Son Eklenenler:
- Kıbrıs’ta beklenmedik gelişmeler – Onur Öymen – Cumhuriyet Gazetesi – 18 Nisan 2025
- (Türkçe) SPUTNİK AJANSININ ADANA MUTABAKATIYLA İLGİLİ SORULARINA KARŞILIK VERDİĞİM MÜLAKAT 27 OCAK 2019
- (Türkçe) ODA TV’DEN NURZAN AMURAN’A VERİLEN MÜLAKAT 27 EKİM 2019
- (Türkçe) 3 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının 99. yıldönümü Hakkında 25 NİSAN 2019
- (Türkçe) CUMHURİYETTE “ ABD’NİN AMACI DEVLETÇİKLER OLUŞTURMAK” ADLI MÜLAKAT 24 AĞUSTOS 2019
- (Türkçe) GAZETE DURUM’DAN BAHADIR SELİM DİLEK İLE MÜLAKAT “VETO HAKKINI SONUNA KADAR KULLANMALIYIZ 23 MAYIS 2022
- (Türkçe) Cumhuriyet gazetesi Tuncay Mollaveisoğlu imzasıyla ve “Türkiye Geri Adım Atamaz” başlığıyla yayınlanan mülakat 22 TEMMUZ 2019
- (Türkçe) ABD BAŞKANI TRUMP’IN AMERİKA’NIN 1987 TARİHLİ ORTA MENZİLLİ NÜKLEER SİLAHLAR ANTLAŞMASINI (INF) ASKIYA ALMA KARARIYLA İLGİLİ OLARAK SPUTNİK HABER AJANSINA VE BAŞKA YAYIN ORGANLARINA VERİLEN DEMEÇ 22 ŞUBAT 2019
- (Türkçe) Türkiye’deki Demokrasi, İnsan Hakları, Basın Özgürlüğü ve Düşünce Özgürlüğü Alanlarındaki Eleştiriler Hakkında 21 KASIM 2019
- (Türkçe) Erdoğan ve ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence görüşmesi ardından 18 EKİM 2019

NTV, Yakın Plan Programı
ONUR ÖYMEN
NTV “YAKIN PLAN”
30 Ağustos 2004
Sunucu- Merhaba, Türk Ceza Kanunu tasarısı AKP’nin çağrısı üzerine 14 Eylül’de olağanüstü toplanacak olan Meclis Genel Kurulunda ele alınacak. Kimilerine göre tasarı Türkiye açısından devrim niteliği taşıyor. Ancak komisyondan mutabakatla çıkan tasarıda AKP’nin yapmayı düşündüğü değişiklikler tartışmalara yol açıyor. CHP değişiklik yapılmasına karşı çıkıyor.
Bugünde her iki partinin grupları tasarıyı tüm ayrıntılarıyla ele aldı. Ardından da AKP grubu CHP grubuyla birlikte sorunlu maddeleri görüştü. Adalet Bakanı Cemil Çiçek’in görüşmelerle ilgili birde basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor. Türk Ceza Kanunu tasarısını, tasarıdaki tartışmalı maddeleri AKP’nin istediği değişiklikleri ve partilerin görüşlerini yakın plana alıyoruz.
Tartışmalı maddelerin başında eğitimin engellenmesine ceza verilmesi hükmü, devrim kanunları içinde yer alan laikliğe aykırı kıyafetleri giyenlere üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngören maddeyle din adamlarının siyaset yapmasıyla ilgili madde geliyor. Zinanın yeniden suç sayılmasıyla ilgili görüşlere ise partilerin tepkileri farklı. Görüşmelerle ilgili iç tüzük değişikliği neyse CHP sıcak bakmıyor.
İşte bütün bu tartışma konularını, tasarının neler getirdiğini az sonra konuklarımızla ayrıntılarıyla ele alacağız. Ancak önce tasarıyla ilgili son gelişmelere ve tasarının dikkat çeken maddelerine kısaca göz atalım.
