şimdi Haçlı seferlerinden buyana bizimle birlikte olan ve onunda ötesinde Ermenilerin Hıristiyanlığı top yekün kabul eden ilk topluluk olması, ilk halk olması Hıristiyanlık aleminde ya da batı dünyasında ayrı bir yeri var, özelliği var. Tabi ki, bunlar çok çok etkili. Ama birde şu değil midir? Fransa örneğinden hareket ederek söylüyorum. Türkiye’nin AB yolundaki adımları ne zaman hızlanırsa, ne zaman o süreç hızlanırsa bu 40 küsur yıllık maceramız boyunca. Türkiye’nin karşısında acaba yeni engeller çıkartalım denildiğinde bu engellerden biri olarak da Fransa tarafından hem Ermeni asıllı Fransız vatandaşların oyunu almak, onları tatmin etmek ama hem de Türkiye’nin önüne AB yolunda bir engel. Türkiye’nin kabul edilmeyeceği bir cinayeti kabul ettirmek şeklindeki bir engel. Hem de diğer ülkelere yani Türkiye’ye engel çıkarmak isteyen ülkelere bu örneği sizde alın, sizde soykırım konusunda Türkiye’ye dayatmacı olun. Böyle yasalar çıkartın şeklinde bir politikamı acaba Fransa tarafından uygulanıyor?
Onur ÖYMEN- …………….. daha açıkça anlatmak lazım halka, kamuoyuna çok iyi anlatmak lazım ki, tarih boyunca azınlıklar meselesi daima pek çok devlet tarafından bir siyasi istismar vesilesi yapılmıştır. O devletlerin siyasi ve ekonomik çıkarlarına hizmet edecek bir araç gibi görülmüştür. Bu konuda çok kısa bir önce Fransa’da yayınlanan çok ilginç bir kitap var. Azınlıklar ve bölgecilik diye ve bu kitapta azınlıklar ………………… oyun oynandığını, azınlıkların nasıl istismar edildiğini ve sonunda 10 binlerce, 100 binlerce azınlıkların ……………… sonra nasıl öldüğünü. Türkiye’yle ilgili değil genel olarak ve bu devletlerin hüsrana uğradığını yazıyor. Ama gene bugün bile bu politikalar uygulanıyor. Dikkat ediniz bazı devletler öteden beri Türkiye’deki azınlıklar konusunu sürekli olarak işliyorlar. Peki kendi ülkelerinde başka etnik gruptan gelen insanları azınlık kabul ediyorlar mı? Etmiyorlar. Ama istiyorlar ki, başka ülkeler kendi topraklarındaki etnik grupları azınlık kabul etsinler. Böylelikle bu azınlıklar üzerine oyun oynandı. Kırım savaşı azınlıklar ………………… çıkmıştır. 19. yüzyıl boyunca Osmanlı imparatorluğundaki farklı dini grupları Fransa mı himaye edecek, Rusya himaye edecek bütün kavgalar bunun üzerine çıkmıştır. Daima Osmanlı imparatorluğunu çökertmek için bu azınlık meselesi istismar vesilesi yapılmıştır. Ama bizim bunlara karşı çok dikkatli olmamız lazım. Bugünde bu oyunlar oynanıyor. Tabi çok iyi niyetli olanlar var onları bir tarafa bırakalım. Ama zannetmeyiniz ki, iyi niyetli gözüken herkes iyi niyetlidir.