-Türk Ceza Kanunu tasarısının görüşmeleri uzun soluklu bir çalışmanın ardından komisyon aşamasını tamamlamıştı. Ancak genel kurul süreci meclisin tatile girmesi nedeniyle ertelenmişti. AKP Kilis milletvekili Hasan Kara’nın verdiği değişiklik önergeleri tepkilere neden olmuştu. Bu önergeler arasında özellikle eğitimin engellenmesine ceza verilmesi hükmü türbanlı öğrencileri üniversiteye sokmayan yöneticilere yönelik olduğu gerekçesiyle kamuoyunda uzun süre tartışılmış, ardından da reddedilmişti. Kara’nın diğer önergeler arasında zinanın suç sayılması, görev sırasında din hizmetlerini kötüye kullananlara ceza verilmesi hükmünün çıkartılması gibi başlıklarda dikkat çekmişti. Son günlerde zina tartışmaları yeniden gündeme geldi. Bazı AKP’liler zinanın yeniden suç sayılmasını istiyorlar. Bu konuda Anadolu’da yaşayan ev kadınlarından alt komisyona çok sayıda talep geldiğini söylüyorlar. Anayasa mahkemesi eşitliğe aykırı olduğu gerekçesiyle zinayla ilgili maddeleri daha önce iptal etmiş, zina suç olmaktan çıkmıştı.
Tasarının görüşülmesiyle ilgili olarak da yapılması düşünülen iç tüzük değişikliği başka bir tartışma konusu. 348 maddelik tasarı eğer iç tüzük değişikliği yapılırsa temel yasa olarak değerlendirilerek 23 ya da 24 bölüm halinde görüşülecek. Bu da tüm maddelerin üzerinde tek tek durulmayacağı anlamına geliyor. Bu da CHP’liler karşı çıkıyor.
Şimdi yasa tasarısındaki diğer maddelere de kısaca gözatalım. Yani tasarı neler getiriyor.
- Olası kast; tasarıyla ceza kanununa yeni bir kavram giriyor. Olası kast kişinin suç tipindeki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen hareket etmesi halinde sözkonusu olacak. Bu durumda ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren suçlarda müebbet hapis cezası verilecek. Diğer suçlardaysa temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilebilecek.
- Haksız tahrik indirimi; kamuoyunda töre ve namus cinayeti olarak adlandırılan öldürme suçlarındaki haksız tahrik indirimi uygulaması da değiştiriliyor. Haksız bir fiilin meydana getirdiği şiddeti üzüntünün etkisi altında suç işleyen kimselere ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası verilecek.
- Kısa süreli hapis cezaları; bu cezalar adli para cezasına, zararın tazminine, cezanın yarısından bir katına kadar süreyle belli yerlere gitmekten veya belirli etkinliklerden yasaklanmaya ya da kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya çevrilebilecek.
- Töre cinayetleri; kasten adam öldürme suçunu işleyenlere müebbet hapis cezası verilecek. Nitelikli adam öldürme halleri arasında sayılan töre saikiyle işlenen cinayetlerde ise ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenecek. İhmal yüzünden ölüme sebebiyet verenlere de ağırlaştırılmış müebbet yerine 25 yıla kadar hapis cezası verilebilecek. Evlilik dışı çocuğunu öldüren annenin cezası indirilmeyecek.
- İşkence; işkence yapan kamu görevlisi hakkında 3 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası öngörülecek.
- Cinsel saldırı ve tecavüz; cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişiye mağdurun şikayeti üzerine 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası verilecek. Cebir, tehdit ve hile olmaksızın 15 yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunanlar mağdurun şikayeti üzerine 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.
- Hürriyete karşı suçlar; cebir veya tehdit kullanarak devletçe kurulan veya kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak yürütülen her türlü eğitim ve öğretim faaliyetlerine öğrencilerin toplu olarak oturdukları bina veya bunların eklentilerine girilmesine veya orada kalınmasına engel olunması halinde bir yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek.
- Ayrımcılık; bu suç Anayasanın 10. maddesine göre düzenlendi. Buna göre dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım yapanlar bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılacak.
- Gecekondu cezası; yapı ruhsatı alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişiye 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilecek.
- İmam nikahı; birden çok evlilik, hileli evlenmeye veya imam nikahı gibi dinsel törenle evlenen kişiler hakkında 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası istenecek.
- İhaleye fesat, zimmet ve irtikap, rüşvet; kamu kurum ve kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalarına ilişkin ihalelere fesat karıştıran kişi hakkında 12 yıla kadar hapis cezası verilecek. Görevi nedeniyle zilletliyi kendisine devredilmiş malı zimmetine geçiren kamu görevlisine de 5 yıldan az olmamak üzere hapis cezası verilebilecek. Rüşvet alan veya bu konuda anlaşan kamu görevlisine de 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Rüşvet verende aynı şekilde cezalandırılacak.
- Devlete karşı suçlar; Türklüğü, cumhuriyeti veya meclisi alenen aşağılayan kişi 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak. Anayasal düzeni ortadan kaldırmak isteyenlere de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilecek.
Sunucu- Türk Ceza Kanunu tasarısını konuşacağımız bu yakın plan programımızda konuklarımızı tanıtmak istiyorum. Önce İstanbul stüdyomuzdan başlıyorum. Avukat Şükran Eroğlu İstanbul Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkan Yardımcısı. Ankara’da konuklarımız var. Önce şunu söylemek istiyorum AKP Grup Başkan Vekili Haluk İpek’te konuğumuz olacaktı ama toplantı şuanda CHP’lilerle bu tasarıda yapmak istedikleri değişiklikleri görüşüyorlar. Toplantı devam ettiği için şuanda bizimle olamıyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Onur Öymen’de Ankara’daki konuğumuz. Sayın Öymen siz de hoşgeldiniz. Sizinle başlayalım isterseniz.
Onur ÖYMEN- Hoşbulduk efendim.
Sunucu- Öncelikle sizden genel olarak bu kamuoyuna zaten çok tartışmalar yansıdı. Şuanda bir bakışınızı bu değişikliklerle ilgili tavrınızı dinlemek isteriz efendim.
Onur ÖYMEN- Şimdi bu Türk Ceza Kanununda yapılacak değişiklikler gerçekten son derece önemlidir. Uzun vadeli etkileri olacaktır. O bakımdan biz CHP olarak bu konuya tam bir sorumluluk duygusu içinde, yapıcı bir anlayışla eğiliyoruz ve diliyoruz ki, çıkacak yasa gerçekten çağdaş AB üyesi olmaya namzet bir ülkeye yakışan bir yasa olsun. Onun için biz komisyonda çok aktif bir çaba gösterdik. Arkadaşlarımız büyük çaba gösterdiler. Bundan sonraki aşamada hükümetin bazı ilave talepleri olduğunu anlıyoruz. Birkaç gün önce Sayın Adalet Bakanı, Sayın Adalet Komisyonu Başkanı ve AKP Meclis Grup Başkanvekiliyle birlikte Genel Başkanımızı ziyaret ettiler ve orada bazı değişiklik talepleri olduğunu söylediler. Genel Başkanımızda kendilerine bu talepleri yazılı olarak, somut olarak bildirmeleri halinde inceleyeceğimizi ifade etmişti. Şimdi bunu yazılı olarak bildirdiler. Bizde bir ilk değerlendirme CHP olarak yaptık. Şu sıralarda Sayın Genel Başkanımız, Sayın Adalet Bakanıyla bu konuları kapsamlı olarak görüşüyor. Şu kadarını söyleyebilirim. Biz bu konunun Meclis Genel Kurulunda görüşülmesi sırasında çok yapıcı bir tavır sergileyeceğiz. CHP olarak her madde üzerinde görüşlerimizi çok açık bir şekilde ortaya koyacağız, ifade edeceğiz. Ama bu vesile ile iç tüzük değiştirilmesi gibi yöntemlere gidilmesinin çok sakıncalı olacağını düşünüyoruz. Her yasa önümüze geldiğinde meclisin iç tüzüğünü değiştirmeye kalkarsak yanlış bir şey yapmış oluruz.
Şimdi burada ölçü ne? Ölçü çağdaş Avrupalı bir Türkiye’ye yakışır bir Türk Ceza Kanunu yapmaktır. İşte bizde bu sonucun alınması için elimizden gelen her türlü gayreti göstereceğiz. Bu vesileyle şunu da ifade edeyim. Bu konuda hükümetin CHP’yle en üst düzeyde temas kurma ihtiyacını duymasını olumlu bir işaret olarak karşılıyoruz. Ümit ediyoruz ki, diğer önemli konularda da böyle bir diyalog içinde çalışmalar sürdürecektir. Bu takdirde ülkemiz bundan kazançlı çıkacaktır ve bizde CHP olarak baştan beri söylediğimiz gibi yapıcı tavrımızı sergileme imkanını bulacağız. Eleştirilecek tarafları gayet tabi ki eleştireceğiz. Çağdaş normlara, çağdaş ölçülere uymayan hususlardaki görüşlerimizi açıklayacağız. Ama bu yasanın topyekün engellenmesi gibi bir politika içinde olmayacağız. Şimdiki yaklaşımımız budur.