Bu azınlıklar meselesi, buna benzer başka konular çoğu zaman siyasi istismar vesilesi yapılmıştır. Başka siyasi amaçlarla kullanılmıştır. Şimdi Türkiye’nin üyeliğini başka nedenlerle engellemek isteyenler dini, kültürel veya işçilerin serbest dolaşımından duydukları endişe nedeniyle engellemek isteyenler Türkiye’nin bazı sorunlarını ön plana çıkartıyorlar. Bu bir gün bir azınlık meselesidir, bir gün bir başka meseledir, ruhban okuludur, bilmem nedir. Yani Türkiye’nin bir yumuşak karnını bulacaklar. Bir zayıf noktasını bulacak. İşte böyle bir ülke Avrupa’ya giremez diyecekler. Bunun için yapmadıkları kalmamıştır. İşte bir tanesi budur. Ama buna bakarak şunu da düşünmemek lazım. Bütün Avrupalılar bize böyle mi bakıyor? Değil. Avrupa’da bizim gerçekten dostlarımız var. Pek çok ülkede bu …………………… rahatsızlık duyanlar var. Türkiye’nin değerini bilenler var, Türkiye’nin AB üyeliğini samimiyetle destekleyenler var. Onlarla işbirliği yaparak bu oyunları açığa çıkartmalıyız. Yani Türkiye üzerine bu kadar insafsızca oyun oynanmasına tahammül etmemeliyiz. Bilhassa bize böyle haksız tabirlerde bulunanların kendi zaaflarını ortaya koymalıyız. İşte yine aynı noktaya geliyoruz.
Şimdi burada en büyük eksikliğimiz nedir diye sorarsanız altyapımız mı zayıf, …………… üretmiyoruz, ……………………. yok. Onların hiçbiri. Bunların hepsinin payı olabilir ama bunların hiçbiri esas unsur değil. Esas unsur tepki gösterme cesaretimiz azaldı. Şu veya bu nedenle. Yani dış etkilerin altına o kadar girdik ki, ekonomik açıdan, ……………………… olduk başka açılardan, dışa bağımlı olduk. Yani başka ülkelerden medet uman bir ülke haline geldik. Onun için başkalarına tepki gösterme gücünü kendimde göremiyorum. Türkiye’de bazı çevreler, basının geniş bir bölümü böyle. Yani yabancılara herhangi bir konuda en küçük bir, en haklı olduğunuz bir konuda tepki göstermeyi ……………….. zannediyorlar. Tepki gösterenleri ulusal çıkarları savunanları kınıyorlar. Yani aynen bir …………………………… haline dönüştük. Halbuki bizim yapmamız gereken iktidarıyla, muhalefetiyle, basınıyla, akademik çevreleriyle bir yumruk gibi olarak ülkemize, halkımıza yurtdışından yapılan haksızlıklara tepki göstermek. Bunu yapamıyoruz. Yani en önemli zaafımız bu bizim, en önemli eksikliğimiz bu. Bunu yaptığımız zaman göreceksiniz ki, geri adım atacaklardır. Geçmişte bunun çok örneğini gördük. Haksızlıklara tepki gösterdiğimiz zaman hemen geri atıyorlar. Ama siz hiçbir tepki göstermezseniz üstünüze üstünüze geliyorlar. Teröre karşı mücadelede bir nato ülkesi onun parçalanan taşıyıcılarını kullandık, kendi insanlarımızı koruduk diye Türkiye’ye silah ambargosu ilan etti düşünebiliyor musunuz? Yani bu kadar haksızlık yapılabildi Türkiye’ye ve buna tepkimiz, halkın tepkisi oldu ama hükümet olarak tepkimiz cılız kalıyor. Yani ses getirici tepki yapamıyoruz. Tepkimiz çok cılız kalıyor, etkisiz kalıyor.
Bakın bu anda Kuzey Irak’ta yaşanana bakın. En büyük müttefikimizin kontrolündeki bu topraklarda 5 bin terörist cirit atıyor bir tanesi yakalanamıyor. Buna nerede bizim tepkimiz? Biz söyledik yapmadılar. Bu değil. Ermeni meselesinde de. Bakın ben size bir şey daha söyleyeyim dikkatinizi çekerim bir tek …………….. …………………. öldürülmesi hariç bütün Ermeni terör faaliyetleri Türk diplomatlarına karşı Kıbrıs harekatından sonra başlamıştır. Acaba bu bir tesadüf müdür? Yoksa örgütlü bir hareket midir? Bu ermeni militanlarının biz Kıbrıs Rum kesiminde ……………………. enstitüsünde eğitildiğini biliyoruz.