Sunucu- Sayın Öymen şu aşamada doğrumudur bilemiyorum sizin açınızdan ama bazı kamuoyuna yansıyan, basına yansıyan değişiklik talepleri vardı. Şuanda tartışılmaya devam ediliyor. Belki de onlarla ilgili konu ama CHP’nin de itirazları vardı. Birkaç başlığa birlikte bakmamız mümkün olabilir mi acaba?
Onur ÖYMEN- Tabi.
Sunucu- O zaman isterseniz imam gibi mesela din hizmeti veren kişilerin yanı sıra eğitim, öğretim veya güvenlik hizmeti veren kamu görevlilerinin de görevlerini yerine getirirken ya da görevleriyle bağlantılı olarak belli bir siyasi görüşün parti lehine veya aleyhine propaganda yapması da cezayı yaptırıma bağlanmalıdır diye bir madde var. Sanıyorum bununla ilgili sizin bir itirazınız var mıydı? Yanlış bir maddeyi mi seçtim?
Onur ÖYMEN- Yani şöyle; doğru söylüyorsunuz. Şimdi bu konuda bizim titizliğimiz laiklik ilkesinin çok açık bir şekilde korunmasıyla ilgilidir. Din hiçbir şekilde siyasete alet edilmemelidir. Siyasi amaçlarla kullanılmamalıdır. Sadece din adamlarının hükümete karşı, devlete karşı tavırları değil bir bütün olarak siyasi konularda faaliyet göstermemeleri önemlidir. Mesela şu veya bu siyasi partiye karşı tavır almalarını da biz uygun görmüyoruz. Üstelik sadece caminin içinde görev yaptığı sırada değil o görevin dışında da din adamları siyasete karışmamalı, halkı belli bir yönde belli siyasi partilerin lehinde veya aleyhinde etkilememeli diye düşünüyoruz. Türkiye’nin en büyük kazanımlarından biri Cumhuriyet döneminde laikliktir. Laiklik ilkesini devlet yönetimine, Anayasasına çok önemli bir madde olarak yerleştirmesidir. İşte bunun korunması için dinin hiçbir şekilde siyasi amaçlarla kullanılmamasını istiyoruz. Ve dediğim gibi sadece iktidara karşı, hükümete karşı veya genel olarak devlete karşı değil siyasi partilere de karşıda din unsurunun, din adamlarının kullanılmamasını düşünüyoruz. Bu konuda büyük bir duyarlılık içindeyiz. Bu görüşmelerimizi dile getirdik. Zaten hükümete de duyurduk. Ama zannediyorum ki, meclisteki görüşmeler sırasında da bunu açıklama fırsatını bulacağız.
Sunucu- Peki efendim eğitim ve öğretim hakkı başlığı altında belki toplanabilecek bir konuda bir itirazınız vardı. Bu tabi kamuoyuna yansıyan biçimiyle aktarıyorum hukuki açıdan söylemem mümkün değil ama. Türbanlı öğrencilerin üniversiteye girmelerini engelleyen kişilere yaptırım gelmesi gibi bir durum sözkonusu anladığımız kadarıyla bu değişiklik önergesinde.
Onur ÖYMEN- Şimdi bu konudaki tavrımız bizim çok açıktır, çok bellidir. Bu konuda Türkiye’de en yüksek yargı organlarının aldığı kararlar vardır. Biz bu kararlara saygı gösterilmesini istiyoruz. Aksi yönde AİHM’ne yapılan müracaatlar vardır. Bu müracaatlar reddedilmiştir. O bakımdan Avrupa anlayışının, Avrupa hukukunun da her halde AİHM’sinde ifade bulduğu tarzda bizim belirttiğimiz görüşlere paralel olduğunu, o görüşlere uygun olduğunu düşünüyoruz. Başta Fransa olmak üzere Avrupa ülkelerinin laiklik konusundaki tavrı da ortadadır. O bakımdan bunu bir özgürlük meselesi gibi sunmak bizce doğru değildir. Laikliği korumak özgürlüğe karşı bir davranış olarak yorumlanamaz. Bu konuda da CHP büyük bir duyarlılık içindedir. Biz bir taraftan özgürlükleri en iyi şekilde, en ileri ölçüde savunurken bir taraftan da özgürlüklerin savunulması adı altında laikliğin tahrip edilmesine izin verilmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda çok hassas bir tavır içindeyiz, duyarlılık içindeyiz. Bunu da her vesileyle dile getirdik.