Sunucu- Mesela asala bitmiştir hemen ardından ………………….
Onur ÖYMEN- Ertesi gün PKK başlamıştır bu bir tesadüf olabilir mi? Yani biz bu boyutunu işin görmezsek halka anlatmakta çekinirsek, gerçekleri halka duyurmazsak gayet tabi ki, bununla mücadele etme gücünü kendimizde bulamayız. ………………………….. kurtuluş derneği olduğunu biliyor musunuz? Kürt Ermeni ve Rum militanlarından oluşan. Buna karşı nedir tepkimiz? Ses getirecek bir şey yapabildik mi? Başbakanımız Atina’ya gitti. Bunu dile getirdi mi? Bu gibi derneklerin ortadan kaldırılmasını istedik mi? İsteyemiyoruz. Yani bizim şimdi çok açık konuşmak lazım halkada gerçekleri hiç çekinmeden anlatmak lazım. Yani biz ülkemize yapılan haksızlıklarla mücadele cesaretini kendimizde görmedikçe, ister mecliste görüşün, ister başka yerde görüşün sonuç alamazsınız.
Son olarak ………………. Sayın Şükrü Elekdağ emekli büyükelçimiz, CHP milletvekili ermeni konusunda çok kapsamlı bir araştırma yaptı. Yakında biz CHP olarak bu konuda girişim başlatacağız ve Sayın Genel Başkanımızda grupta açıkladı. Umut ediyorum ki, bu defa ses getirici bir tavır içine girecektir Türkiye.
Sunucu- Sayın Öymen şunu sormak istiyorum. Ermenistan’la son günlerde bir yumuşama havasından bahsediliyor o da Ermenistan devlet başkanı …………………. Türkiye’ye gelen ……………… heyetle …………………….. ATO başkanıyla Sayın Aygün’le görüşürken soykırım iddiaları padişahlık dönemine ilişkin rivayetlerdir. Bunu kabul etmiyoruz şeklinde bir cümle kullanmış. Acaba Ermenistan’la Türkiye arasındaki ilişkilerin yavaş yavaş yumuşamaya başladığını söyleyebilir miyiz?
Onur ÖYMEN- Şimdi bizim basında ona bir demeç bulunca hemen bunu birinci sayfaya çıkarıyor. Sanki bir Ermenistan Cumhurbaşkanı, başbakanı, dışişleri bakanı …………………….. söylenmiş gibi bir hava yaratıyorlar. Eğer Ermenistan’ın böyle bir niyeti varsa önce Anayasasını değiştirecek. Önce bağımsızlık beyannamesini çıkaracak. Yani o belgelerde Türkiye’nin bazı eyaletleri ermeni toprağı sayılıyor. Bugünkü Ermenistan doğu Ermenistan diye geçiyor. Şimdi Ermenistan bu iddialarından resmen vazgeçiyor mu? Vazgeçerse çok şey değişir. Ama vazgeçmiyor. Yani 1921 tarihli anlaşmayı kabul ediyor mu, Kars anlaşmasını kabul ediyor mu? Bugünkü sınırları kabul ediyor ve açıkça bunu ilan ediyor mu? Yapmıyor. Ama gelen bir heyette hiç yetkisi olmayan bir adam kişisel görüş diye bir şey söyleyince ………………………………………………. filan. Hiç hayal kurmayalım. Yumuşayacak olsa işgal ettiği Azeri topraklarından çekilir. Bugün Azerbaycan topraklarının %20 ermeni işgali altında. Bir milyon göçmen var. Bu insanlarımızı da unutamayız bu kardeşlerimizi. Ermenistan önce kendisi zulüm yapmaktan vazgeçecek Türkiye’ye bir laf söylemeden önce. Ama bu söyleyecek cesaret lazım. Biz söylüyoruz bunu. Başka söyleyen varsa bize katılsın peşimizden gelsin.
Sunucu- Teşekkür ediyorum efendim
Bu belge Görsel Basın arşivinde bulunmaktadır.