Birde şu var; bu gibi yasalar vesilesiyle başka vesilelerle yapılamayan değişikliklerin böyle yasaların içine sokuşturularak geçirilmesini de uygun bir yöntem olarak bulmuyoruz doğrusunu isterseniz. Biz bu konunun kamuoyunda yeterince tartışıldığına inanıyoruz ve artık her gün Türkiye’nin gündemini bu konuyla işgal etmemenin doğru olacağını düşünüyoruz. Türkiye’nin bir taraftan özgür, çağdaş bir ülke olmasını ama bir taraftan da sahip olduğu özellikle laiklik konusunda sahip olduğu kazanımları muhafaza etmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Sunucu- Sayın Öymen bir geçiş olsun diye çünkü gene tasarıyla ilgili en çok tartışmalarda yer alan bir konu kadın haklarıyla ilgiydi. Az sonra konuğumuzla o konuyu da konuşacağız ama CHP’nin tavrı laiklik olarak öne çıktığı için oradan başladım. Şimdi kadın haklarıyla buluştuğu noktaya getireyim. Zinanın yeniden suç sayılmasıyla ilgili bir talep sözkonusu. Bu konuda da CHP’nin tavrı aslında zinanın yeniden suç sayılmasının ceza kanununa girmesine karşı gibi görünürken bu görüşmeler sırasında hafta sonuna girerken Sayın Deniz Baykal’ın en azından böyle bir ifadesi yer aldı yine medyada. Bu konuda taviz verilebileceğine ilişkin. Bu konuyu biraz açıklığa kavuşturur musunuz efendim?
Onur ÖYMEN- Evet. Şimdi burada ince bir nokta var. Öyle anlaşılıyor ki, hükümet kendisinin belki düşünüp de söyleyemediği bazı şeyleri muhalefete söyletmek ister gibi bir tavır içindeyiz. Önce hükümetin bir tavrını görelim. Hükümet ne istiyor, hükümetin yaklaşımı nedir bunu çok açık bir şekilde görelim. Ondan sonra biz onu değerlendirip bir tavır ortaya koyarız. Burada da önemli olan iki tane ölçü var. bir tanesi çağdaş bir ülke olmak. Baştan söylediğim gibi gireceğimiz Avrupa ailesinin normlarını dikkate almak ama bir taraftan da kadın, erkek eşitliğini tam olarak gözetmektir. Burada son Anayasa değişiklikleri sırasında bizim parti olarak verdiğimiz mücadeleyi biliyorsunuz. Sayın Oya Araslı ve diğer hanım milletvekilleri, erkek milletvekilleri bu konuda çok büyük bir çaba gösterdiler. Şimdi burada Avrupa normlarını benimsemek gerekiyor. Yani kadın haklarının sadece genel bir eşitlik kavramı gibi metinlerde yer alması yetmiyor uygulamada da fiilen kadınların ezilmemesi, ikinci sınıf insanlar durumuna düşürülmemesi gerekiyor. Her alanda bu böyledir.
Şimdi bu bahsettiğiniz konuda da somut önerilere gelince hükümetin ortaya bu konuyu değerlendireceğiz. Ama hükümetin düşünüp de söylemek istemediği veya reddetmeyi düşünüp de reddedemediği açıkça şeyleri muhalefete söyletmek veya muhalife reddettirmek gibi bir taktik yaklaşımı benimsemesinin uygun olmadığını düşünüyoruz. Bu konuda neyse hükümetin tavrı çok açık ortaya koyar, metin üzerinde görürüz ve o metin üzerinde görüşlerimizde mecliste ifade ederiz. Bütün bu konular şuanda, şu sırada Sayın Genel Başkanımızla Sayın Adalet Bakanı arasında görüşülmekte olduğu için daha fazla ayrıntıya da girmek istemiyorum.
Sunucu- Haklısınız, çok teşekkür ediyoruz efendim görüşlerinizi bizimle paylaştığınız için. Daha sonra CHP’nin tavrını da tabi hep beraber göreceğiz. Daha vakit var önümüzde. Çok teşekkürler efemdim.
Bu belge Görsel Basın arşivinde bulunmaktadır